Kelimeler arşivinde; içinde "ancak" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ancak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ancak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ancak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SANCAKLIUZUNÇINAR, SANCAKLIÇEŞMEBAŞI
SANCAKLIKAYADİBİ
SANCAKLIİĞDECİK
SANCAKLIBOZKÖY
SANCAKLITEPE, BAŞSANCAKTAR
MANCAKLAMAK
MANCAKANCA, SANCAKAĞIL, SANCAKBEYİ, KARASANCAK, SANCAKKALE, SANCAKTEPE
SANCAKKÖY, SANCAKLAR, SANCAKOTU, YASTANCAK, ZIYPANCAK, SALLANCAK, KAYPANCAK, SANCAKTAR, BASTANCAK
BASANCAK, BULANCAK, ÜÇSANCAK, SOKANCAK, ALDANCAK, BAGANCAK, DAYANCAK, SANCAKLI, HAMANCAK, KAYANCAK
ILANCAK, UTANCAK
DANCAK, MANCAK, ANCAKA, HANCAK, YANCAK, SANCAK
ANCAK
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
SANCAKKÖY
Düzce ili, Konuralp bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KARASANCAK
Muhammet Peygamberin, Topkapı sarayı müzesindeki siyah renkli sancağının adı.
SANCAKLIBOZKÖY
Manisa şehri, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir bölge.
SANCAKBEYİ
Sancağın askeri ve mülki yönetiminden sorumlu olan görevli.
MANCAKANCA
İçlidışlı, çok yakın olan kimseler için.
SANCAKAĞIL
Kayseri şehrinde, Sarız ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SANCAKTEPE
Bayburt ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
MANCAKLAMAK
Yemeği parmaklamak.
SANCAKLIÇEŞMEBAŞI
Manisa ili, Karaoğlanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SANCAKLITEPE
Giresun ilinde, Keşap ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SANCAKLIKAYADİBİ
Manisa şehri, Karaoğlanlı nahiyesine bağlı bir bölge.
SANCAKLIİĞDECİK
Manisa ili, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SANCAKKALE
Sivas ilinde, Beypınarı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BAŞSANCAKTAR
Sarayda kutsal sancağı bekleyen gözetçilerin başı.
SANCAKLIUZUNÇINAR
Manisa şehri, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANCAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALEM
Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.
DÖRTTEK
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ikişer tek küreği olan tekne.
AYÇA
Hilal. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.
AĞARTI
Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.
ANCA
O kadar. Ancak. Böylece, bu biçimde.
BEYLERBEYİ
Sancak beylerinin başı.
DUYGULANIM
Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.
DENKLEM
İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele. Bir yanında olaya giren çeşitli maddelerin formülleri, öteki yanında da tepkime sonucu oluşan yeni maddelerin formülleri bulunan eşitlik.
DAR
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.
ENTEL
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse). Sahte aydın.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
FAKAT
Ancak, ama, lakin.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
BİREYSELLEŞTİRME
Bireysel duruma getirme. İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.
ÇITLATMAK
Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak. Bir kimseye, bilmediği bir şeyden ancak sezdirecek kadar söz etmek. Antep fıstığının kabuğunu aralamak. İş parçalarının bazı yerlerini oyup çıkarmadan makasla kesmek.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
BAN
Osmanlı Devleti'nde Macaristan ve Hırvatistan'da sancak beylerine ve küçük prenslere verilen unvan.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
DATA
Veri. Aslında kendileri ekonomik olmayan ancak ekonomi dünyasını dışarıdan kuşatan veya çerçeveleyen, nüfus, teknik bilgi, hukuk düzeni ve yönetim biçimi ögelerinden her biri.
BİR
Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.