İçinde AMEL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "amel" olan, toplam 48 tane kelime bulunuyor. İçerisinde amel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu amel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında amel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ENAMELOBLASTUS, KARAMELİZASYON

12 harfli kelimeler

KARAMELLEŞME, AMELİYATHANE, LAMELLİPODYA

10 harfli kelimeler

MOLLAMELİK, AMELİYATLI, LAMELLOZUS, LAMELLOSİT

9 harfli kelimeler

AKÇAMELİK, KARAMELİK, MUAMELECİ, AKSÜLAMEL, ALLAMELİK

8 harfli kelimeler

METAMELİ, KERAMELİ, ŞEMŞAMEL, GAMELMEK, ENAMELUM, ALAMELİK, ALAMELEK, YETAMELİ, MÜSTAMEL, AMELELİK, AMELİYAT, MUAMELAT, NETAMELİ, KARAMELA

7 harfli kelimeler

KAMELYA, AMELİYE, MAMELON, BEŞAMEL, LAMELLA, LAMELİF, KARAMEL, MAMELEK, MUAMELE, ANAMELİ

6 harfli kelimeler

HAMELİ, ÇAMELİ, HAMELE, MAMELE, ENAMEL

5 harfli kelimeler

LAMEL, HAMEL, MAMEL, AMELE

4 harfli kelimeler

AMEL

Bazı kelimelerin anlamları

AMEL

Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.

KARAMELİK

Kilis şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

LAMELLOSİT

Böcek kanında bulunan, yabancı cisimlerin etrafında kapsül duvarını oluşturan, yassılaşmış disk şeklinde 50-60 (mikron) çapında, 0.2 (micron) den daha ince, bir tip hemosit.

AMELİYATHANE

Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm.

KARAMELLEŞME

Şekerlerin erime noktasına kadar ısıtılarak sarı-kahvemsi renk ile hoş bir yanık kokusu alıncaya kadar pişirilmesi, karamelizasyon.

AMELİYATLI

Ameliyat edilmiş.

ENAMELOBLASTUS

Ameloblast.

KARAMELİZASYON

Karamelleşme.

ALLAMELİK

Allame olma durumu.

AKSÜLAMEL

Tepki, reaksiyon.

LAMELLİPODYA

Hücre kültüründeki hücrelerin zemine yapışmak üzere ya da yüzeye doğru tabaka şeklindeki uzantıları.

MOLLAMELİK

Erzurum kenti, Horasan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

METAMELİ

Uğursuz, sık sık elinden kaza çıkan.

AKÇAMELİK

Erzurum ili, Halilçavuş nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

MUAMELECİ

Sarraflık işleriyle uğraşan kimse.

LAMELLOZUS

Yapraklı, lamelli.

  -   -   -  

Anlamında AMEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AMEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÖNME

Dönmek işi. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.

KESMEK

Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.

KOÇ

Damızlık erkek koyun. Zodyak üzerinde Balık ile Boğa arasında bulunan takımyıldızın adı, Hamel. Çalıştırıcı. Sağlıklı, gürbüz genç erkek. Kişilerin liderlik veya yöneticilik özelliklerini, becerilerini geliştirmeye yönelik, belli bir amacı hedefleyerek daha etkili sonuçlara ulaşmasını sağlamak için çalışan kimse.

DEVE

Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

CERRAH

Ameliyat yapan uzman hekim, hariciyeci, operatör. Önemsiz yaraları iyileştiren kimse.

KATGÜT

Ameliyatlarda yaraları dikmek için kullanılan, kedi bağırsağından yapılmış iplik.

KAMELYA

Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki, Japon gülü, Çin gülü (Camellia japonica).

İŞLEM

Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

CERRAHİ

Cerrahlıkla ilgili. Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu, hariciye.

DREN

Ark. Ameliyat sonrası vücut içinde kalan doku artıklarını ve sıvıları dışarı atmak veya yara üzerindeki iltihabı akıtmakta kullanılan bükülgen tüp, akıtaç.

KULLANILMIŞ

Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

HECİN

Çift parmaklılar takımının devegiller familyasından, uzunluğu 3, yüksekliği 2 metre kadar olan, sırtında besin depo etmeye yarayan tek hörgücü bulunan, hızlı yürüyen bir tür memeli (Camellus dromedarius).

İSHAL

Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı.

EYLEMLİ

Eylem durumunda olan, amelî, fiilî. Kadrolu.

EDİM

Yapılmış, gerçekleşmiş iş, amel, fiil. İnsan davranışı. Alacaklının isteyebileceği ve borçlunun yapmak zorunda olduğu davranış, ivaz. Belirli bir durumla karşılaştığı zaman kişinin yapabildiği davranış.

AMELELİK

Amele olma durumu.

DAVRANIŞ

Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

KARAMELA

Karamel.