Kelimeler arşivi içinde; başında "aktar" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. aktar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aktar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aktar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AKTARILIVERMEK, AKTARMADİRGENİ, AKTARILABİLMEK
AKTARILIVERME, AKTARILABİLME
AKTARABİLMEK, AKTARIVERMEK, AKTARMACILIK
AKTARABİLME, AKTARIVERME, AKTARICILIK
AKTARAĞACI, AKTARMASIZ, AKTARIŞMAK, AKTARILMAK
AKTARMACI, AKTARMALI, AKTARTMAK, AKTARIŞMA, AKTARILMA, AKTARILIŞ, AKTARILIR, AKTARACAK, AKTARILAN
AKTARTMA, AKTARİYE, AKTARLIK, AKTARICI, AKTARMAÇ, AKTARMAK
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
AKTARABİLME
Aktarabilmek işi.
AKTARMACILIK
Aktarmacının yaptığı iş.
AKTARAĞACI
Sacın üzerindeki yufkayı çevirmeye yarıyan, yassı demir veya tahta aygıt. Yemenicilikte, yemenileri çevirmek için kullanılan uzun ve yuvarlak bir ağaç.
AKTARICILIK
Aktarıcının yaptığı iş.
AKTARILMAK
Aktarma işine konu olmak.
AKTARIVERME
Aktarıvermek işi.
AKTARILABİLME
Aktarılabilmek işi.
AKTARIŞMAK
Birbirini yıkmak.
AKTARIVERMEK
Çabucak aktarmak.
AKTARILABİLMEK
Aktarılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AKTARMASIZ
Aktarma gerektirmeyen. Aktarma yapmayarak.
AKTARILIVERME
Aktarılıvermek işi.
AKTARMADİRGENİ
İki çatallı çiftçi aygıtı. (Mamutlar Eğridir Isparta).
AKTARABİLMEK
Aktarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AKTARILIVERMEK
Çabucak aktarılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKTAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BENZEŞMEZLİK
Bir kelimede bulunan aynı veya benzeri seslerden birinin değişikliğe uğraması, disimilasyon: Kınnap kırnap, attar aktar gibi.
AKTARTMA
Aktartmak işi.
ALINTILAMAK
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AKTARMACI
Aktarma işini yapan kimse.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
BAYRAKTARLIK
Bayraktarın görevi.
ALINTI
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.
AKTARMALI
Aktarma gerektiren. Aktarma yaparak.
BELLEMEK
Öğrenip akılda tutmak. Öğrenmek. Sanmak. Bel denilen araçla toprağı işlemek, aktarmak.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
BORU
Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
AKTARİYE
Aktarın sattığı şeyler.
AKTARTMAK
Aktarma işini yaptırtmak.
AKTARLIK
Aktarın yaptığı iş.
AKTARILMA
Aktarılmak işi.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
AKTARIŞ
Aktarma işi.