Kelimeler arşivi içinde; başında "aşırmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. aşırmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aşırmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aşırmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AŞIRMAK
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AŞIRMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIRTIKLAMAK
Aşırmak, çalmak.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
OMUZLAMAK
Omzuna almak. Omzuyla dayayıp itmek. Bir iş veya görevi yüklenmek, sorumluluk almak. Alıp götürmek, sırtlayıp kaçırmak, aşırmak. Destek vermek.
ŞAŞALAMAK
Şaşkın bir duruma düşmek, şaşkınca davranmak, şaşırmak.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
ŞAŞIRMA
Şaşırmak işi.
KAÇIRMAK
Kaçmasını sağlamak ya da kaçmasına imkân yaratmak. Delirmek. Yararlanamamak. Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek. Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak. Futbol veya basketbolda savunduğu oyuncuyu boş bırakmak, pas almasına fırsat vermek. İstemeyerek altını kirletmek. Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek. Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak. Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak. Zor kullanarak yanında götürmek. Bir işi belirlenen zamanda yapamamak. Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek. Sıvı, gaz vb. sızdırmak. Birini veya bir şeyi göstermemek. Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak.
ÇALMAK
Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.
SAPITMAK
Ruhsal bir düzensizlik içine düşmek. Saçmalamaya başlamak. Aklını bozmak. Şaşırmak.
ARAKLAMAK
Çalmak, aşırmak.
TAŞIRMA
Taşırmak işi.
ŞAŞMAK
Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek. Şaşırmak. Yolundan sapmamak, gidişini değiştirmemek, veya yanılmamak.
TANLAMAK
Şaşmak, şaşırmak.
LOK
Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz.
FELFELLEMEK
Eski canlılığını yitirmek. Dönen, hareket eden bir cisim, durmadan önce hızını yitirmek. Afallamak, şaşırmak.
ALIKLAŞMAK
Alık duruma gelmek, bir şey karşısında aptallaşıp şaşırmak, şaşkınlaşmak, aptallaşmak.
SENDELEMEK
Dengesi bozularak düşecek gibi olmak, adımlarını şaşırmak. Herhangi bir olay karşısında ne yapacağını şaşıracak kadar sarsılmak.
KALDIRMAK
Bulunduğu yerden almak. Yukarı doğru hareket ettirmek. Yükseltmek. Piyasadan çekmek. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek. Tayin etmek, atamak. Kaçırmak. Hastayı hastaneye götürmek. Uygun gelmek, yakışmak. Çekmek, taşımak. Çalmak, aşırmak. Uyandırmak. Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak. Tören yaparak ölüyü gömmek. Bir şeyden çokça satın almak. Ürün toplamak, taşımak. Alıp başka yere götürmek. Yok etmek, ortadan silmek. İyi etmek, iyileştirmek. Toplamak.
AŞIRTMAK
Aşırma işini yaptırmak. Aşırmak.
ÇATLATMAK
Çatlak duruma getirmek. Sabrını taşırmak. Çatlamasına yol açmak. Aklını kaçırmak.