Sonu AĞLAMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ağlama" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ağlama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ağlama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ağlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KANLIBAĞLAMA

10 harfli kelimeler

KURBAĞLAMA

9 harfli kelimeler

İÇDAĞLAMA

7 harfli kelimeler

BAĞLAMA, ÇAĞLAMA, DAĞLAMA, SAĞLAMA, YAĞLAMA, CAĞLAMA, ZAĞLAMA

6 harfli kelimeler

AĞLAMA

Bazı kelimelerin anlamları

AĞLAMA

Ağlamak işi.

CAĞLAMA

Baştan savma, gelişigüzel yapılan iş.

ÇAĞLAMA

Çağlamak işi.

KANLIBAĞLAMA

Duvar örülürken tavana yakın konan bağlama ağacı.

KURBAĞLAMA

At, eşek ve benzerleri hayvanlarda görülen, dil altında çıkan ve damaktankan alınarak iyileştirilen kabarcıklar.

ZAĞLAMA

Kılağılama.

İÇDAĞLAMA

Metallerin içyapılarını gözetlemek ereğiyle, yeğnik olarak yapılan dağlama.

YAĞLAMA

Yağlamak işi. Küçük tabak büyüklüğünde açılan yufkaların tavada pişirilmesinden sonra aralarına kıymalı iç konulup üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek hazırlanan bir yemek.

DAĞLAMA

Dağlamak işi.

BAĞLAMA

Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.

SAĞLAMA

Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

  -   -   -  

Anlamında AĞLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AĞLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞLAMAKLI

Ağlar gibi olan, üzüntülü, ağlak, ağlamalı, ağlamsı.

AĞLAYIŞ

Ağlama işi.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

AÇIKLATMAK

Açıklamasını sağlamak.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

AKITMAK

Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.

AĞLAMALI

Ağlamaklı.

AĞLAMSI

Ağlamaklı.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

AFFETTİRMEK

Bağışlanmasını sağlamak.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AĞLANTI

Hafif hafif ağlama.

AKLAŞTIRMAK

Aklaşmasını sağlamak, beyazlaştırmak.

AĞLAŞMAK

Birlikte ağlamak. Sızlanmak.

AĞLATMAK

Ağlamasına yol açmak.

AHENKLEŞTİRMEK

Ahenk sağlamak.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

AĞLANMAK

Ağlama işi yapılmak.

AKILLANDIRMAK

Aklını kullanmasını sağlamak, aklını başına getirmek.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.