Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aybet" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aybet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aybet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aybet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AYBET
AYBET
Ay yüzlü.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYBET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEZBELENMEK
Cezbeye tutulmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek.
POSTMODERNİZM
Modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra XX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan çeşitli üslup ve yönelişlerin adı. Günümüz mimarisinde işlevsel olmayı bir tarafa bırakıp değişik yapı biçimlerini serbestçe kullanma eğiliminde olan üslup.
ÜTÜLMEK
Oyunda, yenilmek, kaybetmek.
KANSIZ
Kanı olmayan. Duygusuz ve korkak. Kan dökmeden yapılan. Kanı az olan, çok kan kaybetmiş olan, anemik.
BAYILMAK
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.
MECNUN
Sevdadan ötürü kendini kaybetmiş. Çılgın, deli.
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet. Yenilen bir ordunun, düzen bağını yitirerek asker onurunun gerektirdiği bütün bağları bozması, bozgun, hezimet. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme.
TAVSAMAK
Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek.
KAYBETME
Kaybetmek işi, yitirme.
TERLEME
Terlemek işi. Yaprakların gözeneklerinden buhar biçiminde su kaybetmeleri.
SIYIRMAK
Hızla sürtünerek bir şeyin yüzünden bir parça soymak, koparmak veya üzerini hafifçe yırtmak. Çekip kurtarmak. Çekerek çıkarmak. Hafifçe dokunarak geçmek. Akıl sağlığını kaybetmiş olmak. Sürtünerek veya çekerek bir şeyi yerinden almak, kaldırmak. Bir şeyin üstündeki örtüyü çekerek almak veya açmak. Kazıyarak, silerek üzerinde veya içinde hiçbir şey bırakmamak.
SULANDIRMAK
Sulu duruma gelmesini sağlamak. Ciddiyetini, ağırlığını kaybettirmek. Su veya başka bir sıvı katıp karıştırarak yoğunluğunu azaltmak.
SULANMAK
Sulama işi yapılmak. Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma. Sulu duruma gelmek. Göz yaşarmak. Birine karşı duyulan cinsel isteği kendisine sezdirmek, yeşillenmek. Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek. İmrendiğini açığa vurmak.
KÖTÜRÜMLEŞMEK
Kötürüm duruma gelmek. Algılama özelliğini kaybetmek.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl. Değer veya saygınlık kaybetme.
SANDALYESİZ
Sandalyesi olmayan. Koltuktan inmiş, koltuğunu kaybetmiş.
KAYBEDİLMEK
Kaybetme işi yapılmak.
YENİLMEK
Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğramak, kaybetmek. Savaş veya yarışmada karşısındakinden aşağı durumda kalmak, kaybetmek, mağlup olmak.
KÖRELTMEK
Körelmesini sağlamak. Yeteneğini kaybettirmek. Dumura uğratmak.