Kelimeler arşivinde; içinde "arazi" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde arazi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu arazi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında arazi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPERPARAZİTİZİM
EKTOPARAZİTİSİT, PARAZİTOTROPİZM, HİPERPARAZİTİZM
POLİPARAZİTİZM, HİPERPARAZİTİK, PARAZİTİZASYON, PARAZİTOLOJİST, PARAZİTOTROPİK
PARAZİTOJENİK, PARAZİTLENMEK, PARAZİTOLOJİK, PARAZİTİSİDAL, ANTİPARAZİTER, ANTİPARAZİTİK, PARAZİTOTROPİ
MİKROPARAZİT, KSENOPARAZİT, PARAZİTOTROP, ZOOPARAZİTİK, HİPERPARAZİT, PARAZİTLENME, PARAZİTOLOJİ
BİPARAZİTİK, PARAZİTOZİS, ANTİPARAZİT, PARAZİTOLOG, PARAZİTİFER, PARAZİTİSİT
EKOPARAZİT, ZOOPARAZİT, PARAZİTLİK, PARAZİTOİT, PARAZİTİZM, PARAZİTSİZ, PARAZİTEMİ
PARAZİTİK, PARAZİTLİ
PAPARAZİ, FARAZİYE
PARAZİT, ARAZİYE, BARAZİT
MARAZİ, FARAZİ
ARAZİ
ARAZİ
Yeryüzü parçası, yerey, toprak. Yer.
ANTİPARAZİTİK
Antiparazit.
HİPERPARAZİTİK
Bir parazitin üzerinde parazit olarak yaşayan, biparazitik.
EKTOPARAZİTİSİT
Ektoparazitleri yıkımlayan ajanlar.
HİPERPARAZİTİZİM
Bir parazitin diğer bir parazit içinde veya üzerinde yaşaması durumu.
HİPERPARAZİTİZM
Paraziter bir organizmanın diğer bir parazite konaklık yapması. Yani parazitin paraziti olması durumu. Hiperparazitlerin neden olduğu enfestasyon.
PARAZİTOTROPİZM
Parazitotropi.
PARAZİTOLOJİST
Parazitoloji uzmanı.
PARAZİTOLOJİK
Asalak bilimsel.
PARAZİTOTROPİK
Parazitler için özel bir çekiciliği olan, parazitotrop.
POLİPARAZİTİZM
Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu. Birden fazla çeşit parazitin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyonlar. Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu.
PARAZİTİZASYON
Parazitlerin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyon.
PARAZİTLENMEK
Radyo, telsiz vb. aygıtların yayınlarına yabancı ses karışmak.
PARAZİTİSİDAL
Parazitleri yıkımlayan.
PARAZİTOJENİK
Parazitlerin neden olduğu.
ANTİPARAZİTER
Antiparazit.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARAZİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖLLEŞMEK
Bir arazi, verimli toprağı akıp çöl durumuna gelmek.
ENFEKSİYON
Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.
CİP
Her türlü arazide kullanılabilen motorlu taşıt.
MÜLK
Ev, dükkân, arazi vb. taşınmaz mal. Devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke. Vakıf olmayıp doğrudan doğruya birinin malı olan yer veya yapı.
DEZENFEKSİYON
Cansız yüzeylerdeki hastalık yapma özelliği olan bakteri, virüs, parazit gibi mikroorganizmaların kimyasal maddeler kullanılarak sayıca, türce azaltılması veya yok edilmesi işlemi.
APLİKASYON
Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.
KOKURDAN
Kalkerli ve karstik özelliği ağır basan yerlerde çukurlukları bol, engebeli arazi.
ÇANAK
Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.
MİNERALLİ
İçinde mineral bulunan. İçinde mineralleşmiş tabakalar ve cevherler bulunan (kaya veya arazi parçası).
ÇÖL
Kumluk, susuz ve ıssız geniş arazi, sahra, badiye. Hiçbir şey yetişmeyen, olmayan yer.
PALET
Ressamların boyaları üzerine dizerek fırça ile karıştırdıkları tahta veya porselen levha. Tankın veya bazı iş makinelerinin her türlü arazide yol almasını sağlayan iki yanındaki tekerleklerini içine alan metal şerit, tırtıl. Hızlı yüzmek için ayağa geçirilen araç. Sanayide çeşitli amaçlarla kullanılan yayvan ve geniş levha.
İFRAZ
Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması. Salgı.
GRAFOMETRE
Planların yapımında, arazi üzerindeki açıları ölçmekte kullanılan araç.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ASALAKLIK
Asalak olma durumu, parazitlik.
ASALAK
Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.
ÇALILANDIRMAK
Çorak bir araziyi çalı ekimi yöntemi ile yeşertmek.
KADASTRO
Bir ülkedeki her çeşit arazi ve mülk yerinin, alanının, sınırlarının ve değerlerinin devlet eliyle belirlenip plana bağlanması işi.
GECEKONDU
İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.
MİRA
Arazi üzerinde seçilmiş bir işaret noktasının düşeyini gösteren, yön belirtmek için uzaktan gözlenen, geometrik biçimli tahta lata.