Kelimeler arşivinde; içinde "aralama" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aralama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu aralama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aralama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ZIMPARALAMAK
ZIMPARALAMA, TAPARALAMAK, NUMARALAMAK, KANARALAMAK
AFARALAMAK, KARALAMACI, NUMARALAMA
PARALAMAK, YARALAMAK, PARALAMAH, SARALAMAK, KARALAMAK
YARALAMA, ARALAMAH, GARALAMA, PARALAMA, KARALAMA, ARALAMAK
ARALAMA
ARALAMA
Aralamak işi.
YARALAMAK
Silah, bıçak vb. bir araçla yara açmak. Gücendirmek, incitmek, kırmak.
YARALAMA
Yaralamak işi.
AFARALAMAK
Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak. Bir şeyin irisini, ufağını ayırmak, seçmek.
NUMARALAMA
Numaralamak işi.
PARALAMAH
Paylamak. Parçalamak.
NUMARALAMAK
Bir veya daha fazla sıra numarasıyla göstermek, numara koymak.
ZIMPARALAMA
Zımparalamak işi.
ARALAMAH
Uzaklaşmak, geride bırakmak.
PARALAMAK
Parçalamak. Dövmek, hırpalamak. Yıpratıp eskitmek.
KANARALAMAK
Gaz çıkarmak, yellenmek. Abartarak konuşmak.
KARALAMAK
Boya ya da kalemle birtakım şekiller çizerek bir yeri kirletmek. Hızlı ve acele olarak yazmak. Taslak olarak yazmak veya çizmek. Bir yazının üzerini çizerek onu geçersiz kılmak. Leke sürmek, kötülük yüklemek, iftira etmek.
SARALAMAK
İyice sarmak, sarıp sarmalamak. Özensiz sarmak.
TAPARALAMAK
Paylamak.
KARALAMACI
Birine işlemediği bir suçu veya kendisinde bulunmayan bir ayıbı yükleyen, iftiracı, müfteri.
ZIMPARALAMAK
Zımpara kâğıdı sürerek bir şeyin yüzeyindeki pürüzleri yok etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARALAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARALANMAK
Karalama işi yapılmak. Kara duruma gelmek. Leke sürülmek, kötülük yüklenmek.
HANÇERLEMEK
Hançerle yaralamak veya öldürmek.
HACAMATLAMAK
Hafifçe yaralamak.
FASSAL
Karalamacı.
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.
HACAMAT
Vücudun herhangi bir yerini hafifçe çizip üzerine boynuz, bardak veya şişe oturtarak kan alma. Hafif yaralama.
ÇITLATMAK
Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak. Bir kimseye, bilmediği bir şeyden ancak sezdirecek kadar söz etmek. Antep fıstığının kabuğunu aralamak. İş parçalarının bazı yerlerini oyup çıkarmadan makasla kesmek.
CIZIKTIRMAK
Yazmak, karalamak.
FASSALLIK
Karalamacılık.
İFTİRACI
Karalamacı.
İFTİRACILIK
Karalamacılık.
ÇİZMEK
Çizgi çekmek. Geçersiz kılmak için üzerine çizgi çekmek. Kişiyle ilgiyi kesmek, bağı koparmak. Çizgi biçiminde yaralamak. Resmini yapmak, resmetmek. Çizgiler hâlinde belirtmek, desenini yapmak.
ÇITLAMA
Çıtlamak işi. Antep fıstığının kabuğunu aralama.
CERH
Yaralama. Bir düşünce, inanç veya iddiayı çürütme.
BIÇAKLAMAK
Bıçakla kesmek. Bıçakla yaralamak.
KAMALAMAK
Kama ile yaralamak.
KARALAYIŞ
Karalama işi.
KARAMAK
Hor görmek. Karalamak, kara çalmak, lekelemek. Kötülemek, yermek.
KARALAMA
Karalamak işi. Leke sürme, kötülük yükleme. El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı. Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde.
KASIT
Amaç, istek, maksat. Öldürmeyi, yaralamayı veya zarar vermeyi isteme, kötü niyet.