Kelimeler arşivinde; içinde "alavere" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alavere bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu alavere ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alavere olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DALAVERECİLİK
ALAVERECİLİK
DALAVERECİ
ALAVERECİ
DALAVERE
ALAVERE
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
DALAVERECİLİK
Dalavereci olma durumu, taklacılık, kolpoculuk.
DALAVERECİ
Çıkarı için hileye başvuran kimse, taklacı, kolpocu, aferist.
DALAVERE
Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun.
ALAVERECİLİK
Vurgunculuk.
ALAVERECİ
Vurguncu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALAVERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİRKİN
Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).
DOLMA
Dolmak işi. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Doldurularak yapılan.
ATKAZ
Dalavere, inkâr.
NUMARA
Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Eğlendirici oyunlardan her biri. Öğrenciye verilen not. Ölçü. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Hile, düzen, dalavere, yalan.
HİLE
Birini aldatmak, yanıltmak için yapılmış olan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma.
DÜMENCİ
Gemilerde dümeni kullanan kimse. En tembel. Dalavereci, hileci, düzenbaz.
ALKAP
Yakalama, yaka paça etme. Dalavereci, dönek. Misafiri iyi karşılama.
TAKLACI
Taklacı güvercin. Dalavereci.
DALGA
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
KARGAŞALIK
Kargaşa durumu, alavere.
DÜMEN
Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça. Yönetim, idare. Dalavere, hile.
VURGUNCU
Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden, alavereci, muhtekir, ihtikârcı, spekülatör. Yolsuz bir biçimde kazanç elde eden.
FİLMCİ
Sinemacı. Dalavereci, oyuncu.
ABİDİK
Atak, acul. Haylaz, külhanbeyi. Dalavere.
VURGUNCULUK
İleride meydana gelebilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak haksız kazanç sağlama, alaverecilik, ihtikâr, ihtikârcılık, spekülasyon, spekülatörlük.
KOLPOCU
Dalavereci.
OROSTOPOLLUK
Kurnazca iş, dalavere, dolap.
AFERİST
Dalavereci.
KOLPO
Bilardo oyununda vuruş. Dalavere.
ENTRİKA
Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma, oyun, dolap, düzen, dalavere, desise, hile, dek (II).