İçinde APAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "apar" olan, toplam 85 tane kelime bulunuyor. İçerisinde apar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu apar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında apar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ÇAPARIZLANMAK

12 harfli kelimeler

KAPAROZLAMAK, KAPAROZCULUK

11 harfli kelimeler

TAPARALAMAK, SIRÇAPARMAK, LAPAROSKOPİ, KAPAROZLAMA

10 harfli kelimeler

HAPARLAMAK, ALAPARTICI, ESKİAPARDI, KARAPARMAK, LAPAROSKOP, PASAPAROLA, LAPAROTOMİ, ÇAPARIZLIK, SAPARABASI, ÇAPARCILIK, YENİAPARDI, ÇAPARAZLUH

9 harfli kelimeler

ÇAPARKAYI, APARMADUH, APARGINEN, APARTIMAN, ESKİYAPAR, APARTÜMAN, ANAPARACI, KARAPAPAR, KAPAROZCU, PUTATAPAR, SARIÇAPAR, YENİYAPAR

8 harfli kelimeler

HALAPART, ÇİLÇAPAR, KARAPARS, ÇILÇAPAR, ÇAPARKIR, PAPARAZİ, PARAPARA, YAPARLIK, APARTUNA, APARTMAK, LUNAPARK, APARTMAH, APARATİF, APARKURU, APARTMAN

7 harfli kelimeler

SAPARNA, SAPARTA, YAPARLU, ALAPARA, KAPAROZ, ÇAPARIZ, APARARE, SAPARAN, APARICI, ÇAPAROZ, APARMAK, YAPARIH, APARMAH, ÇAPARIS, APARTMA, ÇAPARAZ, APARKAT, ANAPARA

6 harfli kelimeler

APARMA, ÇAPARİ, KAPARİ, APAREY, APARTU, PAPARA, LAPARA, KAPARA, APARAT, APARCA, APARLO, ÇAPARA

5 harfli kelimeler

KAPAR, SAPAR, HAPAR, ÇAPAR, ŞAPAR, APARİ, APART, CAPAR

4 harfli kelimeler

APAR

Bazı kelimelerin anlamları

APAR

Oyuncunun rol gereği seyircilerin duyacağı biçimde, ama öbür oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi ya da konuşması. Oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması. Oyuncuların sahnede, seyircilerin duyacağı ama sanki öbür oyuncuların duymayacağı biçimde kendi kendine konuşmaları. Oyuncunun seyirciye dönerek konuşması (Seyirciye sesleniş).

TAPARALAMAK

Paylamak.

ÇAPARIZLIK

Güçlük, çapraşıklık.

KAPAROZCULUK

Kaparozcu olma durumu.

KAPAROZLAMAK

Yolsuzca veya zorla birinin malını ele geçirmek.

PASAPAROLA

Bir birliğe verilen ve ağızdan ağıza bütün askerlere yayılan emir.

KARAPARMAK

Siyah, yuvarlak, ekşi bir çeşit üzüm.

LAPAROTOMİ

Karnın açılması, kesit yaparak karın boşluğuna girme, seliyotomi.

ESKİAPARDI

Sivas şehrinde, Kayadibi nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KAPAROZLAMA

Kaparozlamak işi.

LAPAROSKOP

Karın boşluğunu ve karın organlarını görerek muayene ve ameliyat amacıyla karın duvarından sokulan ucu ışıklı aygıt.

ÇAPARIZLANMAK

Güç, karışık bir hale gelmek.

LAPAROSKOPİ

Karın boşluğundaki organların laparoskopla görülerek muayenesi ve tedavisi.

SIRÇAPARMAK

Serçeparmak.

ALAPARTICI

Savruk, baştan savma iş yapan.

HAPARLAMAK

Avuçlamak.

  -   -   -  

Anlamında APAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde APAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

APARMA

Aparmak işi.

EBRULAMAK

Ebru yaparak boyamak.

DÜĞÜMLEMEK

Düğüm yapmak. Düğüm yaparak bağlamak.

EĞİTMEK

Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek. Belli bir konuda yetiştirme. Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek.

BÜZMEK

Buruşturarak, sıkıştırarak veya kıvrım yaparak bir şeyin alanını ve hacmini küçültmek. Kısmak.

BÜĞEMEK

Önüne bent yaparak suyu toplamak.

AKTARMALI

Aktarma gerektiren. Aktarma yaparak.

ANAFORDAN

Yolsuzluk yaparak.

BİLİR

"Anlar, sayar, yapar" anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz.

CADI

Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.

DİYAFON

İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç.

DERLEMEK

Seçme yaparak toplamak, bir araya getirmek, tedvin etmek. Düzgün bir biçimde toplamak.

ÇEKME

Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.

DARBECİ

Vuran, çarpan kimse. Darbe yaparak yönetime el koyan kimse.

FAULLÜ

Faulü olan, faul yapmış olan. Faul yaparak.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

ANAFORLAMAK

Yolsuzluk yaparak kazanç elde etmek.

DESENLEMEK

Desen yaparak çizmek.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

FİİLEN

Gerçekten. Gerçekten yaparak, çalışarak.