Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arazi" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arazi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında arazi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arazi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ARAZİ
Yeryüzü parçası, yerey, toprak. Yer.
FARAZİ
Varsayımsal.
MARAZİ
Hastalıkla ilgili, hastalıklı. Hastalık derecesinde olan.
PAPARAZİ
Ünlü kimselerin kendilerinden habersizce çekilmiş, onları güç durumda bırakacak özellikteki fotoğrafları. Bu tür fotoğraflar çekme ve yazılı ve görsel basında yayımlama işi. Bu tür fotoğrafları çeken kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARAZİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MİNERALLİ
İçinde mineral bulunan. İçinde mineralleşmiş tabakalar ve cevherler bulunan (kaya veya arazi parçası).
APLİKASYON
Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.
ASALAK
Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.
İFRAZ
Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması. Salgı.
ENFEKSİYON
Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.
MİRA
Arazi üzerinde seçilmiş bir işaret noktasının düşeyini gösteren, yön belirtmek için uzaktan gözlenen, geometrik biçimli tahta lata.
KADASTRO
Bir ülkedeki her çeşit arazi ve mülk yerinin, alanının, sınırlarının ve değerlerinin devlet eliyle belirlenip plana bağlanması işi.
MÜLK
Ev, dükkân, arazi vb. taşınmaz mal. Devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke. Vakıf olmayıp doğrudan doğruya birinin malı olan yer veya yapı.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ASALAKLIK
Asalak olma durumu, parazitlik.
ÇÖL
Kumluk, susuz ve ıssız geniş arazi, sahra, badiye. Hiçbir şey yetişmeyen, olmayan yer.
GECEKONDU
İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.
GRAFOMETRE
Planların yapımında, arazi üzerindeki açıları ölçmekte kullanılan araç.
PALET
Ressamların boyaları üzerine dizerek fırça ile karıştırdıkları tahta veya porselen levha. Tankın veya bazı iş makinelerinin her türlü arazide yol almasını sağlayan iki yanındaki tekerleklerini içine alan metal şerit, tırtıl. Hızlı yüzmek için ayağa geçirilen araç. Sanayide çeşitli amaçlarla kullanılan yayvan ve geniş levha.
ÇANAK
Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.
CİP
Her türlü arazide kullanılabilen motorlu taşıt.
ÇALILANDIRMAK
Çorak bir araziyi çalı ekimi yöntemi ile yeşertmek.
ÇÖLLEŞMEK
Bir arazi, verimli toprağı akıp çöl durumuna gelmek.
DEZENFEKSİYON
Cansız yüzeylerdeki hastalık yapma özelliği olan bakteri, virüs, parazit gibi mikroorganizmaların kimyasal maddeler kullanılarak sayıca, türce azaltılması veya yok edilmesi işlemi.
KOKURDAN
Kalkerli ve karstik özelliği ağır basan yerlerde çukurlukları bol, engebeli arazi.