Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aralama" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aralama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aralama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aralama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ZIMPARALAMA
NUMARALAMA
KARALAMA, PARALAMA, YARALAMA, GARALAMA
ARALAMA
ARALAMA
Aralamak işi.
KARALAMA
Karalamak işi. Leke sürme, kötülük yükleme. El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı. Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde.
YARALAMA
Yaralamak işi.
GARALAMA
Ölmüş askerin silinmiş kaydı.
NUMARALAMA
Numaralamak işi.
ZIMPARALAMA
Zımparalamak işi.
PARALAMA
Paralamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARALAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARALANMAK
Karalama işi yapılmak. Kara duruma gelmek. Leke sürülmek, kötülük yüklenmek.
CIZIKTIRMAK
Yazmak, karalamak.
İFTİRACILIK
Karalamacılık.
KESMEK
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.
KARALAYIŞ
Karalama işi.
ÇİZMEK
Çizgi çekmek. Geçersiz kılmak için üzerine çizgi çekmek. Kişiyle ilgiyi kesmek, bağı koparmak. Çizgi biçiminde yaralamak. Resmini yapmak, resmetmek. Çizgiler hâlinde belirtmek, desenini yapmak.
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.
KARAMAK
Hor görmek. Karalamak, kara çalmak, lekelemek. Kötülemek, yermek.
ÇITLATMAK
Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak. Bir kimseye, bilmediği bir şeyden ancak sezdirecek kadar söz etmek. Antep fıstığının kabuğunu aralamak. İş parçalarının bazı yerlerini oyup çıkarmadan makasla kesmek.
FASSALLIK
Karalamacılık.
KASIT
Amaç, istek, maksat. Öldürmeyi, yaralamayı veya zarar vermeyi isteme, kötü niyet.
İFTİRACI
Karalamacı.
HANÇERLEMEK
Hançerle yaralamak veya öldürmek.
KAMALAMAK
Kama ile yaralamak.
ÇITLAMA
Çıtlamak işi. Antep fıstığının kabuğunu aralama.
BIÇAKLAMAK
Bıçakla kesmek. Bıçakla yaralamak.
HACAMATLAMAK
Hafifçe yaralamak.
CERH
Yaralama. Bir düşünce, inanç veya iddiayı çürütme.
HACAMAT
Vücudun herhangi bir yerini hafifçe çizip üzerine boynuz, bardak veya şişe oturtarak kan alma. Hafif yaralama.
FASSAL
Karalamacı.