Sonu BEZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bez" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bez ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında bez olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bez olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

SEVİLLİBEZ

8 harfli kelimeler

GUREMBEZ

7 harfli kelimeler

ÜRÜMBEZ, GÜLEBEZ, HASABEZ, KAATBEZ, KUBABEZ

6 harfli kelimeler

GÖRBEZ, YÜZBEZ, GÜMBEZ, KOLBEZ, KÖMBEZ, LEPBEZ, MAHBEZ, MEHBEZ, TÖMBEZ, TÜMBEZ, YAĞBEZ, GÖLBEZ, ACABEZ, BEBBEZ, BEMBEZ, BEPBEZ, CÜMBEZ, DÖMBEZ, GALBEZ, GOLBEZ, GÖKBEZ, GÖMBEZ

5 harfli kelimeler

İMBEZ, GEBEZ, GOBEZ, CÖBEZ, CİBEZ, GÖBEZ, GÜBEZ, AKBEZ

4 harfli kelimeler

İBEZ, OBEZ

3 harfli kelimeler

BEZ

Bazı kelimelerin anlamları

BEZ

Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.

HASABEZ

Patiska.

LEPBEZ

Düzlenmiş, lezlenmiş.

SEVİLLİBEZ

Pamuklu dokuma, amerikan.

YÜZBEZ

Utanma.

MEHBEZ

Kadınların başlarına örttükleri örtü, yazma.

KUBABEZ

Karakabak.

GÖRBEZ

Çocuk. Köpek yavrusu.

KAATBEZ

Patiska.

GÜLEBEZ

Köpek.

GUREMBEZ

Çok kurnaz.

ÜRÜMBEZ

Kurnaz.

MAHBEZ

Kadınların başlarına örttükleri örtü, yazma.

GÜMBEZ

Üstü yuvarlak olan şey, tümsek.

KÖMBEZ

Kestane kebabı.

KOLBEZ

Elbezi.

  -   -   -  

Anlamında BEZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BEZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

BELEK

Kundak, çocuk bezi. Beşiğe konulan yatak.

ANDROPOZ

Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.

ARAKA

İri taneli bezelye.

BEZCİ

Bez yapan veya alıp satan kimse.

ALACA

Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

BAĞIRDAK

Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.

BADIÇ

Bakla, fasulye, bezelye vb. taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk, baklamsı meyve.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

AKNE

Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.

ADENİT

Ak kan bezi yangısı.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

ARABESK

Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü. Girişik bezeme.

BEZDİRİCİ

Bezdiri işini yapan kimse.

BADERNA

Halatın aşınabilecek yerine sarılan bez, halat sargısı.

BEZCİLİK

Bezcinin yaptığı iş.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

BASI

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

BEZDİRİLME

Bezdirilmek işi.

BEBEK

Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.