Kelimeler arşivinde; içinde "biçme" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde biçme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu biçme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında biçme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİÇMEKAYA
BİÇMEMSİ
EBİÇMEK
BİÇMEK
BİÇME
BİÇME
Biçmek işi. Prizma. Yontulmuş yapı taşı.
BİÇMEMSİ
Köşeleri iki koşut düzlemden biri ya da öteki üzerinde kalan çok yüzlü.
BİÇMEKAYA
Tunceli kenti, Pınarlar nahiyesine bağlı bir yer.
BİÇMEK
Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
EBİÇMEK
Çocuğu sırtına almak, sırtlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİÇME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HASAT
Ürün kaldırma, ekin biçme işi. Bu yolla elde edilen ürün.
HIZAR
Tahta ve kereste biçmeye yarayan, elektrik ve su gücüyle çalışan büyük bıçkı.
TAKDİR
Beğenme, beğenip belirtme, değer verme. Yazgı. Değer biçme. Kitle iletişim araçlarında izlenme oranı. Bir şeyin değerini, önemini, gerekliliğini anlama. Takdirname.
DEĞERLEME
Değerlemek işi. Değer biçme, bir malın değerini belirleme, valüasyon.
ÇAPLAMAK
Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak. Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek.
PRİZMA
Işınları saptıran ve ayrıştıran, saydam maddeden yapılmış üçgen cisim. Alt ve üst tabanları birbirine paralel ve eşit iki çokgenden, yanal yüzeyleri de eşit ve paralel doğrulardan oluşan çok düzlemli cisim, menşur, biçme.
EKMEK
Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
BİÇTİRMEK
Biçme işini yaptırmak.
KATRAK
Marangozlukta tomrukları biçmeye yarayan ve birden çok testeresi olan biçme makinesi.
DEĞERLENDİRMEK
Bir şeyi yerinde ve yararlı bir yolda kullanmak. Değer kazandırmak, kıymetlendirmek. Değer biçmek. Bir şeyin özünü, önemini, nitelik ve niceliğini belirlemek.
LASTA
Kuzey Avrupa'da kullanılan, 2000 kilograma yakın gemi yüklerine ve büyük miktardaki ticaret mallarına değer biçmeye yarayan kütle ölçü birimi.
HASATÇI
Ürün kaldırma, toplama, ekin biçme işi ile uğraşan kimse.
ÖLÇÜMLEME
Değerlendirme, değer biçme. Bir ölçü aletinin veya ölçme sisteminin gösterdiği değerler ile ölçülenin bilinen değerleri arasındaki ilişkiyi belli koşullar altında inceleme işlemi, ölçülüleme, kalibrasyon.
BİÇİŞ
Biçme işi.
BİÇİLMEK
Biçme işine konu olmak.
ORAK
Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı. Ekin, ot vb. biçme işi. Ekin biçme zamanı.
BİÇİM
Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
BIÇKI
Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.
SAPMA
Sapmak işi. Bir ışının saydam bir biçmeden geçtikten sonra giriş doğrultusu arasında oluşturduğu açı. Bazı kelimelerin kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu: Ben-ge bene yerine bana, sen-ge sene yerine sana olması gibi. Serbest bir mıknatıslı iğnenin denge konumundayken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı.
AYRILMA
Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.