Kelimeler arşivinde; içinde "aktar" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aktar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu aktar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aktar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AKTARILIVERMEK, AKTARILABİLMEK, AKTARMADİRGENİ
AKTARILIVERME, AKTARILABİLME
AKTARMACILIK, AKTARABİLMEK, BAYRAKTARLIK, AKTARIVERMEK, BAŞBAYRAKTAR, BAŞSANCAKTAR
AKTARIVERME, AKTARABİLME, AKTARICILIK
AKTARMASIZ, AKTARILMAK, AKTARAĞACI, AKTARIŞMAK
AKTARILIR, AKTARILAN, AKTARTMAK, AKTARILIŞ, AKTARIŞMA, AKTARACAK, SANCAKTAR, BAYRAKTAR, AKTARMALI, AKTARMACI, AKTARILMA
AKTARICI, AKTARMAÇ, YALAKTAR, YOLAKTAR, AKTARTMA, AKTARMAK, AKTARLIK, AKTARİYE
AKTARAN, AKTARAÇ, AKTARLA, AKTARMA, ANAKTAR, AKTARIŞ, LAKTARE, AKTARIM
AKTAR
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
AKTARICILIK
Aktarıcının yaptığı iş.
AKTARMASIZ
Aktarma gerektirmeyen. Aktarma yapmayarak.
AKTARILIVERMEK
Çabucak aktarılmak.
AKTARIVERMEK
Çabucak aktarmak.
AKTARMADİRGENİ
İki çatallı çiftçi aygıtı. (Mamutlar Eğridir Isparta).
AKTARILABİLMEK
Aktarılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAŞSANCAKTAR
Sarayda kutsal sancağı bekleyen gözetçilerin başı.
BAYRAKTARLIK
Bayraktarın görevi.
AKTARABİLMEK
Aktarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AKTARILABİLME
Aktarılabilmek işi.
AKTARIVERME
Aktarıvermek işi.
AKTARABİLME
Aktarabilmek işi.
AKTARILIVERME
Aktarılıvermek işi.
AKTARMACILIK
Aktarmacının yaptığı iş.
BAŞBAYRAKTAR
Yeniçeri ocağında İmam-ı Âzam bayrağını taşıyan subay.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKTAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AKTARTMAK
Aktarma işini yaptırtmak.
AKTARLIK
Aktarın yaptığı iş.
AKTARİYE
Aktarın sattığı şeyler.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
AKTARMALI
Aktarma gerektiren. Aktarma yaparak.
ALINTI
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.
BELLEMEK
Öğrenip akılda tutmak. Öğrenmek. Sanmak. Bel denilen araçla toprağı işlemek, aktarmak.
BENZEŞMEZLİK
Bir kelimede bulunan aynı veya benzeri seslerden birinin değişikliğe uğraması, disimilasyon: Kınnap kırnap, attar aktar gibi.
ALINTILAMAK
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.
AKTARILMAK
Aktarma işine konu olmak.
AKTARTMA
Aktartmak işi.
AKTARIŞ
Aktarma işi.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
AKTARILMA
Aktarılmak işi.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
BORU
Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.
AKTARMACI
Aktarma işini yapan kimse.