Kelimeler arşivinde; içinde "ardak" olan, toplam 50 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ardak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ardak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ardak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIÇARDAK, KARDAKLANMAK
BARDAKÇILAR, ARDAKLANMAK, AŞAĞIÇARDAK, GARDAKLAMAK, ÇARDAKBELEN, YARDAKÇILIK
ARDAKLANMA, ÇARDAKBAĞI, ÇARDAKBAŞI, ARDAKLAMAK, AKÇABARDAK, ÇARDAKÇATI, VARDAKOSTA, YENİBARDAK, BARDAKALTI
ÇARDAKKÖY, ÇARDAKÖZÜ, GARDAKLIK, BAŞÇARDAK, BARDAKLIK, BARDAKÇIL, BARDAKCIN, ÇARDAKSIZ, ARTÇARDAK, ALİBARDAK, BARDAKCIL
EŞKARDAK, ZARDAKLI, BARDAKÇI, SARDAKIL, LAVARDAK, KAGARDAK, ÇARDAKLI, YARDAKÇI, AKBARDAK, BAGARDAK, BAĞARDAK, BARDAKLI, BARDAKCI
BAARDAK
YARDAK, GARDAK, CARDAK, KARDAK, ÇARDAK, BARDAK, ZARDAK
ARDAK
ARDAK
İçten çürümeye yüz tutmuş ağaç.
AKÇABARDAK
Karçiçeği, kardelen, çiğdem. Bir çeşit saplı, beyaz kabak.
KARDAKLANMAK
Dantel ya da kumaş bir kenarı bol bir kenarı dar olduğundan kıvrım kıvrım durmak.
ÇARDAKBELEN
Bursa ilinde, Devecikonağı nahiyesine bağlı bir yer.
ÇARDAKÇATI
Kars ili, Karakurt bucağına bağlı bir bölge.
BARDAKÇILAR
Ankara şehri, Çamlıdere belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehrinde, Çan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
GARDAKLAMAK
Tutturmak: Yakamı gardaklasana.
VARDAKOSTA
Kıyıları koruyan gemi. İri yarı ve gösterişli (kadın).
ARDAKLANMA
Ardaklanmak durumu.
ÇARDAKBAĞI
Ankara şehrinde, Akyurt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YUKARIÇARDAK
Gaziantep kenti, Nizip ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ARDAKLANMAK
Ağaçlarda mantarların sebep olduğu çürümeye uğramak.
YARDAKÇILIK
Yardakçı olma durumu.
ARDAKLAMAK
Hayvan terbiye etmek.
AŞAĞIÇARDAK
Gaziantep şehrinde, Nizip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇARDAKBAŞI
Eskişehir şehri, Alpu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARDAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİLİŞİM
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.
ALKOLÖLÇER
Sıvılardaki alkol oranını ölçmeye yarayan cihaz, alkolmetre. İçilen alkol miktarını ölçmeye yarayan araç, alkolmetre.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
CINCIK
Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.
ALTLIK
Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
ANSİKLOPEDİCİ
Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.
BAZİLİKA
İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.
ASMA
Asmak işi. Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis). Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. Asılmış, asılı.
ALAÇIK
Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılmış olan çadır.
BAŞSIZLIK
Başı ya da başkanı bulunmama durumu. Siyasi ve idari kurumlardaki çözülme sonucunda devlet denetiminin kalmaması durumu, erksizlik.
DİKMEK
Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.
ANDIRIŞ
İki şey arasında bazı noktalardaki uygunluk, benzerlik durumu, temsil.
DAĞILIM
Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.
DOLU
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.
ANTİOKSİDAN
Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.
BOŞ
İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
DİSKET
Bilgisayardaki işlemlerin kaydedildiği manyetik araç.
BARDAKÇI
Bardak, çömlek vb. yapan veya satan kimse.