Kelimeler arşivinde; içinde "atrik" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde atrik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu atrik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında atrik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PİLOMATRİKSOM
PARATRİKİYAL, PİLOMATRİKOM
PATRİKHANE
PATRİKLİK, ATRİKOZİS, PEDİATRİK, SİKATRİKS, SİMPATRİK
ATRİKİYA, SKATRİKS
MATRİKS, ATRİKÖZ
PATRİK
ATRİK
ATRİK
Bakterilerde hiçbir flagellumun olmaması, atriköz. Bakteride kamçı bulunmaması durumu.
ATRİKOZİS
Atrikiya.
PATRİKLİK
Patrik olma durumu. Patriğin görevi veya makamı.
PATRİKHANE
Patriğin görev yaptığı bina.
PİLOMATRİKOM
Primitif kıl matriksinden köken alan, sınırları belirgin ve makroskobik olarak trikoepitelyoma benzeyen, köpeklerde ve daha az olarak da kedilerde görülen tümör, pilomatriksom, Malherbe epitelyomu, Malherbe nekrotik ve kalsifiye epitelyom, kalsifiye epitelyom.
ATRİKÖZ
Atrik.
PEDİATRİK
Çocuk hastalıkları ile ilgili.
SKATRİKS
Yara izi.
PARATRİKİYAL
Kılın veya kıl folikülünün kenarında olan.
SİMPATRİK
Aynı coğrafik alanda bulunan.
PİLOMATRİKSOM
Pilomatrikom.
PATRİK
Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı.
SİKATRİKS
Yara izi.
ATRİKİYA
Kalıtsal olarak kıl bulunmaması, atrikozis.
MATRİKS
İçinde birçok biyolojik olayın meydana geldiği, akıcılığı az, cansız bir sıvı ortam.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATRİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OSTEOSİT
Olgunlaşmış (lamelli) kemik matriksinde bulunan, Havers kanalı etrafına genellikle halkasal sıralanmış, sitoplazmik uzantılarıyla birbirlerine ya da Havers kanalı ya da Volkmann kanalına uzanarak beslenen, osteoblastların farklılaşmasıyla oluşan esas kemik hücreleri. Kemik dokuyu oluşturan kemik hücreleri. Kemik matriksinin korunmasından sorumlu olan, lakuna içerisinde yer alan ve sitoplazmik uzantıları ince kanalcıklardan oluşan olgun kemik hücreleri, kemik hücresi. Bu hücrelerin kan kalsiyum düzeyinin korunması ve kemik matriksini üretme gibi görevleri bulunur.
DEZMOZOM
Hayvan epitel dokularında yan yana gelen hücreler arasında teşekkül eden birleşme yerleri. Kemer dezmozomlar hücrenin çevresini devamlı bir kanal şeklinde sarar. Nokta dezmozomlar (spot, düğme dezmozomları) halkasal bir temas noktası teşkil eder. Yarı dezmozomlar (hemidezmozom) bazal laminaya bitişik hücrede bulunur ve integrin grubu moleküllerle matrikse bağlanmıştır. Nokta dezmozomlarda karşılıklı gelen hücre zarlarında plakoglobin denilen proteinden oluşan adezyon plağı bulunur. Hücreler arası aralık biraz daha geniş olup iki hücre kaderin grubu dezmoglein, dezmokolin gibi ipliksi proteinlerle birbirine bağlanır.
OSTEOİT
Yeni sentezlenmiş, henüz kalsifiye olmamış kemik matriksi. Osteoblastların salgıladığı henüz kalsifiye olmamış kemik matriksi. Kemik benzeri. Kemik dokusunun organik kısmını oluşturan, proteinlerin karışımından oluşan ve osteoblastlar tarafından üretilen temel madde. Organik maddeler kollajen ile glikoproteinler ve proteoglikanlardan oluşur. Bu dokuda osteoblastlar salgıladıkları madde içerisinde yer alırlar.
FENERLİLER
Divan-ı Hümayun çevirmenliği, 1. yüzyıldan sonra da Eflak ve Buğdan Beyliği yapan Fener'deki Rum Patrikhanesi çevresinde toplanmış Rumlara verilen ad.
TELOFAZ
Hücre bölünmesinde karyokinezin son safhası olarak bilinen, kutuplara giden kromozomların çözülmeye başladığı, daha gevşek hâle geldiği, çevrelerinde çekirdek kılıfını meydana getirecek zarların yer aldığı, çekirdekçiğin görülmeye başladığı, mikrotüpçük ve filâmentlerin depolimerize olduğu ve bunu takiben sitoplâzma bölünmesinin olacağı safha. Hücre bölünmesinde karyokinezin son evresi olarak bilinen, kutuplara giden kromozomların çözülmeye başladığı, daha gevşek hâle geldiği, çevrelerinde çekirdek kılıfını meydana getirecek zarların yer aldığı, çekirdekçiğin görülmeye başladığı, mikrotüpçük ve filamentlerin depolimerize olduğu ve bunu takiben sitoplazma bölünmesinin olacağı evre. Hücre bölünmelerinin mitoz ve mayoz bölünme evrelerinde kromozomların karşı kutuplara çekilmesi, sitoplazmanın bölünmesi ve kromozomların matrikslerini kaybetmesinin gerçekleştiği yumak görünüşlü son evresi. Mitoz ya da mayoz bölünmelerinin dördüncü ve son safhası; kromozomların kutuplarda toplanması, aster ve iğ ipliklerinin kaybolması, çekirdek zarının oluşması, sitoplâzmanın ortadan ikiye ayrılması.
BİYOFİLM
Organizmaların sucul bir ortamda kayalar ve bitkiler üzerinde ince bir film tabakası oluşturması. Herhangi bir yüzeye yapışan ve kendi ürettikleri polisakkarit matriks içerisinde üreyen, uzaklaştırılması zor mikroorganizma tabakası.
İNTEGRİNLER
Hücre dışı matrikste bulunan fibronektin, kollagen ve fibrinojen gibi yapışma proteinlerindeki arjinin, glisin, aspartik asitten oluşan tripeptitlere bağlanan hücre zarındaki reseptör gruplarından biri. LFA-1, Mac-1, Gp 150/95, PS antijenleri, VLA antijenleri gibi.
VİTRONEKTİN
Hücre dışı matrikste bulunan ve yapışmayı sağlayan bir protein.
KAVAS
Elçilik veya konsolosluklarda görev yapan hizmetli. Banka, patrikhane, otel vb. yerlerde hizmetli veya koruma görevlisi. Elçilik ve konsolosluklarda koruma görevlisi.
RİBOZOM
Bütün ökaryot hücrelerde çok sayıda hem serbest olarak sitoplâzmada, hem de endoplâzmik retikuluma bağlı olarak, ayrıca ökaryot hücre sitoplâzmasınınkinden daha küçük hâlde mitokondri ve kloroplâstların matriksinde bulunan, prokaryot hücrelerde ise sitoplâzmada bulunan, elçi RNA'nın tercüme edilerek proteinin sentezlendiği, sitoplâzmanın bir bölgesinde yoğun olarak bulunarak polizom veya poliribozom denilen grupları meydana getiren, E.coli'de 50 S ve 30 S, ökaryotlarda 60 S ve 40 S çökme kat sayısına sahip biri büyük, biri küçük iki alt birimden yapılmış, küçük alt birimleri ile elçi RNA'ya, büyük alt birimleri ile de endoplâzmik retikuluma bağlanan, RNA ve proteinden yapılmış, E.coli'de 52, ökaryotlarda yaklaşık 80 kadar çeşit protein kapsayan hücre organeli. Hücre sitoplazmasında aminoasitlerden protein sentezinin gerçekleştiği, RNA ve protein kompleksinden oluşmuş ultramikroskobik organellerden her biri. Hücrede mRNA' nın mesajına göre protein sentezlemektensorumlu, ribozomal RNA ve proteinlerden meydana gelen, büyük ve küçük iki alt birimden oluşan, sitoplazma ve endoplazmik retikuluma bağlı olarak bulanan hücre içi organellerden biri.
KARNİTİN
B7 vitamini. Yağ asitlerini sitoplazmadan mitokondri matriksine taşıyan, aerobik kas kasılmalarında hiperemiyi, hipoglisemiyi, karaciğer yetmezliğini ve kalp rahatsızlıklarını engelleyici etkisi olan, organizmada lizin ve metiyonin amino asitlerinden sentezlenebilen, azot içeren kısa zincirli bir karboksilik asit, T vitamini, BT vitamini, termitin.
METROPOLİT
Ortodokslarda patrikten sonra gelen ve bir bölgenin din işlerine başkanlık eden din adamı.
DİSPİREM
Mitoz bölünmenin telofaz evresinde, kromozomların matrikslerinin erimesi sonucu, hücre kutuplarında ortaya çıkan çift yumaklı görüntülü oluşum. Kronemalar gevşeyip uzayarak yumaklanma yaparlar.
KONDRONEKTİN
Kıkırdak matriksinde bulunan ve kondrositlerin kollagenle bağlanmasını sağlayan bir glikoprotein.
LOĞOFET
(Yunancadan) Rum Patrikhanesinde, patriklerle hükümet arasındaki işlere aracılık eden görevlinin sanı.
OSTEOBLAST
Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini sentezleyen öncü kemik hücresi. Kemikte osteoit adı verilen kireçleşmemiş temel maddeyi salgılayan ve daha sonraları etkinliklerini azaltarak osteositlere dönüştüren yassı, eozinofilik, kemik yapıcı hücre. Kemik meydana getiren göze; özellikle genç kemiklerde bulunur. Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini (glikozaminoglikanlar ve kollagen tip I) sentezleyen kemik hücresi.
İNTEGRİN
Hücre dışı matrikste bulunan fibronektin, kollajen ve fibrinojen gibi yapışma proteinlerindeki arjinin, glisin, aspartik asitten oluşan tripeptitlere bağlanan, hücrelerle hücreler ve hücrelerle hücre dışı matriks arasındaki bağlantıya aracılık eden hücre zarındaki yapışma proteinlerinden ve almaç gruplarından biri.
LANUGO
Ayva tüyü, ince kıl. Fetüste ilk aylarda çıkan ve doğum anında dökülen ince kıllar. Bunun yerinde sonradan matriks piliden gelişen kalın çaplı keratinize kıllar ortaya çıkar.
HİYALOPLAZMA
Sitoplazma. Sitoplâzma için kullanılan eski bir terim, sitoplâzmik matriks. Bitki hücrelerinin dış sitoplâzması.
OSTEOKLAST
Kemik yıkımında görev alan ve tek çekirdekli fagosit sistemine dâhil olan, çok çekirdekli bir kemik hücresi. Kemik yıkımını gerçekleştiren, kemiklerin rezorpsiyon yüzeylerine yakın olarak bulunan, iç boşluklar meydana getiren, 3-50 arasında monositin birleşmesinden oluşan büyük sitoplazmalı, sitoplazmaları asit yapıda ve lizozom içeren büyük, mononukleer fagositer sistemi içeren, çok çekirdekli dev fagositik hücre. İyi gelişmeyen granüllü endoplazma retikulumu ve çok sayıda Golgi, mitokondriyon ve bağımsız ribozomları içeren, paratiroit bezinin salgısı olan parathormonla uyarılarak kemik matriksinin rezorpsiyonunu artırarak dolaşıma kalsiyum ve diğer iyonları veren hücredir. Kemik yıkımında görev alan ve mononükleer fagosit sistemine dahil olan çok çekirdekli büyük kemik hücresi.