İçinde ARINTI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "arıntı" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde arıntı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu arıntı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında arıntı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

BOZARINTI, MORARINTI, YARINTISI

7 harfli kelimeler

KARINTI, YARINTI, BARINTI

6 harfli kelimeler

ARINTI

Bazı kelimelerin anlamları

ARINTI

Temizlenmiş bir şeyin işe yaramıyan parçası. Tabakların, koyun ve kuzu derilerinden ikinci kez kazıyarak çıkardıkları yün, kıl artıkları. Yakacak ve kabtan başka, yemek pişirmek için gerekli bütün şeyler: Arıntı olduktan sonra yemek yapmakta bir şey mi?. Yıkanan, temizlenen çamaşır: Kızım, güneş varken şu arıntıları ser de kurusun. Deriden çıkan kıllar. (Yalvaç Isparta). Keçe yapmakta kullanılan kıl. (Bor Niğde). Yıkama sirasmda ayrılan pis yün ya da kıl parçaları. (İnhisar Söğüt Bilecik; Bor Niğde).

MORARINTI

Hafif morluk.

BOZARINTI

Hafif boz renklilik.

YARINTISI

Öbür gün, yarından sonra.

KARINTI

Anaforlarda oluşan çevrinti. Geminin yanından vurarak gemiyi sarsan dalga.

YARINTI

Selin veya yüzeyi kaplarcasına akan selintilerin oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar.

BARINTI

Gürültü, şamata.

  -   -   -  

Anlamında ARINTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARINTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKIRGAN

Mecra, yatak, kuru sel yarıntıları, dere yatağı. Cereyan, akıntı. Tomruğun içinden çıkan yağlı çam.

HARTLAP

Ak gürgene benzer meşe ağacı. Kocayemiş ağacı ve meyvesi. Sel yarıntısı. Taş kovuğu. Kahramanmaraş şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

AKNAK

Mecra, yatak, kuru sel yarıntıları, dere yatağı.

KISAK

Sel yarıntısı. Ufak direk : Şu kısağın başı eğridir. Özet, kısaltma. İki dağ ve tepe arasındaki dar geçit, boğaz. Köşe, bucak, ara.

YİRİNTİ

Küçük iki sırt arasındaki su yarıntısı. Çatlak.

YİRİM

Küçük iki sırt arasındaki su yarıntısı.

TAPIT

Dere, yarıntı gibi yüzey kesintilerinden su geçirmek amacıyla yapılan tahta su kemerleri. (Darıveren Acıpayam Denizli).

AKDİKMELER

Kireçli topraktaki muntazam sel yarıntıları.

YARMAH

Büyük kaya yarıntısı.

GANDAK

İhtiyar manda. Yollarda tekerleklerin oyduğu yerler. Dar ve derin sel yarıntıları. Hendek. Kaya çukurlarında ve hendeklerde biriken su. Bataklık. Zayıf adam. Yalçın kaya, uçurum. Büyük kayaların arası. Kırmızılaşmış kiraz ve elma gibi meyvalar. Yamaç bir tarlaya bırakılan suyun, toprağı götürmemesi için yapılan set. Su arklarının derin yeri. Düğüm.

YARINTİ

Yarıntı; kazıntı.

PICK

Dere, su yarıntısı.

BİÇİK

Sel yatağı, dere, dere yatağı. Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara. Bir tane, bir tanecik. Dağda, iki kaya arasındaki boşluk. İki derenin birleştiği yer. Kesik, biçilmiş. Denize doğru uzanmış kara parçası, burun. Dağlarda, tepelerde sellerin açtığı yarıntı. Su yolu. Dana. Kuyruğu düğümlü koç. Köşe, bucak, uç, açı. Buzağı. Sığır yavrusu, buzağı. Nergiz çiçeğinin yetiştiği kaya oyuğu. Dana, sığır yavrusu. Buzağıdan büyük yavru. Işığı renklerine ayırmak için kullanılan üçgen kesitli altı yüzlü saydam nesne. Kesik, kesilmiş.

YIRIM

Su yatağı, sel yarıntısı. Uçurum. Hendek.

CARGAMLA

Sel yarıntısı.

KISNAK

İki dağ ve tepe arasındaki dar geçit, boğaz. Cimri, pinti. Patikanın dar yeri. Sel yarıntısı.

ANDAK

Ayağa batan diken, kıymık. Sel yarıntısı, kesintisi. Ondan sonra: Eve gideceğim, andak çarşıya. Hemen, o anda, derhal. O kadar. Derhâl, hemen.

AKANAK

Mecra, yatak, kuru sel yarıntıları, dere yatağı. Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Sakız elde edilen kök: O akanak benim, sakızını sen toplama. Kayanak oyununda "pardon" anlamında kullanılan bir söz.

TONÇ

İki tarla arasında sınır olan tümsek, toprak yığını 2.İki tarla ya da iki bahçe arasındaki boş yer. 3.Suyun dağılması için evlek çevrelerine yapılan toprak setler. Yırtıcı hayvan ini. Bir çeşit İskambil oyunu. İki tarla arasındaki hududu belirleyen yer yarıntısı ya da taş yığını. (Celiptaş Yalvaç, Köprü Şarkikaraağaç Isparta).

ENEÇ

Sel yarıntısı. Az akan ya da hiç akmayan dere. Dağlarda kışın akıp, yazın kesilen kaynağın yatağı. İki sırt arasındaki düz arazi. Tepe üzerinde çukur yer. Ufak tepe, tepecik. İniş yokuş. Sarmaşık şeklinde, yenebilen bir çeşit ot. İki sırt arasındaki düz alan. Ufak tepe. Eğilim.