Kelimeler arşivinde; içinde "atım" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde atım bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu atım ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında atım olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAHSİSATIMESTURE
ANLATIMSALLIK
YARATIMCILIK, ANLATIMCILIK, OYNATIMCILIK, AŞIRIANLATIM, ANLATIMBİLİM, GALATIMEŞHUR
YAYIBATIMAK, GÖZALDATIMI
YAVAŞLATIM, SATIMCILIK, YARATIMSAL, ANLATIMSAL
ANLATIMLI, OYNATIMCI, ÖNOYNATIM, ÖZANLATIM, DONATIMCI, YARATIMCI, ANLATIMCI, ALAFATIMA, ATIMCILIK
KAVRATIM, ÇITLATIM, YATIMINA, SATIMLIK, YATIMKAR, KATIMLIK
TIMATIM, SATIMCA, YATIMLI, ANLATIM, ORNATIM, KATIMAK, GATIMUK, DONATIM, YARATIM, SATIMCI, OYNATIM
İÇATIM, ATIMCI, UZATIM
YATIM, SATIM, KATIM
ATIM
ATIM
Atma işi. Atılan bir şeyin gidebildiği uzaklık.
YAYIBATIMAK
Otlatmakta olmak.
ANLATIMSALLIK
Anlatımsal olma durumu.
GÖZALDATIMI
(Resim, Heykel) Özellikle resimde, konuyu canlı gibi göstermek için ayrıntıların en küçük parçalarına giderek, resmi ele alınan şeyden ayırt edilemeyecek duruma getirme.
ANLATIMBİLİM
Anlamın bütün incelik ve derinliğiyle kavratma yollarını inceleyen; söze duygu ve imgenin sindiriliş yollarını konu edinen dil ve yazın bilgisi.
ANLATIMSAL
Anlatımla ilgili.
SATIMCILIK
Satımcının yaptığı iş.
OYNATIMCILIK
Oynatımcının yaptığı iş.
ANLATIMCILIK
Dışa vurumculuk.
AŞIRIANLATIM
Bir tutumun değişik konumlarını ya da dizillerini dile getiren anlatımlar içinde en aşırı olanı. bk. ılımlı sınar.
TAHSİSATIMESTURE
Örtülü ödenek.
ANLATIMLI
Düşünce ve duyguyu güçlü ve canlı bir biçimde anlatan.
GALATIMEŞHUR
Yaygınlaştığı için yanlışlığına önem verilmeden kullanılagelen söz, deyim, terim, yaygın yanlış.
YARATIMSAL
Yaratım ile ilgili.
YAVAŞLATIM
Bir fiziksel ya da kimyasal olayın yürümesini engelleme ya da durdurma.
YARATIMCILIK
Yaratımcı olma durumu. Evrenin, canlı cansız bütün doğanın, ayrı ayrı ve bugünkü biçimleri içinde, tek bir yaratma eylemi ile var kılınmış olduğunu savunan, değişme ve evrime yer vermeyen dinsel bir öğreti.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BORSA
Bazı tüccarların ve özellikle sarraflarla değerli kâğıt ve tahvil alışverişiyle uğraşanların alım satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer.
DOLDURMA
Doldurmak işi. Yükleme. Gereksiz söz ve benzetmelerle dolu anlatım.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.
DEYİŞ
Deme, söyleme işi. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Halk şiiri, halk türküsü. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup.
DENEME
Denemek işi, sınama. Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan. Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düzyazı türü.
DETERMİNANT
Birkaç bilinmeyenli birinci dereceden eşitlik sistemlerini çözmede kullanılan yardımcı cebirsel anlatım.
DEĞİŞTİRMEK
Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Anlatıma yeni bir içerik vermek. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Birini bırakıp başkasını kullanmak.
DOLAYLAMA
Tek kelimeyle belirtilebilecek bir kavramı güçlü ve etkin bir anlatım için birden fazla kelimeyle anlatma: Atatürk yerine büyük kurtarıcı veya Ankara yerine Türkiye'nin kalbi demek gibi.
ALIŞVERİŞ
Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
BEYAN
Bildirme. Bir eserde, düşüncelerin, duyguların, hayallerin doğuş ve değerlerini, bunların anlatımında tutulacak yolları konu edinen bir edebiyat bilgisi dalı.
BİLGİSAYARCI
Bilgisayar alım satımcısı. Bilgisayar programcısı, yapımcısı ya da mühendisi.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
DADACILIK
Savaşa ve toplumsal düzensizliğe karşı başkaldırmadan doğan bir sanat akımı, Dadaizm. 1916'da dil ve estetik kurallarını tanımayan, kelimelerin anlamlarına değer vermeyen, anlatımda başıboş ve alabildiğine çağrışımlara dayanan bir yol izleyen, bile bile kapalılığa sapan bir çığır, Dadaizm.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
DEYİ
Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.
BAHARATÇI
Baharat alım satımıyla uğraşan kimse, baharcı.
DONATIMCI
Bir film veya tiyatro eseri için gerekli sahne donatımı işini yöneten kimse.