İçinde AKİN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "akin" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu akin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

MAKİNELEŞTİRMEK, SAKİNLEŞEBİLMEK

14 harfli kelimeler

SAKİNLEŞTİRMEK, MAKİNELEŞTİRME, SAKİNLEŞEBİLME

13 harfli kelimeler

SAKİNLEŞTİRME, KENMAKİNATASI

12 harfli kelimeler

HİDROKRAKİNK, MAKİNELEŞMEK

11 harfli kelimeler

DEZMOPLAKİN, SAKİNLEŞMEK, MAKİNİSTLİK, MAKİNELEŞME, MAKİNECİLİK, BURADAKİNAR

10 harfli kelimeler

SAKİNLEMEK, BİDAHAKİNE, SAKİNLEŞME, MAKİNEALTI

9 harfli kelimeler

SAKİNLEME, DİYAKİNEZ

8 harfli kelimeler

KABAKİNİ, SAKİNMAK, PAKİNSİS, MAKİNATA, ÇAKİNCİK, PAKİNEMA, SAKİNAME, SAKİNLİK, MAKİNİST, MAKİNELİ, MAKİNECİ

7 harfli kelimeler

BAKİNDİ, BAKİNAZ, YAKİNEN, SAKİNCE, KRAKİNG

6 harfli kelimeler

SAKİNE, MAKİNE, MAKİNA, AKİNET, AKİNCİ

5 harfli kelimeler

SAKİN, AKİNE, LAKİN, YAKİN

4 harfli kelimeler

AKİN

Bazı kelimelerin anlamları

AKİN

Aksaray şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Ankara ilinde, Şereflikoçhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Eskişehir şehrinde, Kırka bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SAKİNLEŞMEK

Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak, dinginleşmek. Sıkıntısı, öfkesi ya da heyecanı geçmek.

MAKİNECİLİK

Makineci olma durumu.

SAKİNLEŞTİRME

Sakinleştirmek işi.

HİDROKRAKİNK

Değersiz yakıt yağ fraksiyonlarının, katalizör ve hidrojenle, jet yakıtı, mazot gibi daha değerli yakıtlara dönüştürülmesi.

MAKİNELEŞMEK

Üretimde makine gücünden, giderek daha çok yararlanmak. Davranışları, hareketleri makinelerinkine benzer duruma gelmek, bazı işleri alışkanlıkla yapmak.

BURADAKİNAR

Buradakiler.

KENMAKİNATASI

Kunduracılıkta kullanılan, ayakkabı tabanına kenar süsü yapan bir araç. (Bor Niğde).

MAKİNELEŞTİRME

Makineleştirmek işi.

MAKİNELEŞTİRMEK

Makine ile yapılmasını sağlamak.

MAKİNİSTLİK

Makinistin görevi.

SAKİNLEŞEBİLMEK

Sakinleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SAKİNLEŞTİRMEK

Sakinleşmesini sağlamak, sessiz, dingin bir duruma getirmek.

SAKİNLEŞEBİLME

Sakinleşebilmek işi.

MAKİNELEŞME

Makineleşmek işi.

DEZMOPLAKİN

Yan yana gelen hücre zarları arasında oluşan dezmozom plâklarına ara filâmentleri bağlayan 250000 (dezmoplâkin I) ve 215000 (dezmoplâkin II) molekül ağırlığında iki tipi bulunan bir protein.

  -   -   -  

Anlamında AKİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

BANTLAYICI

Bantlama işini yapan makine.

BANKAMATİK

Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ASUDE

Rahat, sakin.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

BİÇERBAĞLAR

Ekini hem biçen hem de bağ durumuna getiren makine.

BASI

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

AYAKLIK

Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.

BENZİNLİ

Benzinle çalışan (motor, makine vb.).

AYAZ

Duru, sakin havada çıkan kuru soğuk. Çok soğuk hava.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

AYARLI

Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).

AKILLI

Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

ASUDELİK

Sakinlik, rahatlık.

ASILMAK

Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

ALET

Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.