Kelimeler arşivinde; içinde "azap" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde azap bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu azap ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında azap olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GAZAPLANDIRMAK
GAZAPLANDIRMA
GAZAPLANMAK, AŞAĞIAZAPLI
GAZAPLANMA
GAZAPSIZ
GAZAPLI
GAZAP, KAZAP
AZAP
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
GAZAP
Öfke, kızgınlık, hiddet.
KAZAP
Önlük.
GAZAPSIZ
Öfkeli, kızgın, hiddetli olmayan.
GAZAPLI
Öfkeli, kızgın, hiddetli.
AŞAĞIAZAPLI
Adıyaman şehri, Gölbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GAZAPLANMAK
Öfkelenmek, kızmak.
GAZAPLANDIRMA
Gazaplandırmak işi.
GAZAPLANDIRMAK
Öfkelendirmek, kızdırmak.
GAZAPLANMA
Gazaplanmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AZAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖFKE
Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.
AMİTRAZ
Triazapentadiene grubunda yer alan amidin yapısında, insektisit ve akarisit olarak kullanılan böcek öldürücü zehirli madde.
İŞKENCE
Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılmış olan aşırı eziyet. Vidalı bir tür sıkıştırma aracı. Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet. Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap.
KÖY
Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri veya nüfus yoğunluğu yönünden şehirden ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. Köy halkı. Köy (bk. kü, küv, küy). Belli bir adı, okul, cami, muhtarlık ve benzerleri toplumsal ve dinsel kuruluşları, komşu köyden ayrıldığı sınırları, tarla, otlak ve korusu bulunan, halkının yaşamı aşağı yukarı tümüyle toprağa bağlı olan yerleşim biçimi. Birbirleriyle akraba olan ya da olmayan birden çok ailenin bir araya gelerek tarım yapmaya ya da hayvan yetiştirmeye elverişli yerey parçasının bir köşesinde kurdukları, alan ve sokaklar çevresinde toplanan küçük ya da büyük, dağınık ya da toplu yapılarla, bunların eklentilerinden oluşan evrensel ve geleneksel yerleşme yeri. bk. köylü, köy topluluğu, akraba. Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal uğraşıda bulunmak gibi işlevlerle ayrımlaşan ve belirlenen, konutları ve öteki yapıları bu yaşamı yansıtan yerleşme birimi. Köz, kor; yanık, yanma; azap, ıztırap.
ACIK
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.
EZİNÇ
Organik veya ruhsal büyük sıkıntı, azap.
KAKIMAKLU
Gazaplı, hiddetli.
ACIH
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Yerelması. Hiddet, gazap, öfke.
GEZEB
Gazap.
GEZEF
Öfke, gazap.
MUAZZEP
Acı, sıkıntı, azap çeken.
GEZZEP
Gazap.
AÇUV
Hiddet, gazap, öfke.
VARDİYANBAŞI
Gemi süvarisi olan, azap askerinin komutanı.