Kelimeler arşivinde; içinde "asker" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde asker bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu asker ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında asker olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ASKERİLEŞTİRİLMEK
ASKERİLEŞTİRİLME
ASKERİLEŞTİRMEK
ASKERİLEŞTİRME
ASKERİLEŞMEK
ASKERİLEŞME, KAZASKERLİK, ASKERCESİNE, SERASKERLİK
KADİRASKER, ASKERCİLİK
ASKERİLER
SERASKER, KAZASKER, ASKERLİK, ASKERİYE
ASKERCİ, ASKERCE
ASKERİ
ASKER
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
ASKERİLEŞTİRME
Askerileştirmek işi.
KADİRASKER
Van şehri, Deliçay bucağına bağlı bir bölge.
KAZASKER
İlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi. Osmanlı döneminde mahkemelerin en yetkilisi.
ASKERİLEŞME
Askerileşmek işi.
ASKERİLEŞTİRİLMEK
Askerileştirme işine konu olmak.
KAZASKERLİK
Kazaskerin yaptığı iş. Kazaskerin rütbesi ve makamı.
ASKERCESİNE
Askerce.
ASKERİLEŞTİRMEK
Asker yönetimine geçirmek. Bir şeye askerlik niteliği kazandırmak.
ASKERİLER
Osmanlı toplumunda, gördükleri hizmet karşılığı olarak vergi yükümlüsü olmayan asker, ilmiye ve başka beratlılar sınıflarının genel adı.
ASKERCİLİK
Askerci olma durumu. Bir tür çocuk oyunu.
ASKERİLEŞTİRİLME
Askerileştirilmek işi.
ASKERİLEŞMEK
Bir yer askerlikle ilişkili duruma gelmek, askerlik niteliği kazanmak.
ASKERLİK
Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye.
SERASKER
Sadrazamlık göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin unvanı.
SERASKERLİK
Seraskerin görevi veya makamı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASKER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASESBAŞI
Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı.
BAĞLANTISIZ
Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.
BEYLİK
Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.
BEDEL
Değer, fiyat, kıymet. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.
ATLI
Atı olan. Ata binmiş kimse, süvari. Binek atı kullanan (asker veya asker sınıfı).
BAŞIBOZUK
Düzensiz topluluk. Karışık, içinden çıkılamayan. Askerlerin arasına katılmış sivil savaşçı.
AST
Alt. Birine göre alt aşamada olan kimse, madun. Rütbe veya kıdemce küçük olan asker. Birinin buyruğu altında olan görevli, madun.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
ASKERCE
Asker gibi. (aske'rce) Askere yakışır bir biçimde, askercesine.
BAHRİYELİ
Deniz Kuvvetlerine bağlı asker. Deniz Harp Okulu öğrencisi.
ASKERCİ
Asker yanlısı olan kimse.
ASKERİYE
Askerlik.
BAYRAKALTI
Askerlik.
ASTSUBAY
Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.
CEBECİ
Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
BEDELCİ
Bedel ödediği için askerliğini kısa süreli olarak yapan kimse.
BAKAYA
Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar. Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler. Kalıntılar.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.