İçinde BASAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "basar" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde basar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu basar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında basar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

DİLBASAR, YANBASAR, YOLBASAR

7 harfli kelimeler

BASARNA, SUBASAR, BASARAK, BASARET, BASARIK

6 harfli kelimeler

BASARİ, BASARA

5 harfli kelimeler

BASAR

Bazı kelimelerin anlamları

BASAR

Göz. Merdivenin ayakla basılan yüzeyi. İleriyi görme, algılama yetisi.

SUBASAR

Basınç uygulayarak suyu binanın üst katlarına çıkaran düzenek, hidrofor.

BASARIK

Dokuma tezgâhlarının ayaklığı.

BASARNA

Bir cismin bir yanını kaldıraçla yükseltme işi. Dalyanın kapak yeri.

DİLBASAR

Hekimlerin boğazı görebilmek için dili bastırdıkları araç, abeslang. Ecza karıştırmakta kullanılan yassı araç, abeslang.

BASARAK

Görme kuvveti.

BASARET

Basiret, aldanmaya meydan vermeyecek şekilde gerçeği açıkça görebilme yetisi.

BASARİ

Görme ile ilgili.

YANBASAR

Çatı oluşturan destek ağaç. (Muttalip Eskişehir).

BASARA

İskambil kâğıdı ile oynanan ve pişti de denilen oyun. Bitki, bostan, meyve ağaçları ve bağlara zarar veren bir hastalık, külleme.

YOLBASAR

Haydut.

  -   -   -  

Anlamında BASAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BASAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PRAÇOL

Dalyan ağlarında giriş kısmında yer alan ve basarna kazıkları olarak bilinen vigla ve zeytin kazıklarının uçlarına yerleştirilen L harfi biçimindeki demir yapı.

HİDROFOR

Subasar.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

DÖĞNEMEK

İş için bir kimseye tekrar tekrar baş vurmak. Vücuda sindirmek, sahip olmak. Ayak üstünde kalmak: Evde döğnedim kaldım. Kazılmış, yumuşak toprağı basarak ezmek, çiğnemek. Yağmur bir yere çarparak yağmak. Top ve tüfek atışı aynı yere tekrar tekrar yapılmak.

EZMEK

Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.

TEPMEK

Hayvan, ayağıyla vurmak. Çokça yürümek. Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek. Üzerine basarak sıkıştırmak. Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek. Silah ateşlendiğinde arkaya baskı yapmak.

BAYRAMCI

Bayram ziyaretine gelen: Ortalığı çabık topla, hincik (şimdi) bayramcılar basar.

BADAL

Merdiven. Kardan veya çamurdan oluşan çukur. Merdiven, merdiven basamağı. Kar veya çamurda donmuş, kurumuş, derin, tekerlek ve ayak izi. Yol veya tarladaki girinti çıkıntı, tümsek, hendek: Yol çok badallı, araba sarsıyor. İki dönüm büyüklüğünde bir tarlanın altıda bir parçası. Tarla sekisi. Tuzak, fak, tehlike: Mehmedi badala bastırdım. Ağacın gövdesinden ilk ayrılan dal, sürgün. Bacak: Badalına basar ayırırım. Geniş adımla yürüyüş. Zıpzıp, bilye. Ceviz içinin dörtte biri. Akran, eş, denk. Pis, karışık. Engel, güçlük. Merdiven basamağı, merdiven.

TABTAMAK

Ham toprağa uzun süre basarak yol açmak. Arazide yol açmak; yol yapmak.

TÜMEÇ

Çuval, "tümeçlere basarık.

BAYMAL

Yürürken ayak uçlarını içeriye doğru basarak yürüyen kişi.

GAGAUZ

Çoğunlukla Basarabya'da, Tuna ağızlarında, Dobruca ve bulgaristan'da yaşayan, Hıristiyan Ortodoks mezhebinde bir Türk budunu.

TAPTAMAK

Birini beğenerek arkasını okşamak. 1.Toprağı ayakla ya da başka bir araçla basarak düzeltmek. 2.Ekini biçilmiş ve kaldırılmış toprağın yüzünü tırmıkla vurarak bastırmak, düzeltmek. Dövmek. Basmak, çiğnemek.

ABESLANG

Dilbasar.

PIRKITMAK

Erik, kayısı ve benzerleri meyvelerin basarak içini çıkartmak.

AYI

Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.

KOLOFON

Yazmaların ya da ilk basmaların sonunda yer alan ve yazar, kitap adı, kitap yazarı ya da basarı, basım yeri gibi bilgilerin verildiği bölüm.

PATIRTI

Pat pat çıkan sesin adı. Gürültülü çatışma, arbede. Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü.

GÖZ

Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.