Sonu AMEL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "amel" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu amel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında amel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde amel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

AKSÜLAMEL

8 harfli kelimeler

MÜSTAMEL, ŞEMŞAMEL

7 harfli kelimeler

BEŞAMEL, KARAMEL

6 harfli kelimeler

ENAMEL

5 harfli kelimeler

HAMEL, LAMEL, MAMEL

4 harfli kelimeler

AMEL

Bazı kelimelerin anlamları

AMEL

Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.

BEŞAMEL

Et yemekleri için tereyağı, un ve sütle yapılmış olan bir sos türü.

MÜSTAMEL

Kullanılmış olan. Yeni olmayan, eski.

MAMEL

Koltuk değneği.

HAMEL

Koç.

ŞEMŞAMEL

Yerelması.

ENAMEL

Mina organı.

LAMEL

Mikroskopla yapılmış olan incelemede bazen lamların üstüne kapatılan dört köşe, küçük ve ince cam parçası. Çok ince tabaka.

KARAMEL

Eritilmiş ve birazı yakılmış şekerle yapılan şekerleme, karamela. Sakkaroz veya diğer karbonhidratların 200 °C ‘ye ısıtılması ile elde edilen, gıda maddelerinde renklendirici ve tatlandırıcı olarak kullanılan bileşimi bilinmeyen kahverengi bir madde. Isıl işlemi uygulandıktan sonra sarı-kahvemsi renk ile hoş bir yanık kokusu alan ve şekerleme yapımında kullanılan ağdalaşmış şeker, karamela.

AKSÜLAMEL

Tepki, reaksiyon.

  -   -   -  

Anlamında AMEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AMEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CERRAHİ

Cerrahlıkla ilgili. Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu, hariciye.

DREN

Ark. Ameliyat sonrası vücut içinde kalan doku artıklarını ve sıvıları dışarı atmak veya yara üzerindeki iltihabı akıtmakta kullanılan bükülgen tüp, akıtaç.

DAVRANIŞ

Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

DÖNME

Dönmek işi. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.

EDİM

Yapılmış, gerçekleşmiş iş, amel, fiil. İnsan davranışı. Alacaklının isteyebileceği ve borçlunun yapmak zorunda olduğu davranış, ivaz. Belirli bir durumla karşılaştığı zaman kişinin yapabildiği davranış.

AMELİYATLI

Ameliyat edilmiş.

AMELİYATHANE

Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm.

KATGÜT

Ameliyatlarda yaraları dikmek için kullanılan, kedi bağırsağından yapılmış iplik.

CERRAH

Ameliyat yapan uzman hekim, hariciyeci, operatör. Önemsiz yaraları iyileştiren kimse.

EYLEMLİ

Eylem durumunda olan, amelî, fiilî. Kadrolu.

HECİN

Çift parmaklılar takımının devegiller familyasından, uzunluğu 3, yüksekliği 2 metre kadar olan, sırtında besin depo etmeye yarayan tek hörgücü bulunan, hızlı yürüyen bir tür memeli (Camellus dromedarius).

KESMEK

Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

KAMELYA

Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki, Japon gülü, Çin gülü (Camellia japonica).

DEVE

Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).

AMELELİK

Amele olma durumu.

İŞLEM

Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

İSHAL

Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı.

KARAMELA

Karamel.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.