İçinde AŞIRT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "aşırt" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aşırt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu aşırt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aşırt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ŞAŞIRTABİLMEK, AŞIRTDAĞALMAK

12 harfli kelimeler

ŞAŞIRTABİLME

10 harfli kelimeler

ŞAŞIRTMACA

9 harfli kelimeler

HAŞIRTILI, ŞAŞIRTMAK

8 harfli kelimeler

AŞIRTMAK, ŞAŞIRTMA, AŞIRTMAÇ, AŞIRTMEÇ, AŞIRTMIK

7 harfli kelimeler

AŞIRTMA, ŞAŞIRTI, AŞIRTNA, HAŞIRTI

6 harfli kelimeler

AŞIRTI

5 harfli kelimeler

AŞIRT

Bazı kelimelerin anlamları

AŞIRT

Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmiyen yüzeyi.

HAŞIRTI

Haşırdama sırasında çıkan sesin adı.

ŞAŞIRTI

Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum, sürpriz.

AŞIRTNA

Kova, bakraç.

AŞIRTMIK

Semer paldımının aşağıya düş memesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan yün veya kayış kemer.

AŞIRTMAK

Aşırma işini yaptırmak. Aşırmak.

AŞIRTMAÇ

Semer paldımının aşağıya düşmemesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan yün veya kayış kemer. Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmiyen yüzeyi. Çok.

HAŞIRTILI

Haşırtısı olan, haşırdayan.

AŞIRTMA

Aşırtmak işi.

AŞIRTDAĞALMAK

Önüne bir engel gelerek arkada kaldığından görünmez olmak.

ŞAŞIRTABİLME

Şaşırtabilmek işi.

ŞAŞIRTMAK

Şaşırmasına sebep olmak. Yanıltmak. Şaşkınlaşmak, şaşmak. Daha iyi yetişmelerini sağlamak için ağaç fidanlarının veya çiçek fidelerinin yerlerini değiştirmek.

AŞIRTMEÇ

Semer paldımının aşağıya düş memesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan yün veya kayış kemer.

ŞAŞIRTMA

Şaşırtmak işi.

ŞAŞIRTABİLMEK

Şaşırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ŞAŞIRTMACA

Şaşırtmak için yapılmış olan oyun.

  -   -   -  

Anlamında AŞIRT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AŞIRT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SÜRPRİZ

Şaşırtı.

HOKKABAZ

El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse. Başkalarını aldatarak yalan dolanla iş gören.

MANYAK

Maniye yakalanmış (hasta). "Aptal, çılgın, dengesiz, deli" anlamlarında bir seslenme sözü. Gülünç, garip, şaşırtıcı davranışları olan (kimse).

FELAKET

Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Çok kötü. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü.

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.

TAKILMAK

Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.

GROTESK

Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi.

ÇARPMAK

Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.

AŞIRMA

Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.

ŞOK

Ani bir değişiklik sonucunda ortaya çıkan şaşkınlık. Şaşırtıcı, alışılmamış, beklenmedik. Kaza, beklenmeyen bir olay, bazı ilaç ve uyuşturucuların yarattığı fiziksel veya ruhsal olarak birdenbire gelişen karmaşık belirtilerin tümü.

GÖSTERİŞ

Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.

ORİJİNALİTE

Özgünlük. Alışılagelenden değişik, şaşırtıcı nitelikte olma durumu.

ORİJİNAL

Özgün. Fabrikası tarafından yapılan, taklit olmayan (araç ve gereç). Otantik. Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan.

ŞANDEL

Futbolda topu karşı takımın kalecisinin üzerinden aşırtma.

NEKRE

Beklenmedik hoş ve şaşırtıcı sözler söyleyen, güldürücü hikâye anlatan (kimse), nükteci.

MUCİZE

Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık. İnsan aklının alamayacağı olay. İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay. Olağanüstü, şaşırtıcı.

ŞANDELLEMEK

Futbolda topu karşı takımın kalecinin üzerinden aşırtmak.

KARNAVAL

Hristiyanların belli dönemlerde renkli, komik ve şaşırtıcı kılıklara girerek yaptıkları şenlik ve eğlence dönemi. Bu dönemde yapılmış olan eğlence. Şenlik.

MANTARCI

Mantar yetiştiren ya da satan kimse. İnsanları birtakım hilelerle şaşırtıp paralarını çalan (kimse), düzenbaz.

OYUN

Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.