BİÇME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "biçme" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. biçme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu biçme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde biçme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BİÇME

Biçmek işi. Prizma. Yontulmuş yapı taşı.

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

BİÇMEKAYA

Tunceli kenti, Pınarlar nahiyesine bağlı bir yer.

BİÇMEMSİ

Köşeleri iki koşut düzlemden biri ya da öteki üzerinde kalan çok yüzlü.

  -   -   -  

Anlamında BİÇME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİÇME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ORAK

Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı. Ekin, ot vb. biçme işi. Ekin biçme zamanı.

LASTA

Kuzey Avrupa'da kullanılan, 2000 kilograma yakın gemi yüklerine ve büyük miktardaki ticaret mallarına değer biçmeye yarayan kütle ölçü birimi.

KATRAK

Marangozlukta tomrukları biçmeye yarayan ve birden çok testeresi olan biçme makinesi.

HASATÇI

Ürün kaldırma, toplama, ekin biçme işi ile uğraşan kimse.

ÇAPLAMAK

Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak. Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek.

BİÇİM

Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

DEĞERLEME

Değerlemek işi. Değer biçme, bir malın değerini belirleme, valüasyon.

BİÇTİRMEK

Biçme işini yaptırmak.

TAKDİR

Beğenme, beğenip belirtme, değer verme. Yazgı. Değer biçme. Kitle iletişim araçlarında izlenme oranı. Bir şeyin değerini, önemini, gerekliliğini anlama. Takdirname.

HASAT

Ürün kaldırma, ekin biçme işi. Bu yolla elde edilen ürün.

BIÇKI

Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.

HIZAR

Tahta ve kereste biçmeye yarayan, elektrik ve su gücüyle çalışan büyük bıçkı.

BİÇİLMEK

Biçme işine konu olmak.

AYRILMA

Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

EKMEK

Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

SAPMA

Sapmak işi. Bir ışının saydam bir biçmeden geçtikten sonra giriş doğrultusu arasında oluşturduğu açı. Bazı kelimelerin kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu: Ben-ge bene yerine bana, sen-ge sene yerine sana olması gibi. Serbest bir mıknatıslı iğnenin denge konumundayken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı.

PRİZMA

Işınları saptıran ve ayrıştıran, saydam maddeden yapılmış üçgen cisim. Alt ve üst tabanları birbirine paralel ve eşit iki çokgenden, yanal yüzeyleri de eşit ve paralel doğrulardan oluşan çok düzlemli cisim, menşur, biçme.

BİÇİŞ

Biçme işi.

DEĞERLENDİRMEK

Bir şeyi yerinde ve yararlı bir yolda kullanmak. Değer kazandırmak, kıymetlendirmek. Değer biçmek. Bir şeyin özünü, önemini, nitelik ve niceliğini belirlemek.

ÖLÇÜMLEME

Değerlendirme, değer biçme. Bir ölçü aletinin veya ölçme sisteminin gösterdiği değerler ile ölçülenin bilinen değerleri arasındaki ilişkiyi belli koşullar altında inceleme işlemi, ölçülüleme, kalibrasyon.