Sonu ALAVERE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alavere" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alavere ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında alavere olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alavere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALAVERE

Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.

DALAVERE

Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun.

  -   -   -  

Anlamında ALAVERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALAVERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİLE

Birini aldatmak, yanıltmak için yapılmış olan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma.

DÜMENCİ

Gemilerde dümeni kullanan kimse. En tembel. Dalavereci, hileci, düzenbaz.

ÇİRKİN

Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).

NUMARA

Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Eğlendirici oyunlardan her biri. Öğrenciye verilen not. Ölçü. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Hile, düzen, dalavere, yalan.

DALAVERECİLİK

Dalavereci olma durumu, taklacılık, kolpoculuk.

DÜMEN

Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça. Yönetim, idare. Dalavere, hile.

KOLPO

Bilardo oyununda vuruş. Dalavere.

VURGUNCULUK

İleride meydana gelebilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak haksız kazanç sağlama, alaverecilik, ihtikâr, ihtikârcılık, spekülasyon, spekülatörlük.

FİLMCİ

Sinemacı. Dalavereci, oyuncu.

DOLMA

Dolmak işi. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Doldurularak yapılan.

TAKLACI

Taklacı güvercin. Dalavereci.

AFERİST

Dalavereci.

KARGAŞALIK

Kargaşa durumu, alavere.

ALKAP

Yakalama, yaka paça etme. Dalavereci, dönek. Misafiri iyi karşılama.

VURGUNCU

Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden, alavereci, muhtekir, ihtikârcı, spekülatör. Yolsuz bir biçimde kazanç elde eden.

DALGA

Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.

OROSTOPOLLUK

Kurnazca iş, dalavere, dolap.

ABİDİK

Atak, acul. Haylaz, külhanbeyi. Dalavere.

KOLPOCU

Dalavereci.

ENTRİKA

Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma, oyun, dolap, düzen, dalavere, desise, hile, dek (II).