Kelimeler arşivinde; içinde "alkmak" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alkmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu alkmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alkmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALKMAK
Yoketmek, tüketmek.
ÇALKMAK
Çalkalamak.
SALKMAK
Çatmak, sataşmak, saldırmak. Aşağı bakmak.
KALKMAK
Gitmek üzere yerinden ayrılmak. Güncelliğini yitirmek. Başka yere gitmek, taşınmak. Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek. Ayakta beklemek. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak. Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak. Taşıtlar yola çıkmak. Yukarı doğru yükselmek. Yok olmak, artık bulunmamak. Derlenip götürülmek. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek. Uygulanmaz olmak. Uçmak, havalanmak. Varlığı, hayatı son bulmak. Uyanarak yataktan ayrılmak. Kabarmak, ayrılmak.
BALKMAK
Şimşek çakmak. Çakmak: Şimşek balktı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALKMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BONMAK
Ayağa kalkmak.
ÇÖĞÜNMEK
Bir yanı inerken öbür yanı kalkmak.
RAHATLAMAK
Üzüntü, sıkıntı, tedirginlik veren bir durum ortadan kalkmak veya azalmak, rahata kavuşmak. Sakinleşmek.
DİĞELMEK
Karşı gelmek, kafa tutmak, dayatmak, dikleşmek. Ayakta durmak, ayağa kalkmak, dik durmak.
YİTMEK
Yok olmak, ortadan kalkmak, kaybolmak. Sahip olunan bir şey elden çıkmak. Görünmez olmak.
KIYIŞMAK
Karşılıklı sözleşmek, anlaşıp karar vermek. Yüreklilik göstermek, cesaret etmek. Biriyle yarışmaya kalkmak.
KALGIMAK
Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak. Öfkeyle kalkmak. Çapkınlık, serserilik yapmak.
KOLAYLAŞMAK
Kolay duruma gelmek. Engel ve güçlükler ortadan kalkmak.
DİNELMEK
Ayakta durmak. Ayağa kalkmak, dik durmak. Karşı koymak, kafa tutmak.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.
YOĞALMAK
Varlığı ortadan kalkmak, yok olmak.
CELERMEK
Hayvan, zehirli ot yiyerek ölmek. Sinirlenerek gözlerini açıp bağırmak. Büyüklere karşı gelmek. Hastalıktan kalkmak, iyi olmak.
AYAHLANMAK
Ayağa kalkmak istemek. Ayaklanmak; iyileşip ayağa kalkmak; gitmeye davranmak.
KALKMA
Kalkmak işi.
SALDIRMAK
Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak. Etkisiyle eritmek. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek.
ÇELERMEK
Hayvan, zehirli ot yiyerek ölmek. Hayvanlar fazla yağlanarak ölmek. Hayvanlar ansızın ölmek. Davarlar ilkbaharda taze olan otları çok yiyip hazmedemeyerek ölmek. Gözleri bir noktaya dikilerek ölmek: Tavuğa bir taş vurdum çelerdi kaldı. Ekinler yeşermek. Büyümek, gelişmek. Sinirlenerek gözlerini açıp bağırmak. Büyüklere karşı gelmek: Terbiyesiz çocuk babasına çelermeğe başlamış. Bebek ağlamaktan tıkanmak: Kız koşsene, çocuk çelerdi. Boğaza birşey tıkanıp çıkarmağa çalışmak. Soğukta kalıp üşümek. Sallanarak yürüyüp kendini göstermek. Kan pıhtılaşmak. Susuzluktan bayılmak. Hastalıktan kalkmak, iyi olmak. Vurulan yer yara olmak: Koluma bir değnek vurdular kolum çelerdi. Soğuktan donacak gibi üşümek.
YEKİNMEK
Davranmak, olduğu yerden fırlamak, ayağa kalkmak, kalkmak için hareket etmek, kımıldamak. Gereğinden fazla gayret sarf etmek.
ÇOĞELEMEK
Çocuk henüz ayağa kalkmak.
GEZMEK
Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.
ŞAHLANMAK
At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak. Parlamak, ışıldamak. Taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek.