Kelimeler arşivinde; içinde "ağlama" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ağlama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ağlama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ağlama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KANLIBAĞLAMA, BAĞLAMACILIK
GÖZBAĞLAMAK
MIRAĞLAMAK, BIZAĞLAMAK, GAŞAĞLAMAK, GINAĞLAMAK, KILAĞLAMAK, BAĞLAMALIK, KIZAĞLAMAK, KONAĞLAMAK, KURBAĞLAMA
BAĞLAMACI, İÇDAĞLAMA, AĞLAMAKLI, ADAĞLAMAH, BAĞLAMALU
KAĞLAMAK, CAĞLAMAK, MAĞLAMAK, YAĞLAMAK, PAĞLAMAK, SAĞLAMAK, YAĞLAMAÇ, DAĞLAMAK, YAĞLAMAN, ÇAĞLAMAK, BAĞLAMAK, ZAĞLAMAK, AĞLAMALI, ZAĞLAMAN
CAĞLAMA, ZAĞLAMA, YAĞLAMA, SAĞLAMA, DAĞLAMA, ÇAĞLAMA, BAĞLAMA, AĞLAMAK
AĞLAMA
AĞLAMA
Ağlamak işi.
MIRAĞLAMAK
Miyavlamak.
BAĞLAMACILIK
Bağlamacının yaptığı iş.
KURBAĞLAMA
At, eşek ve benzerleri hayvanlarda görülen, dil altında çıkan ve damaktankan alınarak iyileştirilen kabarcıklar.
BAĞLAMALIK
Bağlamaya yarayan.
KIZAĞLAMAK
Oyunda mızıkçılık etmek.
GINAĞLAMAK
Ayıplamak.
BAĞLAMACI
Bağlama yapan veya satan kimse. Bağlama çalan kimse.
KONAĞLAMAK
Konuk olmak.
KANLIBAĞLAMA
Duvar örülürken tavana yakın konan bağlama ağacı.
İÇDAĞLAMA
Metallerin içyapılarını gözetlemek ereğiyle, yeğnik olarak yapılan dağlama.
AĞLAMAKLI
Ağlar gibi olan, üzüntülü, ağlak, ağlamalı, ağlamsı.
KILAĞLAMAK
Keskinletmek, bilemek.
GÖZBAĞLAMAK
İpnotizma yapmak. Hokkabazlık numarası yapmak.
GAŞAĞLAMAK
Sürtünmek.
BIZAĞLAMAK
Doğurmak (İnek hakkında).
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
AÇIKLATMAK
Açıklamasını sağlamak.
AKILLANDIRMAK
Aklını kullanmasını sağlamak, aklını başına getirmek.
AĞLAYIŞ
Ağlama işi.
AĞLAMSI
Ağlamaklı.
AĞLANMAK
Ağlama işi yapılmak.
AĞLATMAK
Ağlamasına yol açmak.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
AKTİFLEŞTİRMEK
Aktifleşmesini sağlamak, aktif duruma getirmek.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AĞLAMALI
Ağlamaklı.
AĞLANTI
Hafif hafif ağlama.
AFFETTİRMEK
Bağışlanmasını sağlamak.
AKLAŞTIRMAK
Aklaşmasını sağlamak, beyazlaştırmak.
AKITMAK
Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AĞLAŞMAK
Birlikte ağlamak. Sızlanmak.
AHENKLEŞTİRMEK
Ahenk sağlamak.