İçinde AYBET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "aybet" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aybet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu aybet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aybet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KAYBETMİŞLİK, KAYBETTİRMEK

11 harfli kelimeler

KAYBETTİRME

9 harfli kelimeler

KAYBETMEK, GAYBETMEK

8 harfli kelimeler

KAYBETME, GAYBETLİ

5 harfli kelimeler

AYBET

Bazı kelimelerin anlamları

AYBET

Ay yüzlü.

GAYBETLİ

Değerli, herkes tarafından sevilen (kimse için): Bizim köyün bekçisi gaybetlidir.

GAYBETMEK

Kaybetmek.

KAYBETMİŞLİK

Kaybetmiş olma durumu.

KAYBETTİRMEK

Kaybetme işini yaptırmak.

KAYBETTİRME

Kaybettirmek işi.

KAYBETME

Kaybetmek işi, yitirme.

KAYBETMEK

Yitirmek. Yenik düşmek, yenilmek.

  -   -   -  

Anlamında AYBET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AYBET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÜTÜLMEK

Oyunda, yenilmek, kaybetmek.

AVARYA

Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.

SIYIRMAK

Hızla sürtünerek bir şeyin yüzünden bir parça soymak, koparmak veya üzerini hafifçe yırtmak. Çekip kurtarmak. Çekerek çıkarmak. Hafifçe dokunarak geçmek. Akıl sağlığını kaybetmiş olmak. Sürtünerek veya çekerek bir şeyi yerinden almak, kaldırmak. Bir şeyin üstündeki örtüyü çekerek almak veya açmak. Kazıyarak, silerek üzerinde veya içinde hiçbir şey bırakmamak.

YENİLMEK

Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğramak, kaybetmek. Savaş veya yarışmada karşısındakinden aşağı durumda kalmak, kaybetmek, mağlup olmak.

SULANDIRMAK

Sulu duruma gelmesini sağlamak. Ciddiyetini, ağırlığını kaybettirmek. Su veya başka bir sıvı katıp karıştırarak yoğunluğunu azaltmak.

MECNUN

Sevdadan ötürü kendini kaybetmiş. Çılgın, deli.

KÖTÜRÜMLEŞMEK

Kötürüm duruma gelmek. Algılama özelliğini kaybetmek.

BAYILMAK

Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.

KÖRELTMEK

Körelmesini sağlamak. Yeteneğini kaybettirmek. Dumura uğratmak.

POSTMODERNİZM

Modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra XX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan çeşitli üslup ve yönelişlerin adı. Günümüz mimarisinde işlevsel olmayı bir tarafa bırakıp değişik yapı biçimlerini serbestçe kullanma eğiliminde olan üslup.

YENİLGİ

Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet. Yenilen bir ordunun, düzen bağını yitirerek asker onurunun gerektirdiği bütün bağları bozması, bozgun, hezimet. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme.

KAYBEDİLMEK

Kaybetme işi yapılmak.

TERLEME

Terlemek işi. Yaprakların gözeneklerinden buhar biçiminde su kaybetmeleri.

SULANMAK

Sulama işi yapılmak. Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma. Sulu duruma gelmek. Göz yaşarmak. Birine karşı duyulan cinsel isteği kendisine sezdirmek, yeşillenmek. Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek. İmrendiğini açığa vurmak.

KANSIZ

Kanı olmayan. Duygusuz ve korkak. Kan dökmeden yapılan. Kanı az olan, çok kan kaybetmiş olan, anemik.

TAVSAMAK

Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek.

CEZBELENMEK

Cezbeye tutulmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek.

YİTİRMEK

Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek. Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek. Yanlış yola girmek, kaybolmak. Yakın birini ölüm sonucu kaybetmek.

SANDALYESİZ

Sandalyesi olmayan. Koltuktan inmiş, koltuğunu kaybetmiş.

EROZYON

Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl. Değer veya saygınlık kaybetme.