Kelimeler arşivinde; içinde "açkı" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde açkı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu açkı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında açkı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AÇKILATILMAK
AÇKILATILMA
KAÇKINIMSI, AÇKILANMAK, AÇKILATMAK
KAÇKINLIK, AÇKILAMAK, AÇKILANMA, AÇKILATMA, AÇKICILIK
SAÇKIRAN, AÇKINGÜL, SAÇKILIK, AÇKILAMA
AÇKISIZ, AÇKILIK, KAÇKIRT, ARAÇKIN
TAÇKIN, RAÇKIN, SAÇKIL, PAÇKIL, SAÇKIN, KAÇKIN, AÇKILI, AÇKICI
AÇKIŞ, AÇKIR, AÇKIÇ, SAÇKI, ŞAÇKI
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
SAÇKIRAN
Bir mantarın oluşturduğu, saçları döken bir deri hastalığı, kılkıran.
AÇKILAMAK
Açkı ile parlatmak.
AÇKINGÜL
Açan, açmış gül.
AÇKILANMA
Açkılanmak işi.
AÇKILATILMA
Açkılatılmak işi.
AÇKISIZ
Açkı yapılmamış, perdahlanmamış, perdahsız.
KAÇKINIMSI
Kaçkını andırır, kaçkına benzer.
SAÇKILIK
Saçkı konulan yer.
AÇKILATILMAK
Açkılatma işine konu olmak.
AÇKILAMA
Açkılamak işi.
AÇKILANMAK
Açkı yapılmak, perdahlanmak.
AÇKICILIK
Açkıcının yaptığı iş. Derileri parlatma sanatı.
AÇKILATMA
Açkılatmak işi.
AÇKILATMAK
Açkı işi yaptırmak, perdahlatmak.
KAÇKINLIK
Bir cismin görünür konumunun gözlem yerine göre değişmesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AÇKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MEVKUFATÇI
Mevkufat adı altında toplanan kaçkın resmi, boşalmış timar ve vakıf gelirleri ile geleneksel vergilerden savaş için ayrılan para işleriyle uğraşan görevli.
AKÇAMUK
Tamamen açılmış pamuk kozası. Saçkırana benziyen bir çeşit saç hastalığı.
TOVUKGÖTÜ
Saç ya da kıl dökülmesiyle beliren bir deri hastalığı, saçkıran: Başında tavukgötü var.
KILKIRAN
Saçkıran.
AÇKICI
Açkı yapan kimse, perdahçı. Anahtarcı.
GACKIN
Kaçkın, kaçmış kişi.
KAÇAĞAN
Tavşan. Tutulmayan koyun: Bizimde iki tane kaçağanımız var. Av tutmayan evcil atmaca. Atın güzel olan yürüyüşü. Firari, kaçkın. Kaçınan, uzaklaşmak isteyen.
AÇKILI
Açkı yapılmış, perdahlanmış, perdahlı.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
FİRARİ
Kaçak, kaçkın, kaçmış olan (kimse).
ANAHTARCI
Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.