AÇMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "açma" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. açma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu açma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde açma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

AÇMAZLANMAK

9 harfli kelimeler

AÇMACILIK

8 harfli kelimeler

AÇMABAŞI, AÇMAZLIK

7 harfli kelimeler

AÇMALIK, AÇMAMAK

6 harfli kelimeler

AÇMACI, AÇMALI

5 harfli kelimeler

AÇMAK, AÇMAZ

4 harfli kelimeler

AÇMA

Bazı kelimelerin anlamları

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

AÇMAZLIK

Açmaz olma durumu. Ağzı sıkı olma durumu.

AÇMACILIK

Açmacının yaptığı iş.

AÇMAMAK

Kapalı tutmak - açmamiye.

AÇMALIK

Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.

AÇMALI

Şanlıurfa ili, Yardımcı bucağına bağlı bir yer.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇMACI

Açma yapan veya satan kimse.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AÇMABAŞI

Sakarya ili, Kocaali belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

AÇMAZLANMAK

Açılmak istememek.

  -   -   -  

Anlamında AÇMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AÇMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABSÜRT

Saçma.

ADİLEŞTİRMEK

Adileşmesine yol açmak.

AKITMAK

Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

AÇIM

Açma, açılış, küşat.

ARALAMAK

İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.

AĞLATMAK

Ağlamasına yol açmak.

AÇIŞ

Açma işi.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

APARMAK

Alıp götürmek. Gizlice almak, alıp kaçmak, çalmak.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AĞRITMAK

Ağrımasına yol açmak.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

AÇTIRMAK

Açma işini yaptırmak.

AĞIRLAŞTIRMAK

Bir şeyin ağırlaşmasına yol açmak.

ALIŞTIRMAK

Alışmasına yol açmak. Uyar duruma getirmek.

AŞINDIRMAK

Aşınmasına yol açmak. Bir yere çok gidip gelmek. Cisimlerin aşınmasına yol açmak.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.