Kelimeler arşivinde; içinde "berek" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde berek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu berek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında berek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BEREKETLENEBİLMEK
BEREKETSİZLEŞMEK, BEREKETLENEBİLME, BEREKETLENDİRMEK
BEREKETSİZLEŞME, BEREKETLENDİRME
ZEMBEREKÇİBAŞI
BEREKETSİZLİK, BEREKETLENMEK
BEREKETLİLİK, BEREKETLENME
BEREKLEŞMEK, ORTABEREKET
ZEMBEREKÇİ, ZEMBEREKLİ, BAŞBEREKET, BEREKETSİZ
BEREKETLİ
ZEMBEREK
ELBEREK, SÖBEREK, BEREKET
BEREK
BEREK
Yazın hayvanlara musallat olan bir çeşit iri sinek. Süs, ziynet. Börek.
BEREKETLENMEK
Çoğalmak, artmak.
BEREKETLENDİRMEK
Bereketlenme işini yaptırmak.
BEREKETLENME
Bereketlenmek işi.
ZEMBEREKÇİBAŞI
Zemberekçi ortası komutanına verilen san.
ZEMBEREKLİ
Zembereği olan.
BEREKETSİZLEŞME
Bereketsizleşmek işi.
BEREKETSİZLEŞMEK
Bereketsiz duruma gelmek.
BEREKETSİZLİK
Bereketsiz olma durumu.
BEREKETLENEBİLME
Bereketlenebilmek işi.
BEREKETLENDİRME
Bereketlendirmek işi.
ORTABEREKET
Ankara şehri, Ayaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ZEMBEREKÇİ
Yeniçerilerin zemberek kullananı.
BEREKETLENEBİLMEK
Bereketlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BEREKLEŞMEK
Yitmek, kaybolmak.
BEREKETLİLİK
Bereketli olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde BEREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ONMADIK
Talihi yaver gitmeyen, başı beladan kurtulmayan. Bereketsiz.
KUT
Devlet idaresinde güç, yaratıcılık ve yetki bakımından sahip olunan üstün güç. Mutluluk. İlahi bir kaynaktan gelen rahmet, bereket.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
YAY
Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk. Bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası. Keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça. Bir eğriden alınan parça. Zemberek. Farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılmış olan esnek parça. Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan takımyıldızın adı. Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç.
YAĞMUR
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
AFANA
Bereketsiz (çokça beyaz ekmek hakkında).
ONGUNLUK
Ongun olma durumu, mutluluk, bolluk, bereket, feyiz, saadet.
ARTAĞANLIK
Alışılandan veya beklenilenden artık ürün verme durumu, bereket.
MÜBAREK
Kutlu, kutsal. Kızılan, şaşılan (kimse ya da şey). Çok saygı duyulan. Verimli, bereketli. Uğurlu. Beğenilen, sevilen şeyler için söylenen bir söz.
BERKAT
Bereket, bolluk.
AMNON
Yaz mevsimi: Bu amnon çok bereketli olacak.
KURMAK
Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. Yapmak, inşa etmek. Ortaklık sağlamak. Bir araya getirmek, toplamak. Hazırlamak. Düşünmek. Yapmak, oluşturmak. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. Aklına koymak. Zihinde büyütmek. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. Sağlamak, oluşturmak.
BET
Beniz kelimesi ile birlikte, "yüz rengi" anlamında ikileme oluşturan bir söz. Bereket kelimesi ile birlikte "bolluk" anlamında ikileme oluşturan bir söz.
ARTAK
Çocuğu beşiğe bağlıyan bez. Kırılan hayvan bacağını, oynatmadan düzgün tutmaya yarıyan tahta. Çoğalan, fazlalaşan, bereketli (pirinç, fasulye, nohut, mercimek v. b. hakkında).
FEYEZAN
Taşma, taşkın, seylap. Bereket.
ARDILI
Asılı: Rüzgâr çamaşırları uçurmuş ama, bereket versin direkte ardılı kalmışlar. Daldaki meyvenin çokluğu için: Almalâ ardılı, budakları, dalları gırılıyô. Asılmış durumdaki nesneler.
FEYİZ
Verimlilik, gürlük, ongunluk, bereket. İlerleme, kültürel gelişme, olgunluk. Artma, çoğalma. Manevi haz, mutluluk, iç huzuru.
NEYSE
"Önemi yok, olan oldu" anlamında kullanılan bir söz. "Konuyu kapatalım, uzatmayalım, her ne ise" anlamında kullanılan bir söz. "Çok şükür, bereket versin" anlamında kullanılan bir söz.
ÇAKMAKLI
Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tüfek türü.