Kelimeler arşivinde; içinde "atık" olan, toplam 57 tane kelime bulunuyor. İçerisinde atık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu atık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında atık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KATIKÇORBASI, AŞAĞIKATIKLI
ÇATIKLAŞMAK, KATIKSIZLIK
KATIKLAMAK, GATIKSAMAK, ÇATIKLAŞMA, KATIKETMEK, KATIKSIMAK, TATLIKATIK, KATIKSIZCA
AKÇAKATIK, YATIKSIRT, KARATIKIZ, MAMATATIK, KATIKDAMI, KATIKLAMA, AKÇAGATIK, AKCAKATIK, AHCIKATIK, NATIKASIZ, KATIKLIAŞ
YILMATIK, KATIKLAŞ, KATIKARA, YATIKENT, BALKATIK, KATIKSIZ, ANDATIKA, ÇATIKLIK, NATIKALI
YARATIK, ORNATIK, SATIKÇI, KATIKLI, SATIKÖY, KATIKSI, AKKATIK, ATIKMAK, ÇATIKSU, YATIKIN, GATIKLI
LATIKA, SATIKA, PATIKO, NATIKA
PATIK, NATIK, SATIK, KATIK, GATIK, TATIK, YATIK, ÇATIK, FATIK, BATIK
ATIK
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
ÇATIKLAŞMAK
Çatık duruma gelmek.
KATIKÇORBASI
Sulandırılmış yoğurdun içine yarma, un ve nohut konulup karıştırılarak pişirilen bir çeşit çorba.
KATIKLAMAK
Katık etmek. Çorbayı yoğurtlamak. Az az yemek. Abartmak. Dayanmak, sabretmek. Eşcinsi ile cinsel ilişkide bulunmak (erkek için).
TATLIKATIK
Yağı alınmamış yoğurttan yapılan bir çeşit peynir.
KATIKSIMAK
Peynir, çökelek, yağ ve benzerleri yiyecekler tuzlanarak yenecek duruma gelmek.
KATIKETMEK
Az az yemek.
KARATIKIZ
Az tatlı, ekşimsi bir çeşit armut.
ÇATIKLAŞMA
Çatıklaşmak işi.
AKÇAKATIK
Yağlı ve süzülmüş yoğurttan yapılan ve kışa saklanan bir çeşit peynir.
KATIKSIZLIK
Katıksız olma durumu.
KATIKSIZCA
Katıksız bir biçimde.
YATIKSIRT
Van kenti, Erçek bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GATIKSAMAK
Peynir, acımtırak bir tat almak.
MAMATATIK
Anlayışsız, aptal.
AŞAĞIKATIKLI
Erzurum ilinde, Şenyurt nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KANALİZASYON
Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan sistem, lağım döşemi, şebeke.
GERMEN
Canlı yaratıklarda gametlere dayanan ve gametlerle taşınan üreme ögelerinin tümü.
HORTLAK
Mezardan çıkarak insanları korkuttuğuna inanılan yaratık. Hortlamış.
İLİŞKEN
Deniz dibinde batık ve atıkların oluşturduğu tabaka.
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).
ABUS
Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.
BASTON
Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış olan araç. Geminin baş tarafındaki yatık direğin dışarıya doğru uzanan parçası.
ÇATIKLIK
Çatık olma durumu.
DESTUR
İzin, müsaade. (destu:r) "Yol verin, savulun, izin verin" anlamlarında kullanılan bir söz. (destu:r) Karanlık, ıssız yerlere pis veya atık su dökerken cin çarpmasın diye yüksek sesle söylenen bir söz.
CANLI
Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
BOŞALTI
Boşaltım. Vücuttan atılan dışkı, balgam, idrar vb. atıkların genel adı.
İNTAK
Konuşturma söyletme. Kişileştirilen varlıklara, hayalî yaratıklara söz söyletme sanatı, dillendirme.
GİDER
Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.
CAĞ
Parmaklık, korkuluk. Hamam, duş, banyo vb. yerlerde atık suyun akmasını sağlayan delik. Lavabo, banyo. Büyük bez veya deri torba, cav.
HAYVAN
Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
ÇEKİK
Yanlara doğru çekilerek gerilmiş gibi olan. İçeriye doğru kaçmış, batık.
DOĞAL
Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
ÇATKIN
Çatık.
ÇATILDAMAK
Çatık duruma gelmek.