Kelimeler arşivi içinde; sonunda "anlaşma" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. Sonu anlaşma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında anlaşma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde anlaşma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KOMPARTIMANLAŞMA
HRİSTİYANLAŞMA, SALDIRGANLAŞMA
ŞARLATANLAŞMA, KAHRAMANLAŞMA, BUYURGANLAŞMA, BOĞAZDANLAŞMA, DOĞURGANLAŞMA
AKIŞKANLAŞMA, ATILGANLAŞMA, SIRADANLAŞMA, PAPAĞANLAŞMA, MİLİTANLAŞMA, BABACANLAŞMA, BALABANLAŞMA, DURAĞANLAŞMA
YAYVANLAŞMA, ŞİŞMANLAŞMA, AFACANLAŞMA, ABAZANLAŞMA, HAYVANLAŞMA, SLOGANLAŞMA, OLAĞANLAŞMA, KATMANLAŞMA, FETTANLAŞMA, DESTANLAŞMA, DÜŞMANLAŞMA
YAVANLAŞMA, VİRANLAŞMA, ORMANLAŞMA, ASLANLAŞMA, ORGANLAŞMA, UZMANLAŞMA, AZMANLAŞMA, ÇIBANLAŞMA, AYRANLAŞMA, İNSANLAŞMA, ALMANLAŞMA, ROMANLAŞMA, ŞABANLAŞMA, REVANLAŞMA
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
BALABANLAŞMA
Balabanlaşmak durumu.
BABACANLAŞMA
Babacanlaşmak durumu.
AKIŞKANLAŞMA
Akışkanlaşmak durumu.
SIRADANLAŞMA
Bayağılaşma.
MİLİTANLAŞMA
Militanlaşmak durumu.
PAPAĞANLAŞMA
Papağanlaşmak durumu.
DOĞURGANLAŞMA
Doğurganlaşmak işi.
KOMPARTIMANLAŞMA
Ökaryot hücrelerde, hücre içinde çeşitli metabolik olayların zarla çevrili değişik yerlerde ya da organellerde yapılmak üzere aynlması.
KAHRAMANLAŞMA
Kahramanlaşmak işi.
BUYURGANLAŞMA
Buyurganlaşmak işi.
BOĞAZDANLAŞMA
Boğumlama noktası yumuşak damağa götürülen bir sesin uğradığı değişiklik.
SALDIRGANLAŞMA
Saldırganlaşmak durumu.
ATILGANLAŞMA
Atılganlaşmak durumu.
ŞARLATANLAŞMA
Şarlatanlaşmak işi.
HRİSTİYANLAŞMA
Hristiyanlaşmak işi, tanassur.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANLAŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALMANLAŞMA
Almanlaşmak durumu.
ANLAŞTIRMAK
Anlaşmayı, uzlaşmayı, uyuşmayı sağlamak.
BAĞLANTI
İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.
AYIRMAK
Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
AFACANLAŞMA
Afacanlaşmak durumu.
BARIŞMA
Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma.
AYRANLAŞMA
Ayranlaşmak durumu.
BARIŞMAK
İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.
BAYAĞILAŞMAK
Bayağı bir durum almak, bayağı bir duruma girmek, sıradanlaşmak.
BAĞDAŞMAK
Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.
BİLDİRİŞMEK
Bir duyguyu, bir düşünceyi işaretle veya sesler dizgesiyle bildirerek anlaşmak.
BAHİS
Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.
BAĞLAŞIK
Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).
AZMANLAŞMA
Azmanlaşmak işi.
BAYAĞILAŞMA
Bayağılaşmak durumu, sıradanlaşma.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
ANLAŞIK
Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri.
ANTANT
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.
ANLAŞMALI
Anlaşmaya dayanan.