Kelimeler arşivi içinde; başında "aşırt" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. aşırt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aşırt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aşırt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AŞIRTDAĞALMAK
AŞIRTMAÇ, AŞIRTMAK, AŞIRTMEÇ, AŞIRTMIK
AŞIRTMA, AŞIRTNA
AŞIRTI
AŞIRT
AŞIRT
Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmiyen yüzeyi.
AŞIRTMAK
Aşırma işini yaptırmak. Aşırmak.
AŞIRTDAĞALMAK
Önüne bir engel gelerek arkada kaldığından görünmez olmak.
AŞIRTMAÇ
Semer paldımının aşağıya düşmemesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan yün veya kayış kemer. Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmiyen yüzeyi. Çok.
AŞIRTMA
Aşırtmak işi.
AŞIRTMEÇ
Semer paldımının aşağıya düş memesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan yün veya kayış kemer.
AŞIRTMIK
Semer paldımının aşağıya düş memesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan yün veya kayış kemer.
AŞIRTNA
Kova, bakraç.
AŞIRTI
Aşırma.
Bu bölümde tanımı içerisinde AŞIRT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOKKABAZ
El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse. Başkalarını aldatarak yalan dolanla iş gören.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
SÜRPRİZ
Şaşırtı.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
ORİJİNALİTE
Özgünlük. Alışılagelenden değişik, şaşırtıcı nitelikte olma durumu.
ŞANDEL
Futbolda topu karşı takımın kalecisinin üzerinden aşırtma.
KARNAVAL
Hristiyanların belli dönemlerde renkli, komik ve şaşırtıcı kılıklara girerek yaptıkları şenlik ve eğlence dönemi. Bu dönemde yapılmış olan eğlence. Şenlik.
NEKRE
Beklenmedik hoş ve şaşırtıcı sözler söyleyen, güldürücü hikâye anlatan (kimse), nükteci.
MANYAK
Maniye yakalanmış (hasta). "Aptal, çılgın, dengesiz, deli" anlamlarında bir seslenme sözü. Gülünç, garip, şaşırtıcı davranışları olan (kimse).
GROTESK
Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi.
ORİJİNAL
Özgün. Fabrikası tarafından yapılan, taklit olmayan (araç ve gereç). Otantik. Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan.
MUCİZE
Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık. İnsan aklının alamayacağı olay. İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay. Olağanüstü, şaşırtıcı.
OYUN
Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.
ŞAŞIRTMA
Şaşırtmak işi.
FELAKET
Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Çok kötü. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü.
ŞANDELLEMEK
Futbolda topu karşı takımın kalecinin üzerinden aşırtmak.
HAŞIRTILI
Haşırtısı olan, haşırdayan.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
GÖSTERİŞ
Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.
MANTARCI
Mantar yetiştiren ya da satan kimse. İnsanları birtakım hilelerle şaşırtıp paralarını çalan (kimse), düzenbaz.