İçinde AYDE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ayde" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ayde bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ayde ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ayde olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KAYDETTİREBİLMEK

15 harfli kelimeler

KAYDETTİREBİLME, KAYDEDİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

KAYDEDİLEBİLME

13 harfli kelimeler

KAYDEDEBİLMEK

12 harfli kelimeler

YUKARIAYDERE, KAYDETTİRMEK, KAYDEDEBİLME, ÇAYDEĞİRMENİ

11 harfli kelimeler

KAYDEDİLMEK, KAYDETTİRME, AŞAĞIAYDERE

10 harfli kelimeler

DOMBAYDERE, KAYDELEMEK, KAYDEDİLME, BAYDEMİRLİ

9 harfli kelimeler

KAYDEDİCİ, KAYDETMEK, PAYDEMİRİ

8 harfli kelimeler

AYDEŞMEK, YAYDEMİR, TAYDEMİR, HAYDEMAK, KAYDETME, AYDETMEK

7 harfli kelimeler

YAYDERE, ÇAYDERE, AYDEMİR, HAYDERE, AYDENİZ

6 harfli kelimeler

MAYDEN, AYDEDE, AYDEÇİ, AYDENK, SAYDEN

5 harfli kelimeler

AYDEE, KAYDE, HAYDE, GAYDE, AYDEŞ, BAYDE

4 harfli kelimeler

AYDE

Bazı kelimelerin anlamları

AYDE

Çekil, yıkıl karşımdan, haydi haydi oradan anlamında ünlem.

KAYDEDEBİLME

Kaydedebilmek işi.

YUKARIAYDERE

Ardahan ilinde, Hanak ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KAYDETTİREBİLMEK

Kaydettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DOMBAYDERE

Balıkesir ilinde, Kepsut ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KAYDETTİRME

Kaydettirmek işi.

ÇAYDEĞİRMENİ

Zonguldak şehri, Devrek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KAYDEDİLEBİLME

Kaydedilebilmek işi.

KAYDELEMEK

Bir ahenge göre türkü söylemek. Aynı tonda sesle sürekli bağırmak ya da ağlamak. Kendine özen göstermek. Salınarak yürümek.

AŞAĞIAYDERE

Ardahan kenti, Hanak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KAYDEDİLMEK

Kaydetme işi yapılmak, yazılmak.

KAYDEDİLME

Kaydedilmek işi.

KAYDEDİLEBİLMEK

Kaydedilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAYDEDEBİLMEK

Kaydetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAYDETTİREBİLME

Kaydettirebilmek işi.

KAYDETTİRMEK

Kaydetme işini yaptırmak, yazdırmak.

  -   -   -  

Anlamında AYDE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AYDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PLEYBEK

Önceden kaydedilmiş bir şarkı çalınırken, seslendirmeye uygun olarak çeşitli mimik ve hareketlerle o anda söylüyormuş gibi yapılması.

SİNEMATOGRAF

Görüntüleri film üzerine kaydetmeye yarayan araç.

İMLEÇ

Fiziksel bir olayı kendiliğinden tespit edip çizen araç, kaydedici. Konumu genellikle klavye veya fare ile denetlenen, ulaşılacak verinin yerini, yazılacak veya düzeltilecek bölümleri gösteren işaretçi.

SICAKLIKYAYAR

Bir cismin ısı değişikliklerini, yaydığı kızılötesi ışınları kaydeden cihaz, termograf.

KASET

İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu.

MATERYAL

Gereç. Yazılı, sözlü, görüntülü, kaydedilmiş her türlü belge.

MUKAYYİT

Kayıt işlerini yapan kimse. Kaydedici makine.

TEKLİ

Tek yataklı otel odası. Bir sanatçının tek eserinin veya o eserin değişik yorumlarının kaydedildiği kaset, plak vb.

SESLENDİRME

Seslendirmek işi. Sesin, çekimden sonra film üzerine geçirilmesi, kaydedilmesi, dublaj.

KAYDETME

Kaydetmek işi.

DERÇ

Alma, toplama. Kaydetme.

STEREOFONİ

Kaydedilen veya radyo ile yayımlanan sesleri, ses kaynaklarının mekândaki dağılımına uygun olarak iletme tekniği, stereo.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

PLAK

Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak. Metal nesne, plaka.

SESLENDİRMEK

Sesli duruma getirmek, sesli olmasını sağlamak. Sesi, çekimden sonra film üzerine geçirmek, kaydetmek. Hissedilen bir duyguyu, düşünülen bir fikri dile getirmek, duyurmak. Bir müzik eserini okumak.

DERKENAR

Sayfa kenarına kaydedilen yazı, çıkma.

GEÇİRMEK

Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

GRAMOFON

Önceden özel bir madde üzerine kaydedilmiş sesleri, istenildiğinde dinleten alet, sesyazar, fonograf.

SİCİL

Resmî belgelerin kaydedildiği kütük. Görevlilerin meslek yaşamlarındaki çalışma durumları. Görevlilerin meslek yaşamlarındaki çalışma durumlarının işlendiği dosya.

DİSKET

Bilgisayardaki işlemlerin kaydedildiği manyetik araç.