İçinde BEREK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "berek" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde berek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu berek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında berek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BEREKETLENEBİLMEK

16 harfli kelimeler

BEREKETSİZLEŞMEK, BEREKETLENEBİLME, BEREKETLENDİRMEK

15 harfli kelimeler

BEREKETSİZLEŞME, BEREKETLENDİRME

14 harfli kelimeler

ZEMBEREKÇİBAŞI

13 harfli kelimeler

BEREKETSİZLİK, BEREKETLENMEK

12 harfli kelimeler

BEREKETLİLİK, BEREKETLENME

11 harfli kelimeler

BEREKLEŞMEK, ORTABEREKET

10 harfli kelimeler

ZEMBEREKÇİ, ZEMBEREKLİ, BAŞBEREKET, BEREKETSİZ

9 harfli kelimeler

BEREKETLİ

8 harfli kelimeler

ZEMBEREK

7 harfli kelimeler

ELBEREK, SÖBEREK, BEREKET

5 harfli kelimeler

BEREK

Bazı kelimelerin anlamları

BEREK

Yazın hayvanlara musallat olan bir çeşit iri sinek. Süs, ziynet. Börek.

BEREKETLENMEK

Çoğalmak, artmak.

ORTABEREKET

Ankara şehri, Ayaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ZEMBEREKÇİBAŞI

Zemberekçi ortası komutanına verilen san.

BEREKETLENDİRME

Bereketlendirmek işi.

BEREKETLİLİK

Bereketli olma durumu.

BEREKETLENEBİLMEK

Bereketlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ZEMBEREKLİ

Zembereği olan.

BEREKETSİZLİK

Bereketsiz olma durumu.

BEREKLEŞMEK

Yitmek, kaybolmak.

BEREKETSİZLEŞMEK

Bereketsiz duruma gelmek.

BEREKETLENEBİLME

Bereketlenebilmek işi.

BEREKETLENDİRMEK

Bereketlenme işini yaptırmak.

BEREKETSİZLEŞME

Bereketsizleşmek işi.

ZEMBEREKÇİ

Yeniçerilerin zemberek kullananı.

BEREKETLENME

Bereketlenmek işi.

  -   -   -  

Anlamında BEREK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BEREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FEYİZ

Verimlilik, gürlük, ongunluk, bereket. İlerleme, kültürel gelişme, olgunluk. Artma, çoğalma. Manevi haz, mutluluk, iç huzuru.

AFANA

Bereketsiz (çokça beyaz ekmek hakkında).

BERKAT

Bereket, bolluk.

ÇAKMAKLI

Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tüfek türü.

KURMAK

Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. Yapmak, inşa etmek. Ortaklık sağlamak. Bir araya getirmek, toplamak. Hazırlamak. Düşünmek. Yapmak, oluşturmak. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. Aklına koymak. Zihinde büyütmek. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. Sağlamak, oluşturmak.

ARTAK

Çocuğu beşiğe bağlıyan bez. Kırılan hayvan bacağını, oynatmadan düzgün tutmaya yarıyan tahta. Çoğalan, fazlalaşan, bereketli (pirinç, fasulye, nohut, mercimek v. b. hakkında).

YAY

Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk. Bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası. Keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça. Bir eğriden alınan parça. Zemberek. Farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılmış olan esnek parça. Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan takımyıldızın adı. Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç.

ONGUNLUK

Ongun olma durumu, mutluluk, bolluk, bereket, feyiz, saadet.

YAĞMUR

Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.

KUT

Devlet idaresinde güç, yaratıcılık ve yetki bakımından sahip olunan üstün güç. Mutluluk. İlahi bir kaynaktan gelen rahmet, bereket.

FEYEZAN

Taşma, taşkın, seylap. Bereket.

AMNON

Yaz mevsimi: Bu amnon çok bereketli olacak.

ATKUYRUĞU

Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.

MÜBAREK

Kutlu, kutsal. Kızılan, şaşılan (kimse ya da şey). Çok saygı duyulan. Verimli, bereketli. Uğurlu. Beğenilen, sevilen şeyler için söylenen bir söz.

NEYSE

"Önemi yok, olan oldu" anlamında kullanılan bir söz. "Konuyu kapatalım, uzatmayalım, her ne ise" anlamında kullanılan bir söz. "Çok şükür, bereket versin" anlamında kullanılan bir söz.

ARTAĞANLIK

Alışılandan veya beklenilenden artık ürün verme durumu, bereket.

ARDILI

Asılı: Rüzgâr çamaşırları uçurmuş ama, bereket versin direkte ardılı kalmışlar. Daldaki meyvenin çokluğu için: Almalâ ardılı, budakları, dalları gırılıyô. Asılmış durumdaki nesneler.

ONMADIK

Talihi yaver gitmeyen, başı beladan kurtulmayan. Bereketsiz.

BET

Beniz kelimesi ile birlikte, "yüz rengi" anlamında ikileme oluşturan bir söz. Bereket kelimesi ile birlikte "bolluk" anlamında ikileme oluşturan bir söz.

ARTAĞAN

Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.