İçinde AĞLAMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ağlama" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ağlama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ağlama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ağlama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KANLIBAĞLAMA, BAĞLAMACILIK

11 harfli kelimeler

GÖZBAĞLAMAK

10 harfli kelimeler

MIRAĞLAMAK, BIZAĞLAMAK, GAŞAĞLAMAK, GINAĞLAMAK, KILAĞLAMAK, BAĞLAMALIK, KIZAĞLAMAK, KONAĞLAMAK, KURBAĞLAMA

9 harfli kelimeler

BAĞLAMACI, İÇDAĞLAMA, AĞLAMAKLI, ADAĞLAMAH, BAĞLAMALU

8 harfli kelimeler

KAĞLAMAK, CAĞLAMAK, MAĞLAMAK, YAĞLAMAK, PAĞLAMAK, SAĞLAMAK, YAĞLAMAÇ, DAĞLAMAK, YAĞLAMAN, ÇAĞLAMAK, BAĞLAMAK, ZAĞLAMAK, AĞLAMALI, ZAĞLAMAN

7 harfli kelimeler

CAĞLAMA, ZAĞLAMA, YAĞLAMA, SAĞLAMA, DAĞLAMA, ÇAĞLAMA, BAĞLAMA, AĞLAMAK

6 harfli kelimeler

AĞLAMA

Bazı kelimelerin anlamları

AĞLAMA

Ağlamak işi.

MIRAĞLAMAK

Miyavlamak.

BAĞLAMACILIK

Bağlamacının yaptığı iş.

KURBAĞLAMA

At, eşek ve benzerleri hayvanlarda görülen, dil altında çıkan ve damaktankan alınarak iyileştirilen kabarcıklar.

BAĞLAMALIK

Bağlamaya yarayan.

KIZAĞLAMAK

Oyunda mızıkçılık etmek.

GINAĞLAMAK

Ayıplamak.

BAĞLAMACI

Bağlama yapan veya satan kimse. Bağlama çalan kimse.

KONAĞLAMAK

Konuk olmak.

KANLIBAĞLAMA

Duvar örülürken tavana yakın konan bağlama ağacı.

İÇDAĞLAMA

Metallerin içyapılarını gözetlemek ereğiyle, yeğnik olarak yapılan dağlama.

AĞLAMAKLI

Ağlar gibi olan, üzüntülü, ağlak, ağlamalı, ağlamsı.

KILAĞLAMAK

Keskinletmek, bilemek.

GÖZBAĞLAMAK

İpnotizma yapmak. Hokkabazlık numarası yapmak.

GAŞAĞLAMAK

Sürtünmek.

BIZAĞLAMAK

Doğurmak (İnek hakkında).

  -   -   -  

Anlamında AĞLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AĞLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

AÇIKLATMAK

Açıklamasını sağlamak.

AKILLANDIRMAK

Aklını kullanmasını sağlamak, aklını başına getirmek.

AĞLAYIŞ

Ağlama işi.

AĞLAMSI

Ağlamaklı.

AĞLANMAK

Ağlama işi yapılmak.

AĞLATMAK

Ağlamasına yol açmak.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

AKTİFLEŞTİRMEK

Aktifleşmesini sağlamak, aktif duruma getirmek.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

AĞLAMALI

Ağlamaklı.

AĞLANTI

Hafif hafif ağlama.

AFFETTİRMEK

Bağışlanmasını sağlamak.

AKLAŞTIRMAK

Aklaşmasını sağlamak, beyazlaştırmak.

AKITMAK

Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AĞLAŞMAK

Birlikte ağlamak. Sızlanmak.

AHENKLEŞTİRMEK

Ahenk sağlamak.