ASKIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "askın" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. askın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu askın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde askın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ASKIN

Akarsuların kaynak düzeyi: Askını yüksek sular hızlı akar.

ASKINTI

Başkalarının sırtından geçinen (kimse). Karşı cinsi rahatsız eden (kimse).

  -   -   -  

Anlamında ASKIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ASKIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TAŞKIN

Taşmış bir durumda olan. Aşırı. Su baskını, seylap, feyezan.

BASA

Fazla, baskın, üstün: Yemeğe yağı kısa, tuzu basa koy. Arkasından, hemen sonra: Ahmedin izi basa ben de geldim. Fazla, üstün, baskın. Arka.

BASKINCI

Baskın yapan kimse.

YAĞMA

Yağmak işi. Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, talan. Baskın veya zor kullanarak elde edilmiş olan. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul.

YANCI

Kahvelerde oynanan oyunları seyreden ve bedavadan yiyip içen kimse. Düşmana karşı ilerleyen bir kuvvetin yandan gelebilecek baskınlardan korunmak amacıyla oluşturduğu emniyet birliği.

ŞERGİL

Askıntı, baş belası.

BAŞATLIK

Baskınlık.

ASİMİLASYON

Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.

BÖLME

Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.

BASAKLAMAK

Baskın yaparak yakalamak, üstüne çökmek: Ahmet eşkiyayı basakladı. Kadına, tecavüz etmek.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

ULUSÖTESİ

Baskın ulusal kimliği olmayan, belirli devletlerin politikalarıyla kontrol edilemeyen, kurallarla kısıtlanamayan.

YEĞİN

Zorlu, katı, şiddetli. Baskın, üstün, iyi.

BASGIN

Cin tuttuğuna inanılan hasta. Bol bol, yığın yığın. Çok yağmurdan sonra birden kuruyan topraktan ürün çıkamama. Baskın.

BAŞAT

Baskın.

SEYLAP

Su baskını, taşma, taşkın, feyezan.

DOMİNANT

Baskın.

NOSTALJİ

Geçmişte kalan güzelliklere olan özlem duygusu ve bu duygunun baskın bir duruma gelmesi, geçmişseverlik, gündedün. Değişime karşı duyulan korku sonucu geçmişe sığınma duygusu, geçmişseverlik, gündedün.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

BASGUN

Baskın, saldırma. Pek-çok, yığın yığın, bol. Üstün. Baskın.