Kelimeler arşivinde; içinde "astik" olan, toplam 56 tane kelime bulunuyor. İçerisinde astik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu astik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında astik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PLASTİKLEŞTİRİCİ
PARANEOPLASTİK, LOTTİNOPLASTİK, JİMNASTİKÇİLİK, ISILPLASTİKLER, ANTİNEOPLASTİK
TRİPLOBLASTİK, MİYELOBLASTİK, MASTİKATORYUS
HİPERPLASTİK, OSTEOKLASTİK, OSTEOBLASTİK, POLİOKLASTİK, DİPLOBLASTİK, PLASTİKÇİLİK, TERMOPLASTİK
JİMNASTİKÇİ, CİMNASTİKÇİ, ELASTİKİYET, METAPLASTİK, MEZOBLASTİK, MONOPLASTİK, LASTİKÇİLİK
NEOPLASTİK, PLASTİKLER, LASTİKOTİN, ELASTİKLİK, DİSPLASTİK, PLASTİKLİK, ANAPLASTİK, SPASTİKLİK
JİMNASTİK, ONOMASTİK, FANTASTİK, PLASTİKÇİ, SKOLASTİK, LASTİKSİZ, CİMNASTİK, ELASTİKUS
ELASTİKİ, APLASTİK, LASTİKLİ, LASTİKÇİ, İÇLASTİK
SPASTİK, IRASTİK, PLASTİK, MASTİKA, ELASTİK, BASTİKA
PASTİK, NASTİK, GASTİK, BASTİK, LASTİK
ASTİK
ASTİK
Pezevenk.
HİPERPLASTİK
Hiperplazi durumuyla belirgin.
TRİPLOBLASTİK
Embriyonik gelişim sürecinde endoderm, mezoderm ve ektoderm tabakalarının her üçünün de oluşması. Üç embriyo tabakasından (endoderm, ektoderm, mezoderm) oluşan embriyo.
PARANEOPLASTİK
Kanser olgularında kanserle birlikte ve ona bağlı olarak görülen.
PLASTİKÇİLİK
Plastikçinin işi veya mesleği.
PLASTİKLEŞTİRİCİ
Sert plastiklere ilave edilip onları yumuşak, işlenebilir, kalıplanabilir hale getiren katkı maddesi. Örn; Trikresil fosfat PVC'ye ilave edildiğinde ürünü yumuşak ve kauçuğumsu yapar.
ISILPLASTİKLER
Isıtılınca yumuşayıp eriyen ve kalıplanabilen, soğutulunca katılaşan plastikler.
DİPLOBLASTİK
Embriyonik gelişim sürecinde sadece endoderm ve ektodermin oluşması durumu, iki tabakalılık. Sölenterlerde ve süngerlerde olduğu gibi sadece iki embriyo tabakasına (ektoderm ve endoderm) sahip olma durumu.
ANTİNEOPLASTİK
Tümör hücrelerinin gelişimini önleyen.
OSTEOBLASTİK
Kemik oluşumunu artırıcı etkinlik.
LOTTİNOPLASTİK
(Heykel) Bir çeşit kalıp alma tekniği. Kabartma üzerine hafif yağ sürülür. Üstüne kolalanmış kâğıtlar yayılır. Bir elbise fırçası ile kolalı kağıt, alttaki kabartma girinti ve çıkıntılarına iyice girinceye kadar sürtülür. Kâğıt kuruduktan sonra kabartmadan çıkarılır. İçine alçı dökümü yapılarak özgünün kopyası elde edilir.
POLİOKLASTİK
Sinir sisteminin boz maddesini tahrip eden.
JİMNASTİKÇİLİK
Jimnastikçinin yaptığı iş.
OSTEOKLASTİK
Kemik rezerpsiyonunu artırıcı etkinlik.
MASTİKATORYUS
Çiğnetici, çiğnemeye yarayan.
MİYELOBLASTİK
Miyeloblastlarla ilgili olan. Miyeloblastlar gösteren, miyeloblastların bulunuşuyla belirgin.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASTİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARDAKALTI
Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.
BONCUK
Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.
BİDON
İçine çeşitli maddeler konulan, sac, plastik veya çinkodan yapılmış kap.
BARPARALEL
Düşey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
BARET
Küçük takke, papaz takkesi. İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık. Bir süs iğnesi türü.
BANT
Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.
BARFİKS
Çeşitli beden hareketleri yapmaya elverişli 1-1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı.
BEBEK
Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.
BOT
Küçük gemi. Ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. Uzun konçlu, kapalı ayakkabı.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
CETVEL
Doğru çizgileri çizmeye yarayan, dereceli veya derecesiz, tahtadan, plastikten, madenden yapılmış araç, çizgilik. Liste, çizelge.
CIRT
Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe.
AEROBİK
Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.
BİGUDİ
Kadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç, sarmaç.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
BURÇ
Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
AYAKKABI
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.