Sonu BOCA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "boca" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu boca ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında boca olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde boca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BOCA

Geminin rüzgâr almayan yanı, rüzgâraltı, orsa veya rüzgârüstü karşıtı.

  -   -   -  

Anlamında BOCA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖCELEMEK

Bocalamak.

FENİYHMEK

Bocalamak, ne yapacağını bilememek. Telaşa, heyecana kapılmak; acele etmek; bağırarak imdat isdemek.

BOCALAYABİLME

Bocalayabilmek işi.

ORSA

Yelkenleri rüzgârın estiği yöne çevirmekte kullanılan, her iki taraftan yelkenin ortasına bağlanan ip. Geminin rüzgâr alan yanı, rüzgârüstü, boca veya rüzgâraltı karşıtı. Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi. (o'rsa) Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi için söylenen söz.

BOCALAYIŞ

Bocalama işi. Kimi kez bir sonuca, bir kesin yargıya yarır gibi gözüken türlü yollar arasında yazarın şaşırıp hiç birini seçememesi. Anlatımda sırayı, birliği, düşünce bütünlüğünü gözetmeden; nasıl bir sonuca ve yargıya varacağını kestirmeden karma karışıklık içine düşüş.

BOĞCALAMAK

Çabalamak, bocalamak. Tırmalamak. Örselemek, gırtlağını sıkmak, eziyet etmek.

BOCALATMA

Bocalatmak işi.

ABCALLAMAK

Sık adımlarla yürümek. Büyük adımlarla yürümek. Bocalamak, şaşırmak.

BOCALAYABİLMEK

Bocalama olasılığı bulunmak.

ÇAVZIKMAK

Güçlüğü yenmek için oraya buraya koşturmak, bocaladığını gösteren davranışta bulunmak.

BOCALAMA

Bocalamak işi.

AHMAKLAŞMAK

Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.

RÜZGARALTI

Boca, orsa karşıtı.

BOŞALTMAK

Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.

BOCALATABİLME

Bocalatabilmek işi.

BOCALATABİLMEK

Bocalatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOCALATMAK

Bocalamasına yol açmak.

ÇEÇELEMEK

Şaşırmak, bocalamak: Birdenbire seni karşımda görünce çeçeledim.

BOCALATIŞ

Bocalatma işi.

RÜZGARÜSTÜ

Orsa, boca karşıtı.