Kelimeler arşivinde; içinde "bet" olan, toplam 320 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
RUTUBETLENDİRMEK
MÜNASEBETSİZLİK, RUTUBETLENDİRME, BALDIRANŞERBETİ, BETİMLENEBİLMEK, BETİMLEYEBİLMEK, BETİMLEYİVERMEK
HASBETENLİLLAH, BETİMLEMECİLİK, BETİMLENEBİLME, BETİMLEYEBİLME, BETİMLEYİVERME, BETONLAŞTIRMAK, HESBETENLİLLAH, MÜNASEBETSİZCE
MÜNASEBETİYLE, RUTUBETLENMEK, RUTUBETSİZLİK, BETONLAŞTIRMA, KÜMBETAKPINAR, KÜMBETYENİKÖY, ŞAHABETTİNKÖY
DİYABETOLOJİ, DİYARIGURBET, İSABETSİZLİK, MUHABBETNAME, MÜNASEBETSİZ, RAĞBETSİZLİK, REKABETÇİLİK, RUTUBETLENME, ŞERBETLENMEK, DEMİRLİBETON, KAYBETMİŞLİK, KAYBETTİRMEK, KÜMBETLENMEK, PREDİYABETES, SULUCAGÜMBET
BETERLEŞMEK, BETİMLEMECİ, BETİMLEMELİ, BETİMLENMEK, BETONLAŞMAK, DİYABETOLOG, GURBETÇİLİK, İSABETLİLİK, MÜNASEBETLİ, NÖBETLEŞMEK, ŞERBETÇİLİK, ŞERBETLEMEK, ŞERBETLENME, BETİMLEYİCİ, BETOKSİKAİN, GIYBETÇİLİK, GÜMÜŞKÜMBET, KAYBETTİRME, KÜMBETLENME, ŞAKIBETAYAK, ŞERBETPINAR, TESTEBETSİZ, TESTİBETSİZ
BETELENMEK, BETİMLEMEK, BETONCULUK, GUDUBETLİK, GURBETZEDE, HEYBETLİCE, NÖBETÇİLİK, NÖBETLEŞME, RUTUBETSİZ, ŞERBETLEME, BETONKARAR, BETİMLENİŞ, BETİMLENME, BETİMLEYİŞ, BETONLAŞMA, BUDUNBETİM, HALBETEKİN, KEBETLEMEK, NASİBETSİZ, NECABETTİN, ŞAHABETTİN, ŞERTBETLİK
ALFABETİK, BETİMLEME, BETONARME, BETONİYER, CEZBETMEK, DİYABETİK, GASBETMEK, GURBETLİK, HOŞSOHBET, İSABETSİZ, KAYBETMEK, MEHABETLİ, MÜNASEBET, NASBETMEK, NÖBETLEŞE, RAĞBETSİZ, REKABETÇİ, REMBETİKO, RUTUBETLİ, SAHABETÇİ, ŞERBETLİK, ŞERBETSİZ, CELBETMEK, DARBETMEK, KESBETMEK, SELBETMEK, AKBUBETÇE, BETONLAMA, CİLBETMEK, GAYBETMEK, Devamını Oku »»
BESBETER, BETATRON, BETİMSEL, CEZBETME, GAYBUBET, GIYBETÇİ, GURBETÇİ, HEYBETLİ, İLELEBET, İSABETLİ, KAYBETME, MUHABBET, NASBETME, RAĞBETLİ, ŞERBETÇİ, ŞERBETLİ, TABETMEK, ANARBETİ, ANERBETİ, BETLEMEK, BETNASIZ, BETNESİZ, CELBETME, CINGIBET, CİBBETER, ÇETİBETİ, DARBETME, ELBETİĞİ, ELBETSİN, GASBETME, Devamını Oku »»
BETİSİZ, BETONCU, CENABET, DİYABET, ELBETTE, GARABET, GUDUBET, HİTABET, KARABET, KİTABET, MEHABET, MUSİBET, MÜEBBET, NECABET, NİYABET, NÖBETÇİ, REKABET, RUTUBET, SAHABET, SALABET, ŞEBABET, TABABET, TABETME, TİBETÇE, TİBETLİ, AĞAĞBET, ASBETEL, AYIMBET, BETONSU, BETÜLAY, Devamını Oku »»
AKIBET, BETİLİ, GIYBET, GURBET, HEYBET, İCABET, İSABET, KÜMBET, NİKBET, RAĞBET, SOHBET, ŞERBET, UKUBET, ASABET, BELBET, BETİRE, BETLAM, BETLEK, BETMAN, BETMEZ, CİLBET, GOBETE, GÖLBET, GÖMBET, GÖÖBET, GÖYBET, GÜLBET, GÜMBET, GÜRBET, HELBET, Devamını Oku »»
BETER, BETİK, BETİM, BETON, ELBET, MABET, NÖBET, AKBET, ARBET, AYBET, BETİN, BETME, BETNİ, BETRE, BETÜL, EZBET, GOBET, GÖBET, HÖBET, İRBET, İZBET, KEBET, KİBET, LEBET, LOBET, LÖBET, NEBET, ÖĞBET, ÖVBET, ÖYBET, Devamını Oku »»
BETA, BETİ, EBET, ABET, ÖBET
BET
BET
Beniz kelimesi ile birlikte, "yüz rengi" anlamında ikileme oluşturan bir söz. Bereket kelimesi ile birlikte "bolluk" anlamında ikileme oluşturan bir söz.
BETONLAŞTIRMAK
Betonlaşma işini yaptırmak.
BETİMLENEBİLME
Betimlenebilmek işi.
BETİMLEMECİLİK
Betimlemeci olma durumu, tasvircilik.
HASBETENLİLLAH
Tanrı için, Tanrı uğruna, Tanrı rızası için, karşılık beklemeksizin.
BETİMLEYİVERME
Betimleyivermek işi.
BALDIRANŞERBETİ
Acı çekilerek, yüzsuyu dökülerek elde edilen kazanç.
BETİMLEYEBİLME
Betimleyebilmek işi.
BETİMLENEBİLMEK
Betimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HESBETENLİLLAH
Allah rızası için' anlamında bir söz.
MÜNASEBETSİZLİK
Münasebetsiz olma durumu. Münasebetsizce davranış.
RUTUBETLENDİRME
Rutubetlendirmek işi.
RUTUBETLENDİRMEK
Rutubetlenmesine yol açmak.
BETİMLEYEBİLMEK
Betimleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
MÜNASEBETSİZCE
Münasebetsiz bir biçimde.
BETİMLEYİVERMEK
Çabucak betimlemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BETİMLENMEK
Betimleme işi yapılmak.
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.
AZAMETLİ
Ulu, çok büyük. Debdebeli. Çalımlı, kurumlu. Gururlu. Görkemli, heybetli.
AKSE
Hastalık nöbeti, kriz.
AZAMET
Ululuk, büyüklük. Görkem, gösteriş, heybet. Gurur. Çalım, kurum, tekebbür. Debdebe.
BAYILMAK
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
BETİM
Betimleme işi, betimleme. Bir şeyi, bir kimseyi, bir olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı, tasvir.
BETERLEŞMEK
Beter duruma gelmek.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
BABALI
Babası olan. Zaman zaman sinir nöbeti geçiren.
AKLIEVVEL
Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.
ALIŞVERİŞ
Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
ABECESEL
Alfabetik.
BETİMLEMECİ
Betimlemeye ağırlık veren, tasvirci.
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
BAKLAVA
Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
BESBETER
Çok kötü, beş beter.