İçinde AKSON geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "akson" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akson bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu akson ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akson olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

İDİYOTAKSONOMİ

13 harfli kelimeler

SİTOTAKSONOMİ

12 harfli kelimeler

AKSONOTMEZİS, TAKSONOMETRİ

11 harfli kelimeler

İNTERTAKSON, ANGLOSAKSON

10 harfli kelimeler

AKSONAPATİ, İHNOTAKSON

9 harfli kelimeler

TAKSONOMİ, NÖROAKSON

8 harfli kelimeler

SAKSONYA, AKSONEMA, MEZAKSON, MONAKSON

7 harfli kelimeler

AKSONAL, AKSONEM, KLAKSON

6 harfli kelimeler

TAKSON, AKSONA

5 harfli kelimeler

AKSON

Bazı kelimelerin anlamları

AKSON

Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.

TAKSONOMETRİ

Fenotipik benzerliklerine ve farklılıklarına göre organizmaların kantitatif olarak sınıflandırılması.

NÖROAKSON

İmpulsları sinir hücresinden uzaklara taşıyan sinir ipliği.

İNTERTAKSON

İki takson arasında yer alan bir takson.

SAKSONYA

Almanya'da Saksonya bölgesinde yapılan, iyi nitelikli porselen tabak veya kap.

SİTOTAKSONOMİ

Kromozom sayısı ve yapısına göre yapılan sınıflandırma.

MONAKSON

Bir aksonlu sinir hücresi.

TAKSONOMİ

Sınıflandırılma ve bu sınıflandırmada kullanılan kurallar bütünü.

AKSONOTMEZİS

Aksonlarda meydana gelen hasar nedeniyle ortaya çıkan çevresel dejenerasyon.

MEZAKSON

Miyelin kılıfı meydana getirmek üzere aksonun etrafında Schwann hücre zarlarının karşılaştıkları yerde meydana getirdikleri boyun şeklindeki yapı. Aksona doğru olan iç mezakson, Schwann plazma zarına doğru olan dış mezaksonu oluşturur. Perifer sinirlerin miyelinleşmesinde aksonun Şıvan hücresi sitoplazmasına birleştiği başlangıç bölümü.

AKSONAPATİ

Aksonda oluşan herhangi bir patolojik değişim.

AKSONEMA

Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüpçüklerin düzenli olarak uzanması ile oluşan yapı. Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüplerin düzenli olarak uzanmasıyla oluşan yapı.

İDİYOTAKSONOMİ

Geleneksel taksonomi.

ANGLOSAKSON

V. ve VI. yüzyılda Büyük Britanya'yı ele geçiren Cermen ırkından oymaklar. Ana dili İngilizce olan kimse.

AKSONAL

Sinir hücresinin uzantısıyla ilgili olan. Vücut ekseniyle ilgili olan.

İHNOTAKSON

Bir hayvanın fosil çalışmalarına dayanan sınıflandırılması.

  -   -   -  

Anlamında AKSON bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKSON geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ENDONÖRYUM

Sinir hücrelerinin aksonlarının etrafını saran, retiküler lifler bakımından zengin ve hücresel elemanları bulunan ince bir örtü. Çevresel sinirlerde sinir telini saran bağ doku. Rutin preparatlarda görülmeyen bu yapı kimi özel boyalarla ışık mikroskobunda belirlenebilir.

KİRPİKLER

Göz kapağında bulunan kıllar, silyum, silya. Ciliata grubuna mensup protozoonlarda (Ciliophora) görülen, bazal granül ve aksonemden meydana gelmiş, kamçıya benzerlik gösteren, ancak ondan daha kısa ve bazal granülü hücre zarına daha yakın hareket organeli. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzanmış mikro tüpçüklerden oluşan yapı.

KLADİSTİK

Ortak bir atadan gelme sebebiyle türler ve diğer taksonlar arasındaki benzerlikler.

KİROTİP

Bir takson için tip olarak belirlenmiş ancak henüz tanımlanmamış birey.

KOLATERAL

Yan yana. Bir sinir hücresi aksonunun ince yan uzantıları. Akraba olmayan bireylerde ortak atadan gelen karakterin kalıtımı. Esas damarın tıkandığı hallerde oluşan yan damarlar. Aynı hizadaki odun ve soymuk borusu bantları. Ana tomurcuğun yanındaki tomurcuk.

GALON

Anglosaksonların kullandığı yaklaşık dört buçuk litrelik bir tür ölçü birimi. Çoğunlukla akaryakıt vb. sıvı maddeleri taşımada kullanılan, silindir biçiminde, metalden büyük kap. Boya sanayisinde kullanılan beş litrelik ambalaj.

KORNA

Motorlu taşıtlarda, bisikletlerde sesle işaret vermek için kullanılan ve içinden hava geçirilerek çalınan boru, klakson.

MİKROTÜPÇÜK

Hücrelerde mikroskopla görülebilen, küresel bir protein olan tübülinden yapılmış, ökaryot hücrelerin hücre iskeletinin bir parçası olan, kamçıların ve sillerin iç yapısını ve iği oluşturan, içi boş tüpçükler. Silya, filajel, mitotik iğ ve sentriyolde bulunan, 25 nm çapında ve belirsiz uzunluğu olan sitoplazmik tüplerden oluşan ve mitoz iğlerinin oluşumu ve işlevi için gerekli olan hücre iskeleti elemanlarından biri, mikrotübül, mikrotübülüs. Kiprik ve kamçıların temel yapısal elemanı. Akson ve dentritlerde nöronal olaylar esnasındaki materyalin aksoplazmik akımını sağlayan yapısal bir protein.

ENDONÖRYUIN

Sinir hücrelerinin aksonlarının etrafını saran, retiküler lifler bakımından zengin ve hücresel elemanları bulunan ince bir örtü.

GLİMAN

Ortaçağ'da halk türküleri söyleyip öyküler anlatan bir tür Anglosakson sanatçısı.

KAETOTAKSİ

Böceklerlerdeki kılların düzen ve sayılarının taksonomik olarak çalışılması. Özellikle Diptera dizisinde önemlidir.

AKSOPLAZMA

Nöroplazmanın akson içindeki devamı. Sinir hücre gövdesini dolduran nöroplazmanın akson içerisindeki bölümü. Nöroplazmanın akson içindeki devamına verilen ad.

KİNETİD

Bazal iplikçikleri ve organelleriyle birlikte kamçı veya silyumun aksonemi, mastigont.

FİLOGENETİK

Bir türün ya da yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi. Bir türün veya yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi.

ESTETÇİLİK

Sanat ve şiiri eski ve ilk şekline götürmeyi ileri süren bir Anglo - Sakson çığırı.

MAKROEVOLÜSYON

Cins ve daha yüksek taksonların evolusyonuna yol açan, jeolojik devirlere uzanan evrim olayları.

FRENK

Büyük anahtar. Çoğu kez Rum'dur. Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki Avrupalı gibi giyinir, "ç" ve "ş" leri doğru söyleyemez. Kimi doktor, kimi iş adamı, kimi kez de terzidir. Anglosakson, Cermen veya Latin ırklarının birinden olan kimse. Osmanlıların Avrupalılara, özellikle Fransızlara verdikleri ad. Rum ya da tatlısu Frengi; doktor, eczacı meyhaneci, terzi ya da tecimendir. Yabancı sözcüklerle dolu bozuk bir Türkçe konuşur.

AKSOLEMMA

Aksonun plazma zarına verilen ad. Aksonun plazma zarı.

MALTAZ

İnce bağırsakta maltozu iki glikoz molekülüne parçalayan enzim. İnce bağırsaklardan salgılanan maltozu hidrolize ederek glikoz moleküllerini oluşturan enzim, alfa-glukozidaz. (angle-sakson: mealt = malt ), Maltozu glukoza çeviren enzim.

HOLOTİP

Tip serideki örneklerden üzerinde ilk defa tanımın yapıldığı örnek ya da indikasyonla tanımın dayandırıldığı nominal taksona ait örnek. Tip serideki örneklerden üzerinde ilk kez tanımın yapıldığı örnek veya indikasyonla tanımın dayandırıldığı nominal taksona ait örnek.