Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ağlama" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ağlama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ağlama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ağlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KANLIBAĞLAMA
KURBAĞLAMA
İÇDAĞLAMA
BAĞLAMA, ÇAĞLAMA, DAĞLAMA, SAĞLAMA, YAĞLAMA, CAĞLAMA, ZAĞLAMA
AĞLAMA
AĞLAMA
Ağlamak işi.
CAĞLAMA
Baştan savma, gelişigüzel yapılan iş.
ÇAĞLAMA
Çağlamak işi.
KANLIBAĞLAMA
Duvar örülürken tavana yakın konan bağlama ağacı.
KURBAĞLAMA
At, eşek ve benzerleri hayvanlarda görülen, dil altında çıkan ve damaktankan alınarak iyileştirilen kabarcıklar.
ZAĞLAMA
Kılağılama.
İÇDAĞLAMA
Metallerin içyapılarını gözetlemek ereğiyle, yeğnik olarak yapılan dağlama.
YAĞLAMA
Yağlamak işi. Küçük tabak büyüklüğünde açılan yufkaların tavada pişirilmesinden sonra aralarına kıymalı iç konulup üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek hazırlanan bir yemek.
DAĞLAMA
Dağlamak işi.
BAĞLAMA
Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.
SAĞLAMA
Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞLAMAKLI
Ağlar gibi olan, üzüntülü, ağlak, ağlamalı, ağlamsı.
AĞLAYIŞ
Ağlama işi.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AÇIKLATMAK
Açıklamasını sağlamak.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
AKITMAK
Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.
AĞLAMALI
Ağlamaklı.
AĞLAMSI
Ağlamaklı.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
AFFETTİRMEK
Bağışlanmasını sağlamak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AĞLANTI
Hafif hafif ağlama.
AKLAŞTIRMAK
Aklaşmasını sağlamak, beyazlaştırmak.
AĞLAŞMAK
Birlikte ağlamak. Sızlanmak.
AĞLATMAK
Ağlamasına yol açmak.
AHENKLEŞTİRMEK
Ahenk sağlamak.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
AĞLANMAK
Ağlama işi yapılmak.
AKILLANDIRMAK
Aklını kullanmasını sağlamak, aklını başına getirmek.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.