Kelimeler arşivi içinde; başında "basar" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. basar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu basar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde basar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BASARAK, BASARET, BASARIK, BASARNA
BASARA, BASARİ
BASAR
BASAR
Göz. Merdivenin ayakla basılan yüzeyi. İleriyi görme, algılama yetisi.
BASARET
Basiret, aldanmaya meydan vermeyecek şekilde gerçeği açıkça görebilme yetisi.
BASARAK
Görme kuvveti.
BASARIK
Dokuma tezgâhlarının ayaklığı.
BASARİ
Görme ile ilgili.
BASARNA
Bir cismin bir yanını kaldıraçla yükseltme işi. Dalyanın kapak yeri.
BASARA
İskambil kâğıdı ile oynanan ve pişti de denilen oyun. Bitki, bostan, meyve ağaçları ve bağlara zarar veren bir hastalık, külleme.
Bu bölümde tanımı içerisinde BASAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
TÜMEÇ
Çuval, "tümeçlere basarık.
GAGAUZ
Çoğunlukla Basarabya'da, Tuna ağızlarında, Dobruca ve bulgaristan'da yaşayan, Hıristiyan Ortodoks mezhebinde bir Türk budunu.
KOLOFON
Yazmaların ya da ilk basmaların sonunda yer alan ve yazar, kitap adı, kitap yazarı ya da basarı, basım yeri gibi bilgilerin verildiği bölüm.
HİDROFOR
Subasar.
PATIRTI
Pat pat çıkan sesin adı. Gürültülü çatışma, arbede. Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü.
GÖZ
Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.
BAYMAL
Yürürken ayak uçlarını içeriye doğru basarak yürüyen kişi.
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
TABTAMAK
Ham toprağa uzun süre basarak yol açmak. Arazide yol açmak; yol yapmak.
TEPMEK
Hayvan, ayağıyla vurmak. Çokça yürümek. Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek. Üzerine basarak sıkıştırmak. Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek. Silah ateşlendiğinde arkaya baskı yapmak.
TAPTAMAK
Birini beğenerek arkasını okşamak. 1.Toprağı ayakla ya da başka bir araçla basarak düzeltmek. 2.Ekini biçilmiş ve kaldırılmış toprağın yüzünü tırmıkla vurarak bastırmak, düzeltmek. Dövmek. Basmak, çiğnemek.
PRAÇOL
Dalyan ağlarında giriş kısmında yer alan ve basarna kazıkları olarak bilinen vigla ve zeytin kazıklarının uçlarına yerleştirilen L harfi biçimindeki demir yapı.
BADAL
Merdiven. Kardan veya çamurdan oluşan çukur. Merdiven, merdiven basamağı. Kar veya çamurda donmuş, kurumuş, derin, tekerlek ve ayak izi. Yol veya tarladaki girinti çıkıntı, tümsek, hendek: Yol çok badallı, araba sarsıyor. İki dönüm büyüklüğünde bir tarlanın altıda bir parçası. Tarla sekisi. Tuzak, fak, tehlike: Mehmedi badala bastırdım. Ağacın gövdesinden ilk ayrılan dal, sürgün. Bacak: Badalına basar ayırırım. Geniş adımla yürüyüş. Zıpzıp, bilye. Ceviz içinin dörtte biri. Akran, eş, denk. Pis, karışık. Engel, güçlük. Merdiven basamağı, merdiven.
DÖĞNEMEK
İş için bir kimseye tekrar tekrar baş vurmak. Vücuda sindirmek, sahip olmak. Ayak üstünde kalmak: Evde döğnedim kaldım. Kazılmış, yumuşak toprağı basarak ezmek, çiğnemek. Yağmur bir yere çarparak yağmak. Top ve tüfek atışı aynı yere tekrar tekrar yapılmak.
BAYRAMCI
Bayram ziyaretine gelen: Ortalığı çabık topla, hincik (şimdi) bayramcılar basar.
ABESLANG
Dilbasar.
PIRKITMAK
Erik, kayısı ve benzerleri meyvelerin basarak içini çıkartmak.