İçinde ARDIK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ardık" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ardık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ardık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ardık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BARDIKLAMAK, PARDIKEMİĞİ

10 harfli kelimeler

ARDIKLAMAK

8 harfli kelimeler

BARDIKLI, DARDIKIZ

6 harfli kelimeler

BARDIK

5 harfli kelimeler

ARDIK

Bazı kelimelerin anlamları

ARDIK

Aralıklı. Ters. Dağda yetişen, kılıç şeklindeki yaprakları hayvanlara yem olarak verilen bir çeşit bitki. Artık, ziyade.

BARDIKLI

Kıygın, mağdur.

PARDIKEMİĞİ

Eğe kemiği.

BARDIK

Gittik: Dünkü toplantıya bardık.

ARDIKLAMAK

Düşman olmak: Hasan bana ardıklamış galiba; ne söylüyor, ne de yüzüme bakıyor.

DARDIKIZ

Darı darına, kıtı kıtına: Kumaş dardıkız yetişti.

BARDIKLAMAK

Durumundan yakınmak, sızlanmak. Üzülmek.

  -   -   -  

Anlamında ARDIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARDIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞDANAK

Kışın erkeklerin başlarına sardıkları yün başlık.

CIYYAK

Kuş ve tavukların tehlike anında çıkardıkları ses.

BAŞDIH

Kışın erkeklerin başlarına sardıkları yün başlık. Çeyizini düzmek için güvey tarafından geline verilen para, ağırlık.

ÇALPANA

Yoğurt karıştırmağa yarayan araç. Zil. Eskiden kadınların bele sardıkları yün dokuma, ince, uzun kuşak.

GÖBMEZ

Çobanların sütü tuluma doldurup çalkamak suretiyle çıkardıkları yağ.

ÇAĞIŞTI

Ot veya çalı arasında gezerken çıkan ses, hışırtı. Boncuk, düğme gibi şeylerin madeni bir kap içinde sallandıkları vakit çıkardıkları ses, çıkır çıkır sesi.

DOLAH

Başörtüsü, tülbent, yazma. Boyun atkısı. Çobanların çarık giymeden önce bacaklarına sardıkları bez ya da yün sargı, tozluk. Eski türkçe dola-k: Dolanarak saran eşya, kuşak (Erzincan Merkez). Atkı.

ALAGUŞLUK

Öğleden evvelki zaman: Alaguşluk çıktık, öğleye vardık. Sabahla öğle arası.

AGU

Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.

DİLAVI

Avcıların avı kendilerine çekmek için çıkardıkları taklidi sesler. 10-15 litre su alabilen küçük küp.

AĞINHU

Yeni doğan çocukların konuşma öğrenirken çıkardıkları ses.

DASTAR

Başörtüsü. Kışın erkeklerin baş ve kulaklarını sardıkları örtü. Kalın bez, yelken bezi. Peştemal. Battaniye. Yünden dokunmuş, ince, küçük kilim. Yünden dokunmuş ekmek kabı. Sofra bezi. Ekmeği, ekmeklik hamuru korumak için örtülen örtü. Dokuma başörtüsü. Kendir ipinden dokunmuş kilim, cicim. Kadın başörtüsü. (Ece Tefenni Burdur; Yukarıdinek, Çarıksaray, Beyköyü Şarkikaraağaç Isparta). Kilimi andıran ipten dokunmuş yaygı. (Derekuşculu Görele Giresun; Miri Fatsa Ordu). Kenarı boncuk ve püskülle bezeli çul. (Zefre Espiye Giresun).

GİLLİ

-den sonra anlamında kullanılır: Vardıktan gilli orada yatarım.

LAV

Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları, dünyanın derinliklerinden gelen kızgın, erimiş maddeler, püskürtü.

EŞEKLEME

Duvar örmek ve sıva yapmak gibi işlerde kullanılan dört ayaklı sehpa. Sucuların eşeğin iki yanına sardıkları ve su tenekesi koydukları kasa.

KARABALLIK

Birtakım böceklerin çıkardıkları şekerli sıvıya yapışarak yaprak, filiz ve meyvelerin kurum karası bir renkte kaplanmasına yol açan ilkel mantar. Bu mantarın sebep olduğu hastalık.

CIVILTI

Kuşların ötüşürken çıkardıkları sesin adı. Canlılık, ateşlilik.

ARINTI

Temizlenmiş bir şeyin işe yaramıyan parçası. Tabakların, koyun ve kuzu derilerinden ikinci kez kazıyarak çıkardıkları yün, kıl artıkları. Yakacak ve kabtan başka, yemek pişirmek için gerekli bütün şeyler: Arıntı olduktan sonra yemek yapmakta bir şey mi?. Yıkanan, temizlenen çamaşır: Kızım, güneş varken şu arıntıları ser de kurusun. Deriden çıkan kıllar. (Yalvaç Isparta). Keçe yapmakta kullanılan kıl. (Bor Niğde). Yıkama sirasmda ayrılan pis yün ya da kıl parçaları. (İnhisar Söğüt Bilecik; Bor Niğde).

DERDÜK

Ederdik, yapardık.

BAŞBAĞI

Sığırların boynuzuna bağlanan kısa ip. Büyük baş hayvanların başlarına bağlanan ardıçtan eğilmiş ağaç. Çalıdan yapılan çitlerin üstünü sağlamlaştırmaya yarayan uzunca değnekler. Düğünlerde gelinlere elbise giydirilirken ve başları bağlanırken yenge hanımın çalgıcılara verdiği bahşiş. Düğünlerde gelinin yakınlarının 'başına örtü bağlanmıyor' diyerek oğlan tarafından aldıkları bahşiş. Düğünlerde oğlan tarafının verdiği ziyafet. Havlu, peşkir. İhtiyar kadınların başlarına sardıkları kalın çember. Koca, zevç.