Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akson" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akson ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında akson olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akson olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ANGLOSAKSON, İNTERTAKSON
İHNOTAKSON
NÖROAKSON
MEZAKSON, MONAKSON
KLAKSON
TAKSON
AKSON
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
ANGLOSAKSON
V. ve VI. yüzyılda Büyük Britanya'yı ele geçiren Cermen ırkından oymaklar. Ana dili İngilizce olan kimse.
KLAKSON
Korna.
NÖROAKSON
İmpulsları sinir hücresinden uzaklara taşıyan sinir ipliği.
TAKSON
Belli bir kategori içine sokulabilecek ve ad bakımından ayrı olmaya hak kazanmaya yetecek kadar farklı olan taksonomik kategori.
MONAKSON
Bir aksonlu sinir hücresi.
İHNOTAKSON
Bir hayvanın fosil çalışmalarına dayanan sınıflandırılması.
MEZAKSON
Miyelin kılıfı meydana getirmek üzere aksonun etrafında Schwann hücre zarlarının karşılaştıkları yerde meydana getirdikleri boyun şeklindeki yapı. Aksona doğru olan iç mezakson, Schwann plazma zarına doğru olan dış mezaksonu oluşturur. Perifer sinirlerin miyelinleşmesinde aksonun Şıvan hücresi sitoplazmasına birleştiği başlangıç bölümü.
İNTERTAKSON
İki takson arasında yer alan bir takson.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKSON geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ENDONÖRYUM
Sinir hücrelerinin aksonlarının etrafını saran, retiküler lifler bakımından zengin ve hücresel elemanları bulunan ince bir örtü. Çevresel sinirlerde sinir telini saran bağ doku. Rutin preparatlarda görülmeyen bu yapı kimi özel boyalarla ışık mikroskobunda belirlenebilir.
GALON
Anglosaksonların kullandığı yaklaşık dört buçuk litrelik bir tür ölçü birimi. Çoğunlukla akaryakıt vb. sıvı maddeleri taşımada kullanılan, silindir biçiminde, metalden büyük kap. Boya sanayisinde kullanılan beş litrelik ambalaj.
KLADİSTİK
Ortak bir atadan gelme sebebiyle türler ve diğer taksonlar arasındaki benzerlikler.
FRENK
Büyük anahtar. Çoğu kez Rum'dur. Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki Avrupalı gibi giyinir, "ç" ve "ş" leri doğru söyleyemez. Kimi doktor, kimi iş adamı, kimi kez de terzidir. Anglosakson, Cermen veya Latin ırklarının birinden olan kimse. Osmanlıların Avrupalılara, özellikle Fransızlara verdikleri ad. Rum ya da tatlısu Frengi; doktor, eczacı meyhaneci, terzi ya da tecimendir. Yabancı sözcüklerle dolu bozuk bir Türkçe konuşur.
KİNETİD
Bazal iplikçikleri ve organelleriyle birlikte kamçı veya silyumun aksonemi, mastigont.
ENDONÖRYUIN
Sinir hücrelerinin aksonlarının etrafını saran, retiküler lifler bakımından zengin ve hücresel elemanları bulunan ince bir örtü.
FİLOGENETİK
Bir türün ya da yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi. Bir türün veya yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi.
AKSONAPATİ
Aksonda oluşan herhangi bir patolojik değişim.
AKSOLEMMA
Aksonun plazma zarına verilen ad. Aksonun plazma zarı.
GLİMAN
Ortaçağ'da halk türküleri söyleyip öyküler anlatan bir tür Anglosakson sanatçısı.
AKSOPLAZMA
Nöroplazmanın akson içindeki devamı. Sinir hücre gövdesini dolduran nöroplazmanın akson içerisindeki bölümü. Nöroplazmanın akson içindeki devamına verilen ad.
ESTETÇİLİK
Sanat ve şiiri eski ve ilk şekline götürmeyi ileri süren bir Anglo - Sakson çığırı.
SAKSONYA
Almanya'da Saksonya bölgesinde yapılan, iyi nitelikli porselen tabak veya kap.
HOLOTİP
Tip serideki örneklerden üzerinde ilk defa tanımın yapıldığı örnek ya da indikasyonla tanımın dayandırıldığı nominal taksona ait örnek. Tip serideki örneklerden üzerinde ilk kez tanımın yapıldığı örnek veya indikasyonla tanımın dayandırıldığı nominal taksona ait örnek.
AKSONOTMEZİS
Aksonlarda meydana gelen hasar nedeniyle ortaya çıkan çevresel dejenerasyon.
KİRPİKLER
Göz kapağında bulunan kıllar, silyum, silya. Ciliata grubuna mensup protozoonlarda (Ciliophora) görülen, bazal granül ve aksonemden meydana gelmiş, kamçıya benzerlik gösteren, ancak ondan daha kısa ve bazal granülü hücre zarına daha yakın hareket organeli. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzanmış mikro tüpçüklerden oluşan yapı.
KAETOTAKSİ
Böceklerlerdeki kılların düzen ve sayılarının taksonomik olarak çalışılması. Özellikle Diptera dizisinde önemlidir.
KORNA
Motorlu taşıtlarda, bisikletlerde sesle işaret vermek için kullanılan ve içinden hava geçirilerek çalınan boru, klakson.
KİROTİP
Bir takson için tip olarak belirlenmiş ancak henüz tanımlanmamış birey.
İDİYOTAKSONOMİ
Geleneksel taksonomi.