ALKMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alkmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. alkmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alkmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alkmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALKMAK

Yoketmek, tüketmek.

  -   -   -  

Anlamında ALKMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALKMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YOĞALMAK

Varlığı ortadan kalkmak, yok olmak.

KALKMA

Kalkmak işi.

YEKİNMEK

Davranmak, olduğu yerden fırlamak, ayağa kalkmak, kalkmak için hareket etmek, kımıldamak. Gereğinden fazla gayret sarf etmek.

DİĞELMEK

Karşı gelmek, kafa tutmak, dayatmak, dikleşmek. Ayakta durmak, ayağa kalkmak, dik durmak.

CELERMEK

Hayvan, zehirli ot yiyerek ölmek. Sinirlenerek gözlerini açıp bağırmak. Büyüklere karşı gelmek. Hastalıktan kalkmak, iyi olmak.

ÇOĞELEMEK

Çocuk henüz ayağa kalkmak.

SALDIRMAK

Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak. Etkisiyle eritmek. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek.

ŞAHLANMAK

At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak. Parlamak, ışıldamak. Taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek.

ÇÖĞÜNMEK

Bir yanı inerken öbür yanı kalkmak.

YİTMEK

Yok olmak, ortadan kalkmak, kaybolmak. Sahip olunan bir şey elden çıkmak. Görünmez olmak.

ÇELERMEK

Hayvan, zehirli ot yiyerek ölmek. Hayvanlar fazla yağlanarak ölmek. Hayvanlar ansızın ölmek. Davarlar ilkbaharda taze olan otları çok yiyip hazmedemeyerek ölmek. Gözleri bir noktaya dikilerek ölmek: Tavuğa bir taş vurdum çelerdi kaldı. Ekinler yeşermek. Büyümek, gelişmek. Sinirlenerek gözlerini açıp bağırmak. Büyüklere karşı gelmek: Terbiyesiz çocuk babasına çelermeğe başlamış. Bebek ağlamaktan tıkanmak: Kız koşsene, çocuk çelerdi. Boğaza birşey tıkanıp çıkarmağa çalışmak. Soğukta kalıp üşümek. Sallanarak yürüyüp kendini göstermek. Kan pıhtılaşmak. Susuzluktan bayılmak. Hastalıktan kalkmak, iyi olmak. Vurulan yer yara olmak: Koluma bir değnek vurdular kolum çelerdi. Soğuktan donacak gibi üşümek.

RAHATLAMAK

Üzüntü, sıkıntı, tedirginlik veren bir durum ortadan kalkmak veya azalmak, rahata kavuşmak. Sakinleşmek.

AYAKLANMAK

Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.

KALGIMAK

Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak. Öfkeyle kalkmak. Çapkınlık, serserilik yapmak.

DİNELMEK

Ayakta durmak. Ayağa kalkmak, dik durmak. Karşı koymak, kafa tutmak.

GEZMEK

Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.

AYAHLANMAK

Ayağa kalkmak istemek. Ayaklanmak; iyileşip ayağa kalkmak; gitmeye davranmak.

BONMAK

Ayağa kalkmak.

KOLAYLAŞMAK

Kolay duruma gelmek. Engel ve güçlükler ortadan kalkmak.

KIYIŞMAK

Karşılıklı sözleşmek, anlaşıp karar vermek. Yüreklilik göstermek, cesaret etmek. Biriyle yarışmaya kalkmak.