İçinde AYNAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "aynak" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aynak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu aynak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aynak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KAYNAKLANABİLİR

14 harfli kelimeler

KELAYNAKGİLLER

12 harfli kelimeler

KAYNAKLANMAK, BUĞULUKAYNAK

11 harfli kelimeler

DEMİRKAYNAK, TATLIKAYNAK, KAYNAKÇILIK, KAYNAKLANMA, GÖKÇEKAYNAK, GÜMÜŞKAYNAK

10 harfli kelimeler

KAYNAKBAŞI, DURUKAYNAK, AKÇAKAYNAK, KAYNAKDÜZÜ, KAYNAKHANE, KAYNAKKAYA, KAYNAKÇACI

9 harfli kelimeler

TOPKAYNAK, ILIKAYNAK, GÜRKAYNAK, GÖLKAYNAK, KAYNAKKÖY, KAYNAKLAR, BEYKAYNAK, BEŞKAYNAK, BAŞKAYNAK, BALKAYNAK, ADIKAYNAK, TAŞKAYNAK

8 harfli kelimeler

KAYNAKLI, KAYNAKMA, ÖZKAYNAK, KAYNAKÇA, AKKAYNAK, KELAYNAK, KAYNAKÇI

7 harfli kelimeler

AYNAKOL

6 harfli kelimeler

GAYNAK, CAYNAK, BAYNAK, MAYNAK, ŞAYNAK, KAYNAK, ZAYNAK

5 harfli kelimeler

AYNAK

Bazı kelimelerin anlamları

AYNAK

Aydınlık, ışıklı. Su kıyısında yaşıyan, kara, küçük bir çeşit leylek.

GÜMÜŞKAYNAK

Elâzığ şehri, Palu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KAYNAKLANABİLİR

Kaynakla tutturulabilme durumunda olan.

KAYNAKDÜZÜ

Bingöl kenti, Adaklı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

GÖKÇEKAYNAK

Ağrı şehrinde, Doğubayazıt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KAYNAKLANMA

Kaynaklanmak işi.

AKÇAKAYNAK

Muş ili, Karaağıl bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BUĞULUKAYNAK

Van kenti, Çaldıran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KELAYNAKGİLLER

Omurgalı hayvanlardan, Kuşlar (Aves) sınıfının, leyleksiler (Ciconiiformes) takımından, gagaları uzun ve orak biçiminde krvrık olan, boyun ve bacakları uzun, sulak yerlerde yaşayan ve oldukça iri türleri olan bir familya. Kelaynak (Geronticus eremita), balıkçıl (Platalea leucorodia), çeltikçi (Plegadis falcinellus) iyi bilinen türleridir. İbisgiller.

KAYNAKÇILIK

Kaynakçının yaptığı iş.

KAYNAKBAŞI

Erzurum ili, İspir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Gümüşhane ilinde, Şiran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KAYNAKHANE

Kaynak işleri yapılmış olan yer.

DEMİRKAYNAK

Gümüşhane ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DURUKAYNAK

Adıyaman şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

TATLIKAYNAK

Bitlis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KAYNAKLANMAK

Kaynak durumunu almak.

  -   -   -  

Anlamında AYNAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AYNAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FIKIH

Bir şeyi, gereği gibi, iyice anlayıp bilme. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

BİBLİYOGRAFYA

Kaynakça.

EFEKT

Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.

AYAZMA

Rumların kutsal saydıkları kaynak veya pınar.

BİBLİYOGRAF

Bibliyografya uzmanı, kaynakları bilen uzman.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

DEVLETÇİLİK

Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi, erkincilik karşıtı. Genellikle devleti töre, kültür, hukuk vb.nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi.

AYDINLANMA

Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

DİPNOT

Metin içinde geçen herhangi bir bilgi ile ilgili olarak sayfa altına, çalışmanın sonuna konulan açıklama veya kaynak bilgisi, haşiye.

ÇAYKARA

Çay kenarında çıkan göze, kaynak, pınar. Trabzon iline bağlı ilçelerden biri.

BİBLİYOGRAFİ

Kaynakça.

ÇOKRAĞAN

Gür kaynak.

BİLANÇO

Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem. Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

BULAK

Kaynak, pınar.

ÇAĞLAYIK

Yerden ses çıkararak, gürültüyle kaynayarak çıkan genellikle sıcak su, kaynak.

BİBLİYOGRAFİK

Kaynakçayla ilgili.