Kelimeler arşivinde; içinde "aşırlar" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aşırlar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu aşırlar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aşırlar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AŞIRLAR
AŞIRLAR
Sakarya ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde AŞIRLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİSIK
Nemli: Çamaşırlar daha çisık, kurumadı.
MEZODERMİZASYON
İki ayrı embriyolojik kısmın örtücü epitel hücreleri yüzeyleri ve altındaki dokuyla birlikte birbirlerine dokundukları yerde kaynaşmaları. Ağız boşluğunun burun ve ağız boşluğuna dönüşmesinde prosessus palatiniler birbirleriyle kaynaşırlar.
AŞKAR
Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.
KISDIRGAÇ
İki paçasının arası çok dar olan don. Kulağa kaçan bir böcek. Saç tokası. Çamaşır mandalı : Bugün rüzgâr çok, çamaşırları kısdırgaçla tuttur.
DÜRÜTMEK
Karar vermek. Aslı olmayan bir şeyi uydurmak, yalan söylemek. Yetiştirmek, büyütmek, meydana getirmek. Uyum sağlamak, yakıştırmak. Durulamak, soğuk suda çalkalamak: Çamaşırları dürüttüm.
KORET
Antik Yunan tiyatrosunda koro dansçısı. Koro dansçısı. Eski Yunan oyunlarında "koret" ler olayın geçtiği yerin kadın ve erkeklerinin maskelerini taşırlardı.
MALAKAN
Malakan; Rus işgali sırasında getirilip bölgeye yerleştirilmiş bir gurup insan; ekseriyet sarışın ve açık renk gözlü olurlardı; bugün Rusya'ya dönmüşlerdir; başta değirmencilik olmak üzere tarımla uğraşırlardı.
AŞAR
Tarım ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergiler. Ondalık. Boyanacak iplik veya kumaşı asıl rengine boyamadan önce başka renge boyama. Yıkanacak çamaşırları önceden küllü suda bekletme. Aşağı, aşağıya. Toprak mahsullerinden hazine için alınan onda bir nispetindeki vergi. Türkiye'de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında ayni olarak alınan vergi. karşılığı ayni vergi.
AFKALAMAK
Hırpalamak, dövmek: Çocuğu afkalama. Dayaktan sersemlemek, sarsılmak, afallamak. Karıştırmak, alt üst etmek, kabartmak: Fazla afkalama, içini dışına çıkardın. Örselemek, buruşturmak, hırpalamak. Ovalamak: Şu benim çamaşırları da afkalayıver.
KİLLEMEK
Kirli çamaşırları kil kullanarak tokaçla yıkamak.
KİRSİ
Az kirli : Çamaşırlar kirsilendi çıkarayım.
DULLAMAK
Temizlemek, yıkamak. Yıkanan çamaşırları soğuk sudan geçirmek, durulamak.
KINKANATLILAR
Birinci çift kanatları sert, boynuzsu, ikinci çift kanatları zarsı, ağız parçaları çiğneyici, tambaşkalaşma gösteren böcekler dizisi. (25.000 türü sayılmıştır. Bitkiler ve ev eşyası için zararlı olanlardan başka, az sayıda, insanlarla hayvanların dış asalağı olarak yaşayanları da vardır. Ayrıca kimi türleri, başka asalaklara, özellikle türlü solucanlara arakonakçı olarak önem taşırlar.). (Coleoptera), Çokgözeli hayvanlardan eklembacaklılar (Arthropoda) dalının gerçek-eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt-dalının böcekler (İnsecta) sınıfının kanatlılar (Pterygota) alt-sınıfına giren bir takımı. Büyüklük, biçim ve renk bakımından oldukça geniş değişiklikler gösterirler. Orta-göğüs bölütü büyüktür. Ön kanatlar elitra denen kın biçimindeki kanat örtülerine değişmişlerdir. Bazen elitralar bulunmayabilir. Ard kanatlar uçmayı sağlar ve zar gibidir. Ağız parçaları çiğneyici tipdir. Gelişmede tüm-başkalaşma vardır. Çok türü vardır. Altın böcek (Cetonia aurata), uğur böceği (Coccinella septempunctata), Mayıs böceği (Melolontha vulgaris), ateş böceği (Lampyrus noctiluca), un böceği (Tenebrio molitor), kürk böceği (Attagenus pellio), buğday böceği (Calandra granaria), geyik böceği (Lucanus cervus), mercimek böceği (Bruchus lentis), su böceği (Hydrophilus caraboides) lomeküze (Lomechusa), girinus (Gyrinus), klaviger (Claviger), pislik böceği (Ateuchus sacer) bu zengin familyanın en iyi bilinen tür ve cinsleridir.
DEPİMEK
Az nemli olan şey kurumaya yüz tutmak: Astığım çamaşırlar depimiş.
DILLAMAK
Savurup atmak, fırlatmak. Alay etmek. Herhangi bir şeyi bir dala ya da ipe asmak: Çamaşırları ipe dılladım.
MORCUKLAMAK
Yıkandığında iyi ağarmayan beyaz çamaşırlar kirli bir renk almak.
ARDILI
Asılı: Rüzgâr çamaşırları uçurmuş ama, bereket versin direkte ardılı kalmışlar. Daldaki meyvenin çokluğu için: Almalâ ardılı, budakları, dalları gırılıyô. Asılmış durumdaki nesneler.
HARIKALAMAK
Ovalamak: Şu çamaşırları harıkalayıver.
FURUNKUL
Deri ve deri altı dokusunda, ortasında bir kabuk veya göbeklenme gösteren, yerel irinli yangıyla belirgin bir çeşit deri çıbanı, çıban, furunkulus, kan çıbanı. Genellikle stafilakoklar kıl folikülleri vasıtasıyla ve onlarda yangı oluşturarak deri altı dokusuna ulaşırlar.
PİKO
Kimi örtülerin veya çamaşırların kenarına makineyle yapılmış olan bir süs türü.