Kelimeler arşivi içinde; sonunda "astik" olan, toplam 34 adet kelime bulunmaktadır. Sonu astik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında astik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde astik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
LOTTİNOPLASTİK, PARANEOPLASTİK, ANTİNEOPLASTİK
TRİPLOBLASTİK, MİYELOBLASTİK
DİPLOBLASTİK, OSTEOBLASTİK, OSTEOKLASTİK, HİPERPLASTİK, POLİOKLASTİK, TERMOPLASTİK
METAPLASTİK, MEZOBLASTİK, MONOPLASTİK
ANAPLASTİK, DİSPLASTİK, NEOPLASTİK
CİMNASTİK, SKOLASTİK, ONOMASTİK, JİMNASTİK, FANTASTİK
APLASTİK, İÇLASTİK
IRASTİK, SPASTİK, PLASTİK, ELASTİK
ASTİK
Pezevenk.
ANTİNEOPLASTİK
Tümör hücrelerinin gelişimini önleyen.
OSTEOBLASTİK
Kemik oluşumunu artırıcı etkinlik.
POLİOKLASTİK
Sinir sisteminin boz maddesini tahrip eden.
TRİPLOBLASTİK
Embriyonik gelişim sürecinde endoderm, mezoderm ve ektoderm tabakalarının her üçünün de oluşması. Üç embriyo tabakasından (endoderm, ektoderm, mezoderm) oluşan embriyo.
MİYELOBLASTİK
Miyeloblastlarla ilgili olan. Miyeloblastlar gösteren, miyeloblastların bulunuşuyla belirgin.
LOTTİNOPLASTİK
(Heykel) Bir çeşit kalıp alma tekniği. Kabartma üzerine hafif yağ sürülür. Üstüne kolalanmış kâğıtlar yayılır. Bir elbise fırçası ile kolalı kağıt, alttaki kabartma girinti ve çıkıntılarına iyice girinceye kadar sürtülür. Kâğıt kuruduktan sonra kabartmadan çıkarılır. İçine alçı dökümü yapılarak özgünün kopyası elde edilir.
TERMOPLASTİK
Isıtılınca parçalanmadan yumuşayan ve kalıplanabilen, soğutulduğunda ise sertleşen doğal mumlar, reçineler ,naylon, polietilen ve polistiren gibi organik çözücülerde çözünen plastik maddeler.
MEZOBLASTİK
Embriyonun mezoderminden meydana gelen.
MONOPLASTİK
Tek bir formu olma. Bir kloroplâstı olan hücre.
DİPLOBLASTİK
Embriyonik gelişim sürecinde sadece endoderm ve ektodermin oluşması durumu, iki tabakalılık. Sölenterlerde ve süngerlerde olduğu gibi sadece iki embriyo tabakasına (ektoderm ve endoderm) sahip olma durumu.
OSTEOKLASTİK
Kemik rezerpsiyonunu artırıcı etkinlik.
HİPERPLASTİK
Hiperplazi durumuyla belirgin.
PARANEOPLASTİK
Kanser olgularında kanserle birlikte ve ona bağlı olarak görülen.
ANAPLASTİK
Köken aldığı hücreye az veya hiç benzemeyen hücre veya doku.
METAPLASTİK
Metaplaziyle ilgili olan. Metaplazi gösteren, metaplazi sonucu oluşan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASTİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARET
Küçük takke, papaz takkesi. İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık. Bir süs iğnesi türü.
BARDAKALTI
Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.
BANT
Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.
BONCUK
Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
AEROBİK
Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.
BARPARALEL
Düşey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı.
CIRT
Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe.
BİDON
İçine çeşitli maddeler konulan, sac, plastik veya çinkodan yapılmış kap.
BOT
Küçük gemi. Ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. Uzun konçlu, kapalı ayakkabı.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
BEBEK
Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.
CETVEL
Doğru çizgileri çizmeye yarayan, dereceli veya derecesiz, tahtadan, plastikten, madenden yapılmış araç, çizgilik. Liste, çizelge.
AYAKKABI
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
BURÇ
Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
BARFİKS
Çeşitli beden hareketleri yapmaya elverişli 1-1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı.
BİGUDİ
Kadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç, sarmaç.