Kelimeler arşivinde; içinde "anlamlı" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde anlamlı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu anlamlı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında anlamlı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İKİANLAMLILIK
ANLAMLILIK
EŞANLAMLI
ANLAMLIK
ANLAMLI
ANLAMLI
Anlamı olan, manalı. İçeriği olan. Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar.
ANLAMLILIK
Anlamlı olma durumu, manidarlık.
ANLAMLIK
Bir kelime ailesinde bulunan ortaklaşa anlam öğesi: Vermek, vergi, verim, veri kelimelerinde anlamlık ver-fikridir.
İKİANLAMLILIK
İki anlama gelen bir sözcüğün bilinerek ya da bilinmeyerek yanlış anlaşılmasından ortaya çıkan güldürücü durum.
EŞANLAMLI
Bilgi erişimde, özdeş kavramları gösteren anahtar-sözcük ya da deyimler.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANLAMLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İKİRCİL
İki anlama da gelen ve iki türlü yorumlanabilecek nitelikte olan, iki anlamlı.
SİNONİM
Eş anlamlı.
ÖZLÜ
Özü olan, öz bölümü çokça olan. Benliğinde, varlığında, yapısında herhangi bir nitelik bulunan. Kıvamlı. Kısa ve anlamlı bir biçimde. Yapışkan, verimli (toprak). Düşünceyi gereksiz söz kullanmadan bildiren.
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma. Çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öne çıkarma.
MANİDAR
Anlamlı.
SÜZMEK
Bir sıvıyı, içindeki katı maddelerden ayırmak için bez veya delikli bir kaptan geçirmek. Gözle inceleyerek dikkatle bakmak. Bazı sıvıların yoğunlaşmasına yol açan, katı ve tortulu maddeleri bu sıvılardan ayırmak. Göz baygın ve anlamlı bakmak.
MANALI
Anlamlı. Anlamlı bir biçimde.
MÜRADİF
Eş anlamlı.
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.
İKİZLİ
İkizleri olan (ana). Kendisinden iki anlam çıkarılabilen, ikiz anlamlı. İki kollu (araç).
ANLAMDAŞ
Eş anlamlı.
HURRA
Genellikle Batılı uluslarda hep bir ağızdan "yaşa" anlamlı destek vermek amacıyla kullanılan bir söz.
GİRMEK
Dışarıdan içeriye geçmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. İyice anlamak, iyice bilmek. Erişmek, ulaşmak. Yemek yemek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Sığmak. Tecavüz etmek, geçmek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Girişmek, başlamak. Kavgaya tutuşmak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yüklenmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Bulaşmak. Almak, fethetmek. Yazılmak, başlamak. Katılmak.
ANLAMDAŞLIK
Eş anlamlılık.
KELİME
Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.
MÜTERADİF
Eş anlamlı.
İŞARET
Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet.
CEMİYET
Dernek. Yüksek sosyete. Toplum. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. Düğün. Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk.
NÜKTE
İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri. Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, espri.
ESPRİTÜEL
Yerinde ve zamanında, güzel ve hoş karşılanan, ince anlamlı, düşündürücü söz söyleyen, nükte yapan (kimse).